<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138</id><updated>2012-02-14T14:02:39.537+02:00</updated><category term='vişne'/><title type='text'>vişne çekirdeği</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>79</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-6857209107722925055</id><published>2012-02-13T03:25:00.001+02:00</published><updated>2012-02-13T03:29:11.547+02:00</updated><title type='text'>ben gala'yı yerim!</title><content type='html'>Coştum, gidiyorum. Yarın nasıl kalkacağım bakalım...&lt;br /&gt;Neyse, yazmaya başlamışken yazayım:)&lt;br /&gt;Genelde havadan sudan şeyler yazıyorum gibi geliyor bana. Çevremizde olumsuz çok şey var ancak çok açık ki, bunlara sadece ahlanıp vahlanmakla birşey değişmiyor. Bu konularda yazarsan, sadece vicdanını rahatlatmış oluyorsun, bak ben duyarlı biriyim aslında, bu konuları takip ediyorum vıd vıd vıd...Mesela AKM 2008'den beri kapalı. Hayıflanıp üzülmekten başka, vatandaş olarak ne yaptığımı düşünüyorum. Hiç! Bu en basit örneklerden biri. Daha ne konular var bu ülkede...&lt;br /&gt;O yüzden hamasi nutuklar atmak yerine, bu konulara blogda girmemeyi tercih ediyorum sanırım. Neleri kendim ve çevrem için değiştirip güzelleştirebilirim onlara kafa yoruyorum. Ne mesajlar veriyorum çevreme onu da çok bilmiyorum ancak farkında olmaya çabalıyorum.&lt;br /&gt;Ohooo işte gecenin 2'sinde yazarsam, böyle yazarım...&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-1uBjklUCkns/Tzhj9pmajqI/AAAAAAAAAV0/LlVLx8U1XWc/s1600/daliafis.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-1uBjklUCkns/Tzhj9pmajqI/AAAAAAAAAV0/LlVLx8U1XWc/s320/daliafis.jpg" width="229" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ben aslında bugünkü &lt;a href="http://dalisergisi.com/"&gt;Salvador Dali sergi &lt;/a&gt;gezimizi yazacaktım!&lt;br /&gt;Yazıyorum:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-jheoodDc-fI/TzhldMZaM6I/AAAAAAAAAV8/MCuY64lbq-A/s1600/dalikitap.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-jheoodDc-fI/TzhldMZaM6I/AAAAAAAAAV8/MCuY64lbq-A/s320/dalikitap.jpg" width="228" /&gt;&lt;/a&gt;Bugün bir süredir aklımda olan Dali sergisine gittik arkadaşlarımızla. Sergiye gitmeden Defne'ye Dali ile ilgili bir kitap almıştım. Dali'nin çocukluğuyla ilgili bir hikayeydi. (&lt;a href="http://www.dr.com.tr/Kitap/Salvador-Dali-Ruyalarin-Yolu/Cocuk-ve-Genclik/Okul-Cagi-6-10-Yas/Cocuk-Egitim-Etkinlik/urunno=0000000284193"&gt;Salvador Dali ve Rüyaların Yolu)&lt;/a&gt; Bir çocuğa Dali ile ilgili alınacak en iyi Dali kitabı mıydı emin değilim ama Defne'nin ilgisini çekti kitap.&lt;br /&gt;Bugün sergide de oldukça heyecanlıydı. Resimlere bakıp kendince yorumlar yapmak, hatta resimlerin fotoğrafını çekmek hoşuna gitti. Bir de rehber ablayı yakaladığımız için, daha bir merakla dinledi anlatılanları. Ben de rehberden birçok yeni bilgi öğrendim. Mesela, resimlerinde kullandığı "kelebek", arzuyu sembolize ediyormuş. Hayatta en çok arzuladığı şey de sevgilisi Gala olduğu için, rehber "kelebek gördüğünüz her yerde Gala'yı düşünebilirsiniz" dedi. Uzun bacaklı filler; gücün, bilgeliğin sembolu, gül; kadın cinselliğine olan bir saygı sembolü, yumurta; ümit, doğurganlık sembolü...&lt;br /&gt;Dante anısına kendisinden İlahi Komedya'yı resmetmesi istenen Dali, bu çalışma için para almamış. Normalde paraya önem veren bir sanatçıymış Dali, para almaması şaşırtıcı bulunmuş.&lt;br /&gt;Beni en çok etkileyen bölüm, "Dali'nin Gala ile Akşam Yemekleri" bölümü oldu. Çocukluğundan beri aşçı olmak isteyen Dali için yemek; sadece bir yemek olmanın ötesinde, bir ibadet, bir ritüelmiş. Bu ibadetin de odağı yine Gala imiş. Rehberin söylediğine göre; Freud, bir kişiyi çok fazla sevmenin en uç noktasının onu yeme arzusu duymak olduğunu belirtmiş. Anneler çocuklarını "seni yerim" diye severler ya hani, onun gibi dedi rehber:) Defne de minnetle baktı bana, gülesim geldi.&lt;br /&gt;Neyse, Dali de aşağıda gördüğünüz resmine "Ben Gala'yı yerim" diye isim vermiş. Defne Gala'nın pasta şeklindeki görüntüsünden ve rehberin söylediklerinden oldukça etkilenmiş. Zira akşam evde kendisine serginin en çok nesinden etkilendiğini sordum. Kulağıma yaklaşıp "ben gala'yı yerim" diye fısıldadı:)&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-6hxRF-ie_UE/TzhjTwc1wGI/AAAAAAAAAVs/UC8VGbSP6C8/s1600/IMG-20120212-00249+(1).jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-6hxRF-ie_UE/TzhjTwc1wGI/AAAAAAAAAVs/UC8VGbSP6C8/s320/IMG-20120212-00249+(1).jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Benim için çok öğretici bir sergi oldu bu. Gideceğimiz serginin ressamı hakkında Defne'yi çaktırmadan bilgilendirmek, rehberle sergiyi gezmek ve hızlı bir sergi gezisi yapmak; Defne'yi başka sergilere götürmek konusunda beni heveslendirdi. Hatta Mit'le gaza gelip, gelmişken Van Gogh'a da gitsek mi dedik ama neyse ki çabuk kendimize geldik! Çocuk bir sindirsin, biz bir sindirelim sergiyi, tadına varalım diye vazgeçtik. Aferim bize:)&lt;br /&gt;Sergiye gitmeyi düşünürseniz, hafta içi veya haftasonları erken saatlerde gitmenizi öneririm.&lt;br /&gt;Hepinize iyi geceler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-6857209107722925055?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/6857209107722925055/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/02/ben-galay-yerim.html#comment-form' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6857209107722925055'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6857209107722925055'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/02/ben-galay-yerim.html' title='ben gala&apos;yı yerim!'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-1uBjklUCkns/Tzhj9pmajqI/AAAAAAAAAV0/LlVLx8U1XWc/s72-c/daliafis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-7919460728376968367</id><published>2012-02-13T02:17:00.001+02:00</published><updated>2012-02-13T09:19:13.234+02:00</updated><title type='text'>karlı istanbul günleri...</title><content type='html'>Eveeet, gelelim karlı İstanbul günlerine...Kar biteli çok oldu ama ben arkasından yazabiliyorum işte.&lt;br /&gt;Basel'den uçağı kaçırmamıza, en çok ablamlar İstanbul'da bizi bekliyor diye üzüldüm.&lt;br /&gt;Neyse ki, öğleden sonra bir uçak bulabildik de, İstoş'a gelebildik. Zaten sonra kar öyle bir bastırdı ki, değil ülke değiştirmek, karşı yakaya bile geçmek mümkün olmadı.&lt;br /&gt;İyi ki de olmadı! Ben karı çok seviyorum. Müthiş bir huzur veriyor bana. Sadece kar yağışını seyretmek bile çok keyifli...&lt;br /&gt;Hele bir de, hep özlediğim ablam ve yiğenim de yanımızdaysa...&lt;br /&gt;Oh ne güsel oldu, evde, mahallemizde mahsur kaldık. Ablamlar İstoş'u gezemedi ama olsun, birbirimize doyduk:) Bol bol kartopu oynadık, eciş bücüş kardan adamlar yaptık. Gece-gündüz karlar üzerinde gırç gırç yürüdük, lapa lapa yağan karı seyrederek...&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Starwars&lt;/b&gt; filmlerini seyrettik her gün. Defne'nin izlediği bölümler kısıtlı olsa da, ana karakterleri öğrendi artık diyebilirim.&lt;br /&gt;Senenin belli günlerinde kar yağmalı, kış kışlığını yapmalı. Hepimizin zaman zaman çocuklar gibi şen olmaya ihtiyacı var!&lt;br /&gt;Güzel bir sömestr yaptık vesselam. Tabi Defne için tatilin bitmediğini pazar akşamı henüz bilmiyorduk...&lt;br /&gt;Pazartesine hafif ateş ve döküntülerle uyandık. Su çiçeği Defne'ye misafirliğe gelmişti!&lt;br /&gt;Defne aşılı olduğu için, bu hafta hastalığı gayet hafif atlattı ancak bulaşıcılığı var diye, Defne'yi okula da gönderemedik.&lt;br /&gt;Yarına okula başlamayı umut ediyoruz:)&lt;br /&gt;Size kar temasına uygun; &lt;b&gt;Teoman&lt;/b&gt;'ın &lt;i&gt;Kupa Kızı ve Sinek Valesi&lt;/i&gt; şarkısıyla hoşçakalın diyorum. (Not: Şarkının sözleri mecazi olarak çok hoş ("...bir kaaaar tanesiii ol, kon dilimin ucunaaa, bir kar tanesiii eri ağzımdaaa...) ancak pratikte uygulanması kolay olmayan bir şeymiş, denedim, çok kar yağması lazım, karın dilinin ucuna konması için:)&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/yA547Z96mwo" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...May the force be with you!&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-AOoaE31J4K0/TzhTvTtpLEI/AAAAAAAAAVU/4wrtGH9zEeo/s1600/IMG-20120201-00181.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-AOoaE31J4K0/TzhTvTtpLEI/AAAAAAAAAVU/4wrtGH9zEeo/s320/IMG-20120201-00181.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qyowPgJn6UQ/TzhUCpCwI-I/AAAAAAAAAVc/pdliZkh-r30/s1600/IMG-20120201-00187.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-qyowPgJn6UQ/TzhUCpCwI-I/AAAAAAAAAVc/pdliZkh-r30/s320/IMG-20120201-00187.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-DVH0-f02mxM/TzhUWtZn_8I/AAAAAAAAAVk/dT5b_sqoVKg/s1600/IMG-20120131-00176.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-DVH0-f02mxM/TzhUWtZn_8I/AAAAAAAAAVk/dT5b_sqoVKg/s320/IMG-20120131-00176.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-7919460728376968367?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/7919460728376968367/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/02/karl-istanbul-gunleri.html#comment-form' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7919460728376968367'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7919460728376968367'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/02/karl-istanbul-gunleri.html' title='karlı istanbul günleri...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/yA547Z96mwo/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-3427044815955884590</id><published>2012-02-13T01:11:00.000+02:00</published><updated>2012-02-13T01:11:21.671+02:00</updated><title type='text'>Efe ile Defne</title><content type='html'>Ne güzelmiş o 30 gün, sektirmeden yazıyordum...&lt;br /&gt;Ara verince, bende "tekrar yazabilecek miyim?" heyecanı oluşuyor. Bu heyecana gerek yok Füs diyorum bi taraftan da kendime, kendinle didişip durma, yazabildiğin, yazmak istediğin zaman yaz olsun bitsin...&lt;br /&gt;Tamam başlıyorum!&lt;br /&gt;Ocak ayını sevmediğime kanaat getirdim. Sebebi de büyük ihtimal, Ocak'ın; Aralık'taki çocuksu yeni yıl beklentilerimizin çoğunun gerçekleşmeyeceğinin okkalı bir göstergesi olması. Uzun da bir ay. Şubat daha karakterli bir ay, kısa ama net! Mart da kibirli ve sevimsiz gelir bana. Nerden uyduruyorsun bunları derseniz, tamamen hissiyat işte...&lt;br /&gt;Neyse, nerden girdim şimdi aylara...&lt;br /&gt;Basel anılarımızı, karlı İstanbul günlerimizi ve bugünü yazmak istiyorum ben!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edim, "hangi Basel anılarıyla bizi hatırlayacaksın bakalım" diyordu, işte kısaca aklımda kalanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Basel'in huzurlu havasına fazlaca kaptırıp, rehavete kapılanlar, İstanbul uçağını da kaçırır!&lt;br /&gt;-İtvitre'nin en iyi yemekleri, evde yapılan yemeklerdir! Fıstıklı tavuk, fırında somon ve krep, ilk 3'e girendir!&lt;br /&gt;-Basel bu sefer; her ülke değiştirmede (sınır ülkelere 5 dk uzaklıkta) ; cep telefonu şirketinin "Almanya'ya/Fransa'ya/İsviçre'ye hoşgeldiniz..."mesajlarıyla beni bir süre sonra "eeeeh" dedirtecek kıvama getiren bir şehir olmuştur.&lt;br /&gt;-Defne'ye göre İtvitre bir geyik ülkesidir ve çoğu restoranda geyik kafası bulunması başta ürkütücü bulunmakla birlikte, kendisi tarafından kabullenilmiştir.&lt;br /&gt;-Defne için İtvitre, süt içebildiği (İtvitre'nin sütü güselmiş dediğine göre), nutellayı ve çikolatayı abartabildiği, mc donalds'a 1 haftada 2 kere gidebildiği cennet bir ülke olmuştur.&lt;br /&gt;-Efe'nin okula tek başına gidip gelmesi, Defne'yi çok etkilemiş, kendi de güsel ve yalnız ülkesinde okula tek başına gidip gelmeyi talep etmiştir. Bu beni hem mutlu eden hem de bende buruk tad bırakan bir anı olmuştur.&lt;br /&gt;-Gittiğimiz çocuklara özel klasik müzik konserinde; çoğu ailenin minik bebekleriyle konsere gelmesi, konser sırasında hepsinin kuzu kuzu müziği dinlemesi ve çocuklara konser sonrası enstrümanların denetilmesi hem beni hem Defne'yi çok etkilemiştir.&lt;br /&gt;-Defne ve Efe'nin, Fır'ın arkadaşı Emre sayesinde Starwars'a daha çok ilgi duyması, Efe'yle romantik kılıç dansları...&lt;br /&gt;-Efe ve Defne ile heyecanlı langırt ve tombala oyunlarımız!...&lt;br /&gt;-Nefis yemek hayalleriyle Fransa Alsace bölgesine gidişimiz ve öğle zamanı restoranlar servis yapmadığı için, sefil bir şekilde kruvasan ve kahveye talim edişimiz, Efe ile Defne'nin gıcıklıklarıyla sabrımızı test ettikleri gün!&lt;br /&gt;-Koskoca İtvitre'de 2 damla kar bulabilmemiz ve Şebo'nun bu kadar az karla çocuklarla eğlenişi!&lt;br /&gt;-Akşam vakitleri huzurlu çay içmelerimiz, beğenemedim diye bana her gün Şeboların farklı çikolata yedirme çabaları, İtvitre'de online dizi keyfimiz...&lt;br /&gt;-Dostlarının yanında kendini tamamen bırakabilme güzelliği...&lt;br /&gt;-Defne ile Efe'nin gözlerimi yaşartan arkadaşlıkları...&lt;br /&gt;-Daha çok anı vardır da şu an bunlar döküldü kelimelere...&lt;br /&gt;-Son olarak müziklerimiz:&lt;br /&gt;Çok müzik var ama ilk 3'e girenler:&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Rammstein&lt;/b&gt;- &lt;i&gt;We all living in Amerika &lt;/i&gt;(Efe sayesinde Defne'nin favorisi oldu, youtube'dan yeni şarkılarını istiyor babasından)&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Zeki Müren&lt;/b&gt;- &lt;i&gt;Benim güsel Manolyam &lt;/i&gt;(Defne tarafından icra edilen versiyonu tabi ki:)&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Teoman&lt;/b&gt;-Teo'nun tüm albümlerini dinlediğimiz için aslında bir albümlük favori şarkı yazabilirim, ondan da ilk 3'ü söyleyeyim en iyisi: &lt;i&gt;İstasyon İnsanları, Kardelen, İstanbul'da Sonbahar&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizi Rammstein'la ve Defne-Efe fotolarıyla başbaşa bırakıyorum, karlı İstanbul günlerini ve bugünü bir sonraki yazıda yazayım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/yydlX7c8HbY" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-RB6E-uzsfMM/Tzg_q4k_o5I/AAAAAAAAAUs/KoraRRiV4Ek/s1600/defne2+163.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-RB6E-uzsfMM/Tzg_q4k_o5I/AAAAAAAAAUs/KoraRRiV4Ek/s320/defne2+163.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-l19Ge9fH-ec/TzhAwn_kFYI/AAAAAAAAAU0/B2vBxINEBMg/s1600/IMG-20120126-00126.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-l19Ge9fH-ec/TzhAwn_kFYI/AAAAAAAAAU0/B2vBxINEBMg/s320/IMG-20120126-00126.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-QhYko40cgps/TzhBZQHdSdI/AAAAAAAAAU8/Hp5nZcg7goI/s1600/defne3+028.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-QhYko40cgps/TzhBZQHdSdI/AAAAAAAAAU8/Hp5nZcg7goI/s320/defne3+028.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-JgYrfnXUl6o/TzhCJzdYWnI/AAAAAAAAAVE/wnT7BUThJ4A/s1600/defne3+204.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-JgYrfnXUl6o/TzhCJzdYWnI/AAAAAAAAAVE/wnT7BUThJ4A/s320/defne3+204.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-HxX4m7VADCo/TzhC3qCPHnI/AAAAAAAAAVM/WWOj4JnN4VY/s1600/defne2+162.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-HxX4m7VADCo/TzhC3qCPHnI/AAAAAAAAAVM/WWOj4JnN4VY/s320/defne2+162.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-3427044815955884590?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/3427044815955884590/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/02/efe-ile-defne.html#comment-form' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3427044815955884590'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3427044815955884590'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/02/efe-ile-defne.html' title='Efe ile Defne'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/yydlX7c8HbY/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-4807423510941537556</id><published>2012-01-26T03:06:00.000+02:00</published><updated>2012-01-26T03:06:11.943+02:00</updated><title type='text'>basel'de huzurlu günler...</title><content type='html'>Uzun bir ara verdim yazmaya. Zira önce Defne, sonra ben şifayı fena kaptık. (İronik bir tanımlama değil mi bu? Yazarken farkettim, acil şifalar dileriz birileri hasta olunca, "şifayı kapmak" kendi içinde çelişen bir söz oluyor bu durumda ya, anladınız siz beni:)&lt;br /&gt;Neyse geçelim o günleri...&lt;br /&gt;Şu an Basel'den yazıyorum...Şebolardayız.&lt;br /&gt;Aslında bütün teknolojik gereçlerden uzak durduğum bir tatil geçiriyorum. Bilinçli olarak uzak duruyorum, daha doğrusu durmak istiyorum. Telefonumun yurt dışında data hattı kapalı. Telefonda yanan kırmızı rengi zırt pırt görmemek bile bir mutluluk benim için. Sadece bugün, işle ilgili bilgisayara bağlanmam gerekti, o yüzden bilgisayarı&amp;nbsp;aldım&amp;nbsp;elime. Elim dokunmuşken de, kısacık yazayım dedim.&lt;br /&gt;Defne ile ana-kız geldik Şebolara. Mit gelemedi. Defne, Basel'de Efe ile çok mutlu günler geçiriyor.&lt;br /&gt;Ben de çok keyifli ve huzurluyum burada. Epeyce bir süredir; bu kadar sakin, koşuşturmasız, keyifle sindirilmiş günler yaşamıyordum.&lt;br /&gt;Şeboların hayatına bu sefer birebir tanık oluyoruz. Efe yarım gün okula gidiyor, Fırat işe (sayılır:).&lt;br /&gt;Bir şehirde trafik sıkışıklığı olmaması ne kadar kıymetli birşey. Hiçbir yere telaş içinde gitmenize gerek yok. Ne planladınızsa o vakitte ulaşıyorsunuz istediğiniz yere. İnsanın üzerinden nasıl yük alan bir durum bu, İtvitreliler bilmez tabi.&lt;br /&gt;Efe okuldan kendi dönüyor eve. Okul eve yakın, çocukların kendi başlarına evlerine dönmeleri teşvik ediliyor doğal olarak. Bir gün Defne de Efe'nin okuluna gitti ve ikisi beraber eve döndüler. Defne o kadar mutluydu ki, "anne ben de artık okuldan eve yalnız döneceğim" dedi. Bizim ev de okula yakın ama gel gör ki, çocuklarını derse yetiştirmek için trafik canavarı gibi arabalarıyla okula dalan anne-babalar ve İstanbul'da 5.5 yaşındaki bir çocuk için yeterli güvenlik ortamının olmaması, Defne'ye çok istememe rağmen "tamam" dememi engelliyor.&lt;br /&gt;Neyse, İtvitre ile Türkiye'yi karşılaştırarak moral bozmayım.&lt;br /&gt;Arada da olsa, böyle yaşamları görmek de bir şans.&lt;br /&gt;Mesela o kadar uzun süreden beri, hiçbirşey yapmadan boş boş durma halinden uzaklaşmışım ki, sadece evin camından dışarı seyretmek bile çok iyi geldi bana. Şeboların evinin önünden çay geçiyor. Çayın, ördeklerin sesi, ağaçlar, koşan, köpeklerini dolaştıran insanlar...Ne kadar keyif aldığımı tahmin edemezsiniz hiçbişi yapmadan sadece seyretmekten etrafı...&lt;br /&gt;Bir şehir yürüyebildiğin ölçüde güzel bence. Basel de bu açıdan ideal bir şehir. Defne her ne kadar yürümekten kaçsa da, yürümese, mesela martıları heyecanla besleme fırsatını kaçıracaktı.&lt;br /&gt;Defne ilerde bu günlerini hatırlayacak yaşta diye düşünüyorum. İnsan yetişkin olduğunda hep çocukluk günlerini hatırlıyor. Ne şanslı ki, burada her günü kafasında yer edecek güzel şeyler yaşıyor sevdikleriyle. Efe'nin uzun saçlı, küpeli erkek öğretmeniyle tanışmak, kış vakti açık havuza girmek, onun yaşında artık okula kendi başına gidebileceğini görmek, farklı dillerin konuşulduğuna tanık olmak...gibi gibi birçok şey eminim onun kafasında yepyeni pencereler açıyor.&lt;br /&gt;Fotoğraf yükleyemiyorum şu an, yüklediğimde bloga da ekleyeceğim.&lt;br /&gt;Her gün müzik paylaşma işi, bu ay sekteye uğradı biras ama devam edeceğiz...&lt;br /&gt;Basel'de arabada dinlediğimiz güsel müziklerden birini koyarak iyi geceler diliyorum hepinize...&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/9jCJtCDodkk" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-4807423510941537556?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/4807423510941537556/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/baselde-huzurlu-gunler.html#comment-form' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4807423510941537556'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4807423510941537556'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/baselde-huzurlu-gunler.html' title='basel&apos;de huzurlu günler...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/9jCJtCDodkk/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-5717438254533216333</id><published>2012-01-10T23:29:00.000+02:00</published><updated>2012-01-10T23:29:06.341+02:00</updated><title type='text'>cemal süreya'yı sever misiniz?</title><content type='html'>Yayınımıza bir süre ara verdiğimiz, okuyucularımız tarafından farkedildi mi acaba?&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Defne dün fena üşütmüş, ateş, kusma vs, dün geceden bu yana zombi gibiyiz. Şimdi uyuyor, umarım bu gece misler gibi uyur, iyileşir. Genelde zor durumlarda sakinliğimi koruyabilen bir insan olduğumu düşünüyorum ancak iş ateşe gelince, o derecenin rakamları arttıkça müthiş panikliyorum. Başta ateş iyi diyorum, vücudu mikroplarla savaşıyor, ilaç vermemize gerek yok ama ben böyle dedikçe; derece 39.5'ları geçiyor, sonunda ilaca mağlup oluyoruz. Neyse, şu an çok etkisindeyim olayın. Uyusun da geçsin, gitsin mikroplar lütfen!&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Kısa da olsa yazmak istedim bugün, nefes almak için blog iyi geliyor bana...&lt;br /&gt;Dün Cemal Süreya'nın 22. ölüm yıldönümüymüş. &lt;i&gt;"Aşk yok gayri memlekette Cemal Süreya beri gideli"&lt;/i&gt; demiş Can Yücel...Böyle güzel insanlar beri gittikçe, gerçekten tadı kaçıyor birşeylerin.&lt;br /&gt;Üniversite yıllarında, şiir bir parça olsun vardı hayatımda. Cemal Süreya'yı da severek okurdum. Siz sever misiniz Cemal Süreya'yı? Şiiri? Üniversiteden sonra benim şiir okuma alışkanlığım maalesef kayboldu:( ama ara ara da olsa, şiir okumak güzel, hatırlamamda fayda var...&lt;br /&gt;Neyse, kısa yazacağım dedim, uzattım, yıllar önce defterime yazdığım bir Cemal Süreya şiirini buradan sizlerle de paylaşayım istedim...&lt;br /&gt;( "Ortadoğu 4" şiirinin bir kısmından alıntı yapmışım, demek ki şiirin o kısımları etkilemiş beni, aynı o şekilde paylaşıyorum.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Zaman mı? değil zaman.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Akan zaman değil mesafelerdir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;...&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Biz yeni bir hayatın acemileriyiz.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyor.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Şiirimiz aşkımız yeniden&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Son kötü günleri yaşıyoruz belki&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;İlk güzel günleri de yaşarız belki&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Kekre birşey var bu havada&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Geçmişle gelecek arasında&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Acıyla sevinç arasında&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Öfkeyle bağış arasında&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;...&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Biz kırıldık daha da kırılırız&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Cemal Süreya&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de Cemal Süreya sözleriyle (Sayım şiiri) bir Sezen Aksu şarkısı çalayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/4JbyLBcIWS8" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi geceler,&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-5717438254533216333?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/5717438254533216333/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/cemal-sureyay-sever-misiniz.html#comment-form' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/5717438254533216333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/5717438254533216333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/cemal-sureyay-sever-misiniz.html' title='cemal süreya&apos;yı sever misiniz?'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/4JbyLBcIWS8/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-6813994019762817346</id><published>2012-01-09T02:11:00.002+02:00</published><updated>2012-01-09T02:18:01.110+02:00</updated><title type='text'>wish you were here</title><content type='html'>Fırat, sağlam bir müzik listesi göndermiş yorumunda. Heyecanlandım. Müzikteki yenilikleri&amp;nbsp;çok iyi takip eden biri değilim ancak okuduğum müzik eleştirilerinden, etkilendiğim bir yorum olursa, o müziği araştırmak, şarkının sözlerini okumak hoşuma gidiyor.Yeni keşfettiğim bir müzik, beni çok mutlu edebiliyor.&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Bugünkü Radikal'e bakarken, Jane Birkin'in, konser için İstanbul'a geldiğini okudum. Kendisinin &lt;em&gt;Arabesque&lt;/em&gt; albümünü almıştım bir zamanlar ancak bugün &amp;nbsp;hakkında çıkan yazıyı (N.Buket Cengiz-henüz internete yüklenmemiş.)&amp;nbsp;okuyunca, kendisini tekrar dinlemek istedim.Yazıda, Serge Gainsbourg ile birlikte söyledikleri &lt;em&gt;Je T'Aime Moi Non Plus&lt;/em&gt; şarkısının, erotik tonu nedeniyle zamanında radyolarda yasaklandığı belirtiliyordu. Merak ettik haliyle şarkıyı, şarkıya youtube'dan bakınca melodisini hatırladım.&amp;nbsp;Ne hoş kadınmış gençliğinde Jane Birkin.&amp;nbsp;Ne şarkılar yapmış 68 kuşağı...Neyse, bugünkü şarkımız bu değil ama:)&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Şebnem, &lt;em&gt;Pink Ployd'un&lt;/em&gt; &lt;em&gt;Wish You Were Here&lt;/em&gt;&amp;nbsp;şarkısını önermiş. Bir şey itiraf edeyim, sözlerini hiç bu kadar dikkatle dinlememiştim. Müthişmiş. Buyrun sözleriyle dinleyin:) Teşekkürler Edim...&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Not: Konser kaydını koyayım dedim ama alkıştan müzik gümbürtüye gidiyordu, bu videonun da başında hafif öksürük sesleri var ama başka videolara baktım, onlarda da var.En temizi bu:)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/QCQTr8ZYdhg" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;Wish You Were Here Lyrics&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;So, so you think you can tell &lt;br /&gt;Heaven from Hell, &lt;br /&gt;Blue skys from pain. &lt;br /&gt;Can you tell a green field &lt;br /&gt;From a cold steel rail? &lt;br /&gt;A smile from a veil? &lt;br /&gt;Do you think you can tell? &lt;br /&gt;And did they get you to trade &lt;br /&gt;Your heros for ghosts? &lt;br /&gt;Hot ashes for trees? &lt;br /&gt;Hot air for a cool breeze? &lt;br /&gt;Cold comfort for change? &lt;br /&gt;And did you exchange &lt;br /&gt;A walk on part in the war &lt;br /&gt;For a lead role in a cage? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;How I wish, how I wish you were here. &lt;br /&gt;We're just two lost souls &lt;br /&gt;Swimming in a fish bowl, &lt;br /&gt;Year after year, &lt;br /&gt;Running over the same old ground. &lt;br /&gt;What have we found? &lt;br /&gt;The same old fears. &lt;br /&gt;Wish you were here.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-6813994019762817346?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/6813994019762817346/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/wish-you-were-here.html#comment-form' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6813994019762817346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6813994019762817346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/wish-you-were-here.html' title='wish you were here'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/QCQTr8ZYdhg/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-759556127252216659</id><published>2012-01-08T01:23:00.000+02:00</published><updated>2012-01-08T01:23:10.267+02:00</updated><title type='text'>amelie</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-0PELiQA49dc/TwjJ6rRBtUI/AAAAAAAAAUk/yWFBRkhTJdQ/s1600/le-fabuleux-destin-d-amelie-poulain_37911%255B1%255D.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" rea="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-0PELiQA49dc/TwjJ6rRBtUI/AAAAAAAAAUk/yWFBRkhTJdQ/s320/le-fabuleux-destin-d-amelie-poulain_37911%255B1%255D.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Dünkü yazının "müzik arıyorum" başlığı, ferdi özbeğen'in "vefaaa arıyorum, doooost arıyorum..." şarkısı gibi olmuş:)&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;İnsanın ruh hali çok değişken, dün ofiste damardan bir müzik ile kafayı dağıtmak istiyordum ancak yapılacak en iyi şey, hemen ofisi terketmekmiş. Zira&amp;nbsp; ofisten çıktıktan sonra, modum büyük ölçüde değişti.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Neyse, gelelim bugüne... Sizinle,&amp;nbsp;gecenin bu sakin, huzurlu saatlerine uyacağını düşündüğüm bir parçayı paylaşmak istiyorum. &lt;em&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0211915/"&gt;Amelie&lt;/a&gt;&lt;/em&gt; filminden, &lt;a href="http://www.yanntiersen.com/"&gt;Yann Tiersen &lt;/a&gt;'in sevdiğim bir&amp;nbsp;parçası: &lt;em&gt;La Valse!&lt;/em&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;(Bu arada; Amelie filmi, benim en kıymetli filmlerimden biridir.&amp;nbsp;Defne'ye, büyüdüğünde açması için, bir kutu hazırlayacağım. Kutuya bu filmi de koyacağım. O zamana&amp;nbsp;dvd çalan bir alet&amp;nbsp;kalır mı&amp;nbsp;bilmiyorum ama bir yolunu bulur elbet Defne filmi seyretmenin...)&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;İyi dinlemeler, siz de sevdiğiniz müzikleri paylaşırsanız, gerçekten çok sevinirim:)&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/GWrxs2RDNRU" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-759556127252216659?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/759556127252216659/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/amelie.html#comment-form' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/759556127252216659'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/759556127252216659'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/amelie.html' title='amelie'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-0PELiQA49dc/TwjJ6rRBtUI/AAAAAAAAAUk/yWFBRkhTJdQ/s72-c/le-fabuleux-destin-d-amelie-poulain_37911%255B1%255D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-335209011195585468</id><published>2012-01-06T18:02:00.002+02:00</published><updated>2012-01-10T23:53:18.142+02:00</updated><title type='text'>müzik arıyorum...</title><content type='html'>Bütün hafta çalışmışsınız, yorgunluk çökmüş bünyeye, hafiften de karnınız ağrıyor, etrafta da çok güzel haberler yok...&lt;br /&gt;Böyle bir ruh halinde en çok hangi şarkıyı dinlemek istersiniz?&lt;br /&gt;Ben şu an kafayı dağıtacak bir müzik arayışındayım ama aklıma birşey gelmiyor...Öyle hafif birşey dinlemek de kesmiyor, damardan, mod değiştiren birşey istiyorum...Aklınıza böyle bir şarkı gelirse yazar mısınız?&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Azla yetinmeyen çoğu bulamazmış derler ya, fotoğraf makinem kayıp yılbaşından bu yana. Sen misin fotoğraf makinesini beğenmeyen, al işte böyle mecbur kalırsın telefonunun kamerasına...Neyse, bulacağım &amp;nbsp;elbet bir yerlerde...&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Bu arada, hayatımda minik şeyler denemeye devam edeceğim.&lt;br /&gt;Mesela;&lt;br /&gt;-Bu ay her gün; ilgimi çeken, çeşitli sebeplerle sevdiğim bir müziği blogumda yayınlayacağım. Bugünü saymayın:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün siz bana destek olursanız, gerisi gelecek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/gVT_3PEgDIM" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;Run away from all your boredom&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;Run away from all your whoredom and wave&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;Your worries, and cares, goodbye&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;All it takes is one decision&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;A lot of guts, a little vision to wave&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;Your worries, and cares goodbye&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;It's a maze for rats to try x2&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;It's a race, a race for rats&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;A race for rats to die&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;It's a race, a race for rats&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;A race for rats to die&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;Sick and tired of Maggie's farm&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;She's a witch, with broken arms to wave&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;Your worries, and cares, goodbye&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;It's a maze for rats to try x2&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;It's a race, a race for rats&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;A race for rats to die&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;It's a race, a race for rats&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;A race for rats to die x3&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;Burn away&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Verdana, Helvetica, Arial; font-size: 11px;"&gt;Run away&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi iyi akşamlar,&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-335209011195585468?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/335209011195585468/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/muzik-aryorum.html#comment-form' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/335209011195585468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/335209011195585468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/muzik-aryorum.html' title='müzik arıyorum...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/gVT_3PEgDIM/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-8699568763627223910</id><published>2012-01-04T17:50:00.000+02:00</published><updated>2012-01-04T17:50:14.423+02:00</updated><title type='text'>….., bir oda değişir.</title><content type='html'>&lt;i&gt;Eveeet, bugün de bir misafirim var, çok hoşuma gidiyor sevdiklerimin misafir olmaları vişneçekirdeği'ne...&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Sözü çok uzatmadan, yerimi Şebnem'e bırakıyorum, iyi okumalar... Yorumlar sonra;)&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Füs&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Beni bilenler bilir: Makul aralıklarla ülke, sık sık ev değiştirmeyi severim. Bu ikisini yapamadıgım zamanlarda, evdeki esyaların yerini değiştiririm ve asıl sevdiğim de budur. Bu alışkanlık bana annemden geçmiştir ve yaptığım gözlemler sonucu, büyük ihtimalle benden de oğluma geçecektir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Temizlik yapmak fiziken yorucu ama ruhen rahatlatıcı bişey. Eşyaları çekip arkasını süpürüp silince, bendeki yer değiştirme genleri konuşmaya başlıyor. Canım değişiklik, farklılık istiyor, şaşırmak istiyor. Küçükken okuldan eve gelince,&amp;nbsp; annemin koltugun yerini değiştirmiş ve evi bambaşka bi havaya sokmuş oldugunu görüp mutlu olduğumu hatırlıyorum. Şimdi ben de zaman zaman (takıntı değil lütfen) eşyaların yerini değiştirip kendimce iç mimarlık oynayıp mutlu oluyorum. Cem Yılmaz’ın filmde dediği gibi ‘bakış açısını değiştirmek’ için bi yol bu. Gözün, beynin algısıyla hafiften oynuyorsun. Üçlü koltuğu al camın önünden, yasla duvara farketmedigin saksıdaki çiçeği görüverir gözün.&amp;nbsp; Masayı diklemesine değil, yanlamasına koy bu sefer de, sanki oda genişler ferahlar. Kitaplığın 3.rafındaki resimli çerçeveyi koy bakalım 4. rafa…&amp;nbsp; fena olmadı di mi! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;10 günlük İstanbul ziyaretinden eve döndüğümüzde dağınık, soğuk(arkadasımız sabahtan gelip kaloriferi açtığı halde) ve tozlu&amp;nbsp;bir ev karşıladı beni. Bunu bekliyordum, buna hazırdım. Zira her zaman yaptığımın tersine bu sefer evi hallaç pamuğuna cevirip kapıyı cekmiştim. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Oğlumla saate bakmadan uyandıktan sonra,&amp;nbsp; en sevmediği öğün olan kahvaltıda ne yemek istediğini sordum. Tost domates süt üçlüsünden oluşan menüyü acıkmış olmanın da yardımıyla hızla tükettik. Sıra geldi evi yaşanılır kılmaya. Yorucu değil eğlendirici kısım olan yer değiştirme kapsamında bu temizlikte evimin başına gelenleri paylaşıyorum:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Salon: Tek kişilik ikea koltugu televizyonun yanına çapraz çekildi, yerine hiçbirşey konmadı. Kapının yanında girintideki&amp;nbsp;yeşil bitkiyle, kitaplığın yanındaki yan lamba yer değiştirdi. Lamba ordan çok iyi ışık vermese de yeşil bitki daha yeşil oldu &lt;span style="font-family: Wingdings;"&gt;:)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="TR"&gt;. Orta sehpayı, koltuğun başına yan sehpa yaptım. Efe biraz boş alan istedi. Misafir geldiğinde çekeriz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Mutfak: Balkondaki kare masa yağmurdan ıslanıp kabarmasın diye içeri mutfağa alındı. Dikdörtgen masanın uzun kenarına dayandı ki hareket alanı küçülmesin. Görüldüğü üzere hareket etmek ferah mekanlar yaratmak ve fonksiyonel olmak öncelikli derdimiz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Efe’nin odası: Kendi tasarladı, düşündü tarttı, ölçtü, denedi, bana uygulaması kaldı. İki kişilik yatağını başı kapıya bakacak şekilde çektik. Balkon girişini engelledi ama hem kış hem yatak hafif, gerekirse iteriz balkona gireriz dedik. Çekmeceli dolabı yatağın eski yerine ortaladık. Tüm oyuncak kutuları yatakla duvar arasında oluşan alana sıralandı. Masası da doğal olarak kendine baska bir köşe buldu. 2 adet kare halısını yan yana koyabildik bu yeni döşemede. Kocaman bir oyun alanı çıkarttık&amp;nbsp;ortaya. Efe yeni odasının şeklini çok çok sevdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Anne-Baba odası: Genlerimi en çok üzen oda burası. Yine de değişik modellerde ve boyutlarda 2 adet çekmeceli dolabı sağa sola yukarı aşağı çekip, ya da yatağımı pencereye doğru biraz daha kaydırıp mahzun bırakmıyorum odamı diğerlerinin yanında. Hem bir nevresim değişir, bir oda değişir&lt;span style="font-family: Wingdings;"&gt;:)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Füsun, Defne ve inşallah Mithat gelene kadar bu değişiklik beni idare eder…Güzel evler, güzel odalar sizlerin olsun, sevgiler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;i&gt;Not: Fotolar, Efe'nin odasının öncesi ve sonrası durumlarına aittir. F.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-T78Kcl0AI-0/TwRy4jdpokI/AAAAAAAAAUQ/I1jhi6g7kw0/s1600/onceki+hali.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-T78Kcl0AI-0/TwRy4jdpokI/AAAAAAAAAUQ/I1jhi6g7kw0/s320/onceki+hali.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-cEKBQo88zVU/TwRzU11WalI/AAAAAAAAAUc/Tceujr-9UEc/s1600/sonraki+hali.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-cEKBQo88zVU/TwRzU11WalI/AAAAAAAAAUc/Tceujr-9UEc/s320/sonraki+hali.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;!--EndFragment--&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-8699568763627223910?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/8699568763627223910/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/bir-oda-degisir.html#comment-form' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8699568763627223910'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8699568763627223910'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/bir-oda-degisir.html' title='….., bir oda değişir.'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-T78Kcl0AI-0/TwRy4jdpokI/AAAAAAAAAUQ/I1jhi6g7kw0/s72-c/onceki+hali.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-7808549862134977635</id><published>2012-01-03T22:45:00.001+02:00</published><updated>2012-01-05T00:22:17.120+02:00</updated><title type='text'>filler ve düşündürdükleri...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-3on0LyTKlkM/TwNkTcYx5iI/AAAAAAAAAUE/Wpz8dw3s99k/s1600/IMG-20120103-00031.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-3on0LyTKlkM/TwNkTcYx5iI/AAAAAAAAAUE/Wpz8dw3s99k/s320/IMG-20120103-00031.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Defne, bugün çerçevesi fillerle süslenmiş, içi boş bir sayfa getirdi eve. Fillerle ilgili bilgileri toparlayıp ailelerine yazdırmalarını istemiş öğretmenleri. Aklımızda fillerle ilgili net bir bilgi olmadığı için maalesef; internete, evdeki çocuk dergilerine, ansiklopedilere baktık. Defne'nin aklında kalabilecek bilgileri Defne'ye anlattık. Babasıyla anlatırken, Defne'nin asıl derdinin o sayfanın dolması olduğunu farkettik. Sabırsız sabırsız, &lt;i&gt;"tamam hadi yazın yazın"&lt;/i&gt; diyor, bizi doğru dürüst dinlemiyordu bile. Yani önemli olan; fillerle ilgili Defne'nin birşeyler öğrenmesi değil, Defne'nin öğretmenine ev ödevini yapmış olduğunu göstermesiydi. &lt;i&gt;"Nasıl olsa ben okuyamıyorum ki, öğretmen okuyacak"&lt;/i&gt; diyordu. "&lt;i&gt;Ama öğretmenin senin fillerle ilgili birşeyler anlatmanı bekleyecek&lt;/i&gt;" dediğimizde omuz silkti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canım sıkıldı. Çünkü benim bütün öğrencilik hayatım bu şekilde geçmişti. Hiçbirşeyi öğrenmek için değil, başkalarının gönlü olsun diye, ezbere öğreniyordum. Genelde de iyi notlar alıyordum. Gel gör ki, ne zaman hayata karıştık, okulda öğrendiğim (ezberlediğim) hiçbir bilgiyi, pratik hayata geçiremediğimi, deyim yerindeyse çuvalladığımı gördüm. Çünkü gerçekte bilmiyordum, içselleştirememiştim ki ezberlediklerimi. Ezberle belki iyi üniversiteler kazanılabilir ama hayat ezberle geçmiyor. Hayat ancak ezberleri bozduğunda yaşanabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstiyorum ki, kızım bu tuzağa düşmesin. Eğer bir konu ilgisini çekmiyorsa, tamam ilgilenmesin o konuyla, başkaları onu ödevini iyi yaptığında takdir ediyorsa, onları memnun etmek için herşeyi yapmaya çalışmasın. İyi öğrenci olmasın. Gerçekten yapmaktan sevdiği şeyler üzerinde vakit harcasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi çocuğa neyi nasıl verdiğin de önemli. Çocukların ilgisini çekmenin binbir yolu var. O sayfaya önce birçok bilgi yazmıştık Mit'le, milli eğitimin yetiştirdiği 2 iyi öğrenci olarak. Sonra Defne'deki durumu farkedince, bıraktık kağıdı. ABC yayınlarının &lt;span style="background-color: white; color: #3d85c6;"&gt;Renkli Bilgiler Kitaplığı&lt;/span&gt;'ndan, fil fotoğraflarına bakarak, hikaye anlatır gibi aramızda konuştuk. Sonra bu faslı uzatmadık, Defne minik ansiklopediyi çantasına koydu. Başka şeylerle ilgilendik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yatmadan önce, &lt;i&gt;"Fillerle ilgili en çok ne kaldı aklınızda?" &lt;/i&gt;diye sordum Mit'le Defne'ye.&lt;br /&gt;Mit, &lt;i&gt;fillerin 600 gün hamile kaldıklarını&lt;/i&gt;,&lt;br /&gt;Defne, &lt;i&gt;fillerin hortumlarıyla düşmanlarını kovalayabildiklerini&lt;/i&gt; söyledi.&lt;br /&gt;Ben de &lt;i&gt;fillerin hortumlarıyla yavrularını taşıyabildiklerini&lt;/i&gt; söyledim.&lt;br /&gt;Mit, internetten okuduğu bilgiyi, Defne ile ben de resimli ansiklopediden öğrendiğimiz bilgiyi söylemiştik. Aslında, çocuk büyük farketmiyor, beyne çok bilgi yüklemesi yapmak istediğimizde, kafamız almak istemiyor, alırsak da ezbere alıyoruz. Bir konu; ancak çok ilgimizi çekmişse, bir hikayesi, görselliği veya yaşanmışlığı varsa, gerçekten onları beyne kaydediyoruz diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz ne düşünüyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Foto; abc yayınlarının &lt;i&gt;Renkli Bilgiler Kitaplığı'ndan (Hayvan Dostlarımız) &lt;/i&gt;çekilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/787jLa5hbgk" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-7808549862134977635?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/7808549862134977635/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/filler-ve-dusundurdukleri.html#comment-form' title='11 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7808549862134977635'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7808549862134977635'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/filler-ve-dusundurdukleri.html' title='filler ve düşündürdükleri...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-3on0LyTKlkM/TwNkTcYx5iI/AAAAAAAAAUE/Wpz8dw3s99k/s72-c/IMG-20120103-00031.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-96680676106436657</id><published>2012-01-02T02:56:00.000+02:00</published><updated>2012-01-02T02:56:23.520+02:00</updated><title type='text'>30 gün değerlendirmesi...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-hkmFYDYOgLk/TwD5gvrVdpI/AAAAAAAAAT4/UlKoepDo8F8/s1600/IMG-20120101-00029.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-hkmFYDYOgLk/TwD5gvrVdpI/AAAAAAAAAT4/UlKoepDo8F8/s320/IMG-20120101-00029.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Günlüğümden, geçen seneyle ilgili dileklerimi okudum. Bazılarını gerçekleştirmişim gerçekten, bazılarında ise istek seviyesinde kalmışım. Mesela, spora haftada 2-3 gideceğim hatta yüzmeye de yazılacağım demişim, netekim yüzmeye yazılmışım ama gitmemişim:)&lt;br /&gt;Belki blogda bu seneyle ilgili dileklerimi yazarım demiştim. Çok kişisel istekler olduğu için, yine günlüğüme yazdım. Ama Defne'nin 2012 dileklerini paylaşmak istiyorum, dileklerinin yıllık mı günlük mü olduğuna, buyrun siz karar verin:)&lt;br /&gt;-"Sinemaya gitmek" ( "ee gidiyoruz işte..."(sinemada yer bulamadık ama)&lt;br /&gt;-"Spor "("ee yürüdük işte", Polonezköy'e gitmiştik bugün de, foto da oradan)&lt;br /&gt;-"Efe'yle kudurmak"&lt;br /&gt;-"Sizinle hep beraber olmak"&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Gelelim 30 günde yeni birşeyler deneme girişimime...Bu 30 günde, aslında biraz kendimi tanıdım diyebilirim. Çünkü kendimle ilgili birşeylerin takibini, böyle bir bilinç düzeyinde hiç yapmamışım önceden.&lt;br /&gt;Neler yapayım demişim, neler yapmışım, hadi değerlendirelim:) Hatta puan bile veriyorum kendime, çabamdan dolayı çok kıt tutmadım puanları, bakalım siz nasıl bulacaksınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;neler yapacağım?&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;-bloga her gün yazacağım, az da olsa her gün!bazen sadece merhaba da olabilir tabi:)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #0b5394;"&gt;&lt;b&gt;y&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #0b5394; font-weight: bold;"&gt;azdım mı yazdım. her gün yazmak bir şekilde alışkanlık kazandırdı bana. bir insan bir işi düzenli olarak 21 gün boyunca yaparsa, o konuyla ilgili alışkanlık kazanıyormuş diye duymuştum. her gün çok kayda değer şeyler yazmamış olabilirim ancak bloga yazmaktan da artık öcü gibi korkmuyorum. yazmak, bu yolla sevdiklerimle veya bilmediğim, tanımadığım insanlarla iletişim kurmak çok keyifli. insan yazarken kendini tanıyor. gene de her gün yazamayacağım yeni yılda. her gün yazı yazabilecek kadar rahat bir tempom yok. ayrıca, yazı yazmak için de; okumak, dinlemek, dinlenmek, görmek, düşünmek yani kısacası beslenmek gerekiyor. içimden geldiğinde yazacağım.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #0b5394;"&gt;bloga yazma işini düzenli yapabildiğim için; kendime 10 üzerinden 8 veriyorum.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;-her gün foto çekeceğim (bu aksiyon fikrini matt abiden aldım ama hoşuma gitti, belki her gün çektiğim fotolardan bloga koyarım;)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: #0b5394;"&gt;&lt;b&gt;kabul etmeliyim ki, ilk başlarda bu foto çekme işi biraz zorlama oluyordu. o günkü fotoyu çekmeyi unuttuğumu farkedince, apartmanın bahçesinde çekebileceğim birşeyler aradığımı itiraf edeyim. ama günler ilerledikçe, gerçekten ilgimi çeken şeyleri çekmeye çalıştım. fotoğraf makinem, digital eski bir makine, çok beğendiğim görüntüler oldu ancak makine benim gördüğüm şekilde görüntüler vermedi bazen. mesela bir gün, tam köprüden geçerken harika bir ay manzarası yakaladım, araba sürerken çektim, çıkan kare hiç de benim gördüğüm kare değildi. neyse, süper fotolar çekmesem de, birşeyleri görmeye çalışıp, rutin hayattan zaman zaman kopabildiğim için, bu işi sevdim. belki bu sene daha iyi bir makine alırım. fotoğraf sergisini öyle abarttım ki, sergilemeye korkuyorum, fotoların yükünü azalatabilirsem sergimi yapacağım ama, güleriz:)&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: #0b5394;"&gt;&lt;b&gt;bu konuda 5 veriyorum kendime.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br style="background-color: white;" /&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;-her gün yarım saat yürüyeceğim. (spor yaptığım günleri yürümeye sayarım.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: #0b5394;"&gt;&lt;b&gt;son hafta, şebnemlerin de gelmesiyle, yürüme işini biraz salllasam da, genel olarak kendimden memnumum. çünkü biz spor ile büyüyen bir kuşak olmadık, hadi kuşağı bırakalım, ben düzenli spor yapan bir insan değildim. son 3 senedir spor işini hayatımda düzenli yapmaya çalışıyorum. hareketin iyi geldiğini hepimiz biliyoruz ama iş yapmaya gelince üşeniyor insan bazen. aslında başlayıncaya kadar...bu yürüme işinde de, hep bir hedef verdim kendime. yani deli danalar gibi bir yerde tur atmak çok hoşuma gitmedi. bir yere araçla gideceğime, yürüyerek gideceğim durumlar yarattım kendime. yürümediğim zamanlarda da, evde dans ettim biliyorsunuz. hatta bu dans işi, evde bizim bir ritüelimiz haline geldi. defne, "bugün yürüdün mü?" diye sormaya başlar oldu. çünkü biliyor ki, yürümediysem, evde dans var:) hep beraber dans etmek; evde, bambaşka bir hava yarattı:) defne, okulda öğrendiği figürleri bize öğretti, çocuk masumiyeti, müzik, dans, hareket...hepsi birleşince çok keyifli zamanlar yaşamış olduk aralık ayı boyunca...&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: #0b5394;"&gt;&lt;b&gt;gene de salladığım günlerden dolayı, notumu kırıyorum biraz, 7.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;-her gün en az 50 sayfa kitap okuyacağım. (kitap okuyorum elbet ancak bazen elime alacak halim olmuyor yorgunluktan, böyle sayfa okuma baskısına da gelemem ben ama, neyse şimdilik 50 diyeyim, kitabına göre bu artar azalır, pek net olmadım sanki?:)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #0b5394;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;daha okuyacağım derken, yan çizmişim. bu konuda kendimden istediğim verimi alamadım. kendimi anlatma derdim ağır bastı sanırım. S&lt;/i&gt;&lt;i&gt;adece&amp;nbsp;5.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;anlaşmayı okumadım ancak istediğim daha çok okumaktı. bu dönemde(sadece aralık ayı değil) okuduğum 2 kitap daha var. onlar da beni oldukça etkiledi. en azından adlarını vereyim. &lt;a href="http://www.idefix.com/kitap/var-olmanin-gucu-hayatinin-amacini-uyandir-eckhart-tolle/tanim.asp?sid=LJJ3NC1D1O2O1MJXQJWK"&gt;varolmanın gücü&lt;/a&gt; (çok tavsiye ediyorum, egolardan kurtulup özümüze dönmemizle ilgili gerçekten etkileyici bir kitap) &amp;nbsp;ve&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;&amp;nbsp;&lt;a href="http://www.kidap.com.tr/cocuklarin-unutulan-dili-hakiki-hayat-icinde-bir-yolculuk-lillian-firestone-k150500.kitap"&gt;çocukların unutulan dili&lt;/a&gt;. ikinci kitabı halen okumaktayım. bu kitaplar biraz daha insan psikolojisiyle ilgili kitaplar, her zaman bu tarz kitapları okumuyorum, bu dönem raslantısal olarak biraz arttı bu tür okumalarım ama bir sonraki kitabım roman olsun istiyorum.&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: #0b5394;"&gt;&lt;b&gt;okuduğum kitabın emek emek özetini çıkarıp yazdığım için 4 veriyorum kendime.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: #0b5394;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: #0b5394;"&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;-her gün en az 5 bardak su içeceğim. (su içiyorum ama günde ne kadar içtiğimin farkında değilim.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: #0b5394;"&gt;&lt;b&gt;bunda da başta iyi başladım. sonra&amp;nbsp;havalar soğuyunca ya da tuvalete gitme sıklığı artmaya başlayınca, tempodan düştüm sanki. bu konuda tembelliğe kaçıyorum hala.&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b style="background-color: white;"&gt;&lt;span style="color: #0b5394;"&gt;5 bardağa 5 vereyim. her zaman içmedim sonuçta.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;neleri yapmayacağım?&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;bu maddeler hemen aklıma gelmedi, geldikçe yazarım;&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;&lt;span style="color: #4e4e4e;"&gt;-gece çok geç yatmayacağım.&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color: #4e4e4e;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #0b5394;"&gt;&lt;b&gt;hemen hemen hiç yapmadım. eksilerdeyim.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #4e4e4e;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;" /&gt;&lt;span style="background-color: white; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;&lt;span style="color: #4e4e4e;"&gt;-internete saatlerce takılıp kalmayacağım. &lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: #0b5394;"&gt;eh.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;Yapmayacaklarımdan çok, yapacaklarıma odaklanmışım:) İşte böyle, bakalım 2012'de neler deneyeceğiz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;Bugün bir dergide okuduğum sözü yazarak aranızdan ayrılıyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;&lt;b&gt;"Kendini tanıma, mutluluğun bir yasasıdır"&lt;/b&gt; demiş ünlü psikolog Alfred Adler.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;Hepinize mutlu günler, geceler...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #4e4e4e; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: 15px; line-height: 17px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-96680676106436657?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/96680676106436657/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/30-gun-degerlendirmesi.html#comment-form' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/96680676106436657'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/96680676106436657'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2012/01/30-gun-degerlendirmesi.html' title='30 gün değerlendirmesi...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-hkmFYDYOgLk/TwD5gvrVdpI/AAAAAAAAAT4/UlKoepDo8F8/s72-c/IMG-20120101-00029.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-9035344933866305384</id><published>2011-12-31T18:14:00.001+02:00</published><updated>2012-01-02T01:00:59.163+02:00</updated><title type='text'>mutlu yıllar:)</title><content type='html'>"Keşke bugün kar yağsaydı ve gecenin siyahı karın ışıltısıyla aydınlansaydı" dedi Mutlu...Bunun üzerine birşey yazmayım artık:) Çocukluğumdan beri, her yılbaşı karın yağmasını beklerim. Yağmaz, yağmıyor ama belki bir yılbaşı yağar...Arkadaşlar gelmeye başladı...Bana müsade!&lt;br /&gt;Fotoğraf sergisi ve 30 günün değerlendirmesi yeni yıla kaldı...Yeni yılda görüşürüz, her gün yazmayacak olsam da...&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-315NBCAe31Q/TwDlUnFjPVI/AAAAAAAAATs/U7ZMB104jSc/s1600/CIMG2495.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/-315NBCAe31Q/TwDlUnFjPVI/AAAAAAAAATs/U7ZMB104jSc/s320/CIMG2495.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;*&lt;br /&gt;Öğretmeni, Defne'nin okulda çekilen fotoğrafını göndermiş, onu bugünkü minik yazıya eklemek istedim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinize keyifli, sağlıklı, mutlu seneler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-9035344933866305384?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/9035344933866305384/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/mutlu-yllar.html#comment-form' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/9035344933866305384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/9035344933866305384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/mutlu-yllar.html' title='mutlu yıllar:)'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-315NBCAe31Q/TwDlUnFjPVI/AAAAAAAAATs/U7ZMB104jSc/s72-c/CIMG2495.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-4750314874766837526</id><published>2011-12-31T01:33:00.000+02:00</published><updated>2011-12-31T01:33:36.718+02:00</updated><title type='text'>üzüm</title><content type='html'>Arkadaşlar bu akşam bizdeydi, yarına görüşürüz artık...&lt;br /&gt;Görüşünceye kadar, Yasmin'in bir arkadaşından alıntı yaptığı yazıyı okuyabilirsiniz. Çok beğendim. Daha sonrasında da yazıyı hatırımda tutmak için, ben de buraya alıntı yapsam, blog yazarını üzmem umarım?:) &lt;br /&gt;Hadi iyi geceler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;h3 class="post-title entry-title" style="background-color: white; color: #333333; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 12px; font-weight: normal; font: normal normal normal 22px/normal Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; line-height: 16px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0.75em; padding-bottom: 4px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; position: relative; text-align: left;"&gt;çocukları üzmeyelim&lt;/h3&gt;&lt;div class="post-header" style="background-color: white; color: #333333; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 11px; line-height: 1.6; margin-bottom: 1.5em; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; text-align: left;"&gt;&lt;div class="post-header-line-1"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="post-body entry-content" id="post-body-8013530424716886939" style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: url(http://www.blogblog.com/harbor/divider.gif); background-origin: initial; background-position: 50% 0%; background-repeat: no-repeat no-repeat; color: #333333; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 1.4; margin-bottom: 0.75em; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-top: 12px; position: relative; text-align: left; width: 630px;"&gt;Her şeyde olduğu gibi anneliğin de iki yüzü var, belki de çok yüzü var. Başkasının bakıp&lt;br /&gt;gördüğüyle&amp;nbsp;benim bakıp gördüğüm aynı olmuyor.&amp;nbsp;&lt;a href="http://gidilmeyen.blogspot.com/2011/12/saygl-arkadas.html" style="color: #776644; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;'Saygılı arkadaş'&lt;/a&gt;&amp;nbsp;yazısında bahsettiğim kişi,&lt;br /&gt;çocuğu&amp;nbsp;için&amp;nbsp;'Beni hiç üzmedi bebeğim, çok usluydu' diyor. (Üç aylık bebek annesini ne şekilde&lt;br /&gt;üzebilir,&amp;nbsp;o da&amp;nbsp;kafamı&amp;nbsp;bayağı meşgul etti). "Peki sen onu üzdün mü? Asıl önemli olan o." demek&lt;br /&gt;istiyorum.&amp;nbsp;Ama&amp;nbsp;diyemiyorum, çünkü o benim çok iyi bir arkadaşım. Ben de gelip bloğuma&lt;br /&gt;diyorum.&amp;nbsp;Çocukların&amp;nbsp;kendi aralarında şöyle konuştuklarını duysak, ne kadar&lt;br /&gt;tuhafsardık.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Bugün annem beni hiç üzmedi. Yemeğimi bitirmem için ısrar etmedi ve en sevdiğim elbisemi&lt;br /&gt;giyip, sokakta oynamama izin verdi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;- Bugün babam beni hiç üzmedi. Bana vakit ayırdı, söz verdiği uçurtmayı yaptı ve üstelik parka&lt;br /&gt;gidip top oynadık.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çocuklara tembih edilirken de hep birilerini üzmemeleri söylenir: 'Anneni üzme, babaanneni&lt;br /&gt;üzme, öğretmenini üzme, bakıcı teyzeni üzme, onu üzme, bunu üzme, hay bin üzüm..'&lt;/div&gt;&lt;div style="clear: both;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="post-footer" style="background-color: #f6f6f6; border-bottom-color: rgb(235, 235, 235); border-bottom-style: solid; border-bottom-width: 1px; color: #535353; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 10px; letter-spacing: 0.1em; line-height: 1.6; margin-bottom: 0px; margin-left: -2px; margin-right: -2px; margin-top: 20px; padding-bottom: 5px; padding-left: 10px; padding-right: 10px; padding-top: 5px; text-align: right; text-transform: uppercase;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;a href="http://gidilmeyen.blogspot.com/2011/12/cocuklar-uzmeyelim.html" style="color: #776644; text-decoration: none;"&gt;HTTP://GIDILMEYEN.BLOGSPOT.COM/2011/12/COCUKLAR-UZMEYELIM.HTML&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-4750314874766837526?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/4750314874766837526/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/uzum.html#comment-form' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4750314874766837526'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4750314874766837526'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/uzum.html' title='üzüm'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-6318254851119622088</id><published>2011-12-30T01:52:00.001+02:00</published><updated>2011-12-31T01:15:56.782+02:00</updated><title type='text'>postacı</title><content type='html'>Senenin son günlerine girerken, "seneye çalışırız, iş bu senelik yeter!" modundayım...Modumu pek sallayan yok ama modumu değiştiremeyeceğim...&lt;br /&gt;30 günlüğüne yeni birşeyler denediğim günlerin de sonuna geliyorum.&lt;br /&gt;Yarın, bu ay çektiğim fotoların bazılarını bloga koyarak, muhteşem bir sergi açmayı düşünüyorum blogumda:)&lt;br /&gt;Senenin son günü de, 30 günün değerlendirmesini yaparım sanırım.&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-WdM2w0N8x_0/Tvz6gfKZMvI/AAAAAAAAATU/OAjnQtamsXs/s1600/DSC00130.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-WdM2w0N8x_0/Tvz6gfKZMvI/AAAAAAAAATU/OAjnQtamsXs/s320/DSC00130.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Defne'lerin okulunda, yeni yıl için her sınıfa bir posta kutusu koydular. Bizden de, posta yoluyla çocuklarımıza kart göndermemizi istediler. Ben Defne'nin sevdiği yakınlarımıza da haber verdim. Söylediğim herkes kart göndermiş. Hatta öğretmen, "Defne'ye bugün de Viyana ve Sarajevo'dan kart geldi" dediğinde "Hı? emin misiniz?" diye kalakaldım bir gün. Meğer gezgin Fırat, gittiği her yerden Defne'ye kart atar imiş:)&lt;br /&gt;Okulun her yaptığını onayladığımı söyleyemem &amp;nbsp;ancak bu gerçekten hoş bir uygulama olmuş. Her gün çocukların hevesle posta kutusuna nasıl baktıklarını tahmin edebiliyorum.&lt;br /&gt;Sizi bilemem ama bizim posta kutusuna yıllardan beri faturadan başka pek birşey gelmiyor. Tamam teknoloji sayesinde, iletişim kurma şeklimiz epey değişti ama posta kutusunda; kart, mektup, kitap gibi şeyler bulmak insanı gerçekten çok mutlu ediyor!&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-5Ur26ovGRxY/Tvz87Y7n5AI/AAAAAAAAATg/P5usrvlmaNo/s1600/IMG-20111229-00019.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-5Ur26ovGRxY/Tvz87Y7n5AI/AAAAAAAAATg/P5usrvlmaNo/s320/IMG-20111229-00019.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Şebnem başımda boza pişiriyor, bu günlük bu kadar diyerek aranızdan ayrılıyorum. Yılbaşı zamanı sevdiğim şeylerden birinin fotoğrafını koyuyorum bloga. Her gördüğüm yerde, bu kar taneli bibloları illa elime alıp ters aşağı döndürüp oynarım. Bir gün birinden azar işiteceğim ya neyse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi iyi geceler,&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-6318254851119622088?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/6318254851119622088/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/postac.html#comment-form' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6318254851119622088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6318254851119622088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/postac.html' title='postacı'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-WdM2w0N8x_0/Tvz6gfKZMvI/AAAAAAAAATU/OAjnQtamsXs/s72-c/DSC00130.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-8376709319560287561</id><published>2011-12-28T16:19:00.002+02:00</published><updated>2011-12-29T00:52:10.465+02:00</updated><title type='text'>misler gibi:)</title><content type='html'>&lt;div class="p1"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;Ben ki kelimeleri kullanmakta pek becerikli olmayan ve bunu açıkça her ortamda söyleyen kişi, misafir olmayı kabul ettim:) iyi mi ettim kötü mü ettim satırlar göstersin bakalım.&lt;/div&gt;&lt;div class="p2"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="p1"&gt;Biz bir grup kadınız, arkadaşlığımız uzun yıllara dayanıyor ama zaman, ve zaman icinde değişen sorumluluklar, hayatımıza giren çıkanlar görüşme sıklığını değiştiriyor. Neyse burayı pek de uzatmak anlamsız bu apayrı bir yazı konusu! &amp;nbsp;Gelelim gündeme: İşte bu grup uzun zaman sonra konuşup konuşup yapamadığımız hamam sefasını yapmak üzere sözleşti. Aslında 5 kişi olacaktık ama son anda maalesef bir fire verdik:(&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt; &lt;td class="td1" valign="top"&gt;&lt;div class="p3"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.ayasofyahamami.com/index1.html"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-2NDevMXjl1M/TvuchnWrm6I/AAAAAAAAATI/UVf1WEzuBmY/s320/hamam.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Gittiğimiz hamam Ayasofya Hürrem Sultan Hamamı idi. Hamam 1556 yılında Mimar Sinan tarafından yapılmış son 5 yıldır da restorasyon devam ediyormuş. Yani hamam dizi olmasa da bu hali ile açılacakmış. Bu hamamın yerinde daha önce halıcılar varmış. Açıkçası hamamdayken ne büyük kayıpmış burada halıcı olması diye düşündüm. Taş yapı ve mermerler orijinalliğini korurken ahşap işlemeler yenilenmiş. Tabii bütün hamam boyanmış, camları yenilenmiş vs ama hamam ben eskiyim ruhunu da veriyor. Bursa Kervansaray gibi ihtişamlı ve büyük değil- ama zaten o hamamdan sadece erkekler faydalanıyor ki ben buna deli oluyorummmm-. Hamam tahmin edeceğiniz gibi turistik ama biz gittiğimizde az turist vardı mevsim sebebi ile. Biz türkler kendi kendimize yıkandık:) Turistik kelimesi aslında iyi birşeyler katmış olaya. Girdiğinizde nerdeyse 5 yıldızlı otel hizmeti alıyorsunuz. Size özel sabun-kese seti, ipek peştemaller, bembeyaz havlular filan veriyorlar. Herkesi 1 kişi yıkıyor öyle geldim yıkandım çıktım yok.Sizi biiirrr güzel temizliyorlar. Kese kopuk masaj ohhhh. Biz masajlı paketi aldık, giderseniz onu tavsiye ederim, çünkü hamamda o kadar temizlenmişken üstüne bu masaj da pek guzel geliyor. Hamam bu arada mis gibi kokuyor. Bütün kullanılan malzemeler yasemin ve erguvan çiçeği kokusu. Tüm işlemler bitince ben sürekli kokluyordum ohh ne şahane diye.&amp;nbsp; Biz sabahtan gittik etraf pek sakindi, hamam da tertemizdi sonradan heryer kalabalıklaştı. Uzun lafın kısası eğer kendinizi derin derin temizlemek istiyorsanız ve bu iş için ayrılmış iyi bir paranız varsa bunu tarihle içiçe yapmak büyük keyif onu söyleyebilirim. Diğer taraftan yurtdışından misafirleriniz gelirse bunu da şiddetle tavsiye ederim. Çok etkileneceklerine eminim. Eh gitmişken biraz da tarih anlatırsınız Hürrem ve entrikaları gibi, mutluluk garanti:)&lt;/div&gt;&lt;/td&gt; &lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt; &lt;/table&gt;&lt;div class="p4"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="p1"&gt;&amp;nbsp;Veeee Bugun de bize ayrilan surenin sonuna geldik sayin seyirciler! vakit &amp;nbsp;hamam sefası sayfasını kapatıp 2012'de yeni sayfalar açmak umudu ile uyuma zamanıdır.&lt;/div&gt;&lt;div class="p1"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="p1"&gt;Fotolar blog sahibinden gelsinnn.&lt;/div&gt;&lt;div class="p1"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="p1"&gt;Banu&lt;/div&gt;&lt;div class="p1"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="p1"&gt;&lt;i&gt;Not: Banum pek güzel yazmışsın, ellerine sağlık. İyi ki gitmişiz. Söylemeden geçemeyeceğim, 40 yılda bir de olsa, paraya kıyıp hamam sefası yapmak lazım! Ben 18 yıldır İstoş'tayım, bu İstoş'taki 2. hamam sefam, olmaz böyle...&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="p1"&gt;&lt;i&gt;Bir de erguvanlı sabunu mutlaka deneyin. Erguvanı çok severim ama kokusunun bu kadar güzel olduğunu bilmezdim. &amp;nbsp;Rivayete göre, Hürrem'in en sevdiği sabun erguvanlı sabunmuş...&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="p1"&gt;&lt;i&gt;Foto benim değil, fotoyu hamamın sitesinden aldım.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-8376709319560287561?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/8376709319560287561/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/misler-gibi.html#comment-form' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8376709319560287561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8376709319560287561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/misler-gibi.html' title='misler gibi:)'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-2NDevMXjl1M/TvuchnWrm6I/AAAAAAAAATI/UVf1WEzuBmY/s72-c/hamam.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-2218921944829879695</id><published>2011-12-28T16:03:00.000+02:00</published><updated>2011-12-28T16:03:27.802+02:00</updated><title type='text'>güzel şeyler...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-gvTk4ENd5Vk/TvsgEYc3-NI/AAAAAAAAASw/XUH71NxwgE4/s1600/Defne+2011+Kas%25C4%25B1m+1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="230" src="http://4.bp.blogspot.com/-gvTk4ENd5Vk/TvsgEYc3-NI/AAAAAAAAASw/XUH71NxwgE4/s320/Defne+2011+Kas%25C4%25B1m+1.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Mevlana ne güzel söylemiş; "&lt;i&gt;Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım..."&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Gene de ben dünle ilgili birkaç güzel şeyi söylemeden bugüne geçemeyeceğim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte dün yaşadığım güzelliklerden birkaçı, buyrun:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Minik bir operasyon geçirme ihtimalim vardı, dün doktora gittiğimde doktor geçen ayki gibi bir durum olmadığını, operasyon yapmak yerine takibin yeterli olacağını söyledi. Havalara uçtum, minik de olsa, operasyon operasyondur. Düşünce gücüyle tedavi ettiğimi düşünüyorum kendimi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Çok uzun zamandır kendime birşey almıyorum. Alışverişe çıkma düşüncesi bile yoruyor beni. Tüketim canavarı olmadığım için memnunum ancak bir süredir aklımda bir mini etek alma düşüncesi vardı. Ofiste yapılan çekilişte, bir arkadaş bana super mini bir siyah etek almış. Acayip sevindim. Benim gibi üşüyen bir insan onu ne zaman giyer bilmiyorum ama bir gün her kadın Aysel Gürel olacak gibi bir düşüncem var. 35'ten sonra arasıra da olsa, kırmızı rujlar sürmeye başladım. Super mini eteği de giyeriz elbet bir gün...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Fırat facebook'a benim bir yazımı koymuş. "Bir gün 15 dakikalığına herkes plajlanacak" başlığıyla... Çok sevindim. Ben facebook'a blogumun linkini şimdiye kadar koymadım. Biraz çekiniyorum. Sonuçta ben bunları bunları yazıyorum, beni okuyun diye herkese seslenmek pek bana göre değil ama sevdiğim bir arkadaşım blogumu paylaşınca hoşuma gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Son olarak, gece gazeteyi okuduktan sonra, kanepede sızmış kalmışım. Pek de güzel uyumuşum. Yatağa doğru sürüklenirken, telefonumu kapatayım dedim. Bir de ne göreyim, Banu misafir blogger olarak, bloguma bir yazı göndermiş:) Hemen yüzüme bir gülümseme yayıldı, mutlu oldum. O kadar uykulu olmasam, o an yazısını blogda paylaşırdım ama o kadar çabuk cinleşebilen biri değilim. Sağolasın Banum, gene yaz:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizi birazdan Banu'nun yazısıyla başbaşa bırakıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fotolar akşama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki bir daha yazarım bugün, uykuyu aldım nasıl olsa:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-2218921944829879695?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/2218921944829879695/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/guzel-seyler.html#comment-form' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2218921944829879695'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2218921944829879695'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/guzel-seyler.html' title='güzel şeyler...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-gvTk4ENd5Vk/TvsgEYc3-NI/AAAAAAAAASw/XUH71NxwgE4/s72-c/Defne+2011+Kas%25C4%25B1m+1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-7464121539854380172</id><published>2011-12-28T00:19:00.000+02:00</published><updated>2011-12-28T00:19:38.135+02:00</updated><title type='text'>ara'lık</title><content type='html'>bugünlük kısa bir ara, yarın bugünü telafi ederiz:)&lt;br /&gt;iyi geceler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-7464121539854380172?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/7464121539854380172/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/aralk.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7464121539854380172'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7464121539854380172'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/aralk.html' title='ara&apos;lık'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-4149676965053117028</id><published>2011-12-27T01:37:00.000+02:00</published><updated>2011-12-27T01:37:37.328+02:00</updated><title type='text'>bir pazartesi günü...</title><content type='html'>Dünkü yazıyı, misafir blogger olarak Fırat yazdı, çok hoşuma gitti. Başka misafirleri de bloguma bekliyorum:)&lt;br /&gt;Bugün açıkçası, gün içi saatlerin pek bir özelliği yoktu hatta hafif sıkıcı olduğunu bile söyleyebilirim. Neyse ki;&amp;nbsp;akşamüstü gittiğimiz film ve sonrasında arkadaşlarla ocakbaşında yediğimiz keyifli&amp;nbsp;yemek, günü güzelleştirdi. &lt;br /&gt;Filmin adı "&lt;a href="http://www.beyazperde.com/filmler/film-183445/"&gt;Acımasız Tanrı-Carnage&lt;/a&gt;" .&lt;a href="http://cemuyurken.blogspot.com/2011/12/bir-filmin-ardndan-aklmdan-gecenler.html"&gt;Yasmin&lt;/a&gt; de pek güzel yazmıştı filmi geçen günlerde,&amp;nbsp;filmin konusu, oyuncu kadrosu çok iyi. Özellikle evli ve çocuklu ailelerin&amp;nbsp;izlemekten keyif alacağı bir film olduğunu düşünüyorum. Kate Winslet gene çok iyiydi.&amp;nbsp;Özellikle&amp;nbsp;ortalığı sulama hareketinde koptum. Konuşmalarda çok ince, vurucu mesajlar vardı.&amp;nbsp;Biz bugün 4 kişi gittik filme ve çıkışında uzun uzun konuştuk film hakkında.&lt;br /&gt;Burada&amp;nbsp;yorum yazmaya&amp;nbsp;hal kalmadı, en iyisi siz de gidin, seyredin filmi...&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Günü fotosu, isviçreli bir turistin türk tadlarını&amp;nbsp;kütletirkenki hallerinden bir kare...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-hqUXNTnP_q8/TvkE6WBcZgI/AAAAAAAAASk/Skonp0-uf_I/s1600/DSC00154.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" rea="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-hqUXNTnP_q8/TvkE6WBcZgI/AAAAAAAAASk/Skonp0-uf_I/s320/DSC00154.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hadi iyi geceler,&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-4149676965053117028?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/4149676965053117028/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/bir-pazartesi-gunu.html#comment-form' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4149676965053117028'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4149676965053117028'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/bir-pazartesi-gunu.html' title='bir pazartesi günü...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-hqUXNTnP_q8/TvkE6WBcZgI/AAAAAAAAASk/Skonp0-uf_I/s72-c/DSC00154.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-8484231711799794887</id><published>2011-12-26T00:38:00.000+02:00</published><updated>2011-12-26T00:38:37.743+02:00</updated><title type='text'>teleportasyonizm</title><content type='html'>gecenin 12si.&lt;br /&gt;alınan alkol bünyeye çok güzel karışmış, kafa duman.&lt;br /&gt;'dirty food' olarak seçilen fried chicken da yenmiş, açlık bastırılmış.&lt;br /&gt;bir köyü aydınlatacak kadar kalori bünyede; uyuyabilme ihtimali sıfıra yakın.&lt;br /&gt;hanım* ablasıyla alemlere akmış.&lt;br /&gt;anneleri iyi bıraktık.&lt;br /&gt;futbol, küfür, siyaset, dünyayı kurtarma.&lt;br /&gt;sanki 20 yıl öncesinin haftasonu toplantısına ışınlanmışım.&lt;br /&gt;dert yok, tasa yok.&lt;br /&gt;oo la la.&lt;br /&gt;ama gelen telefon dağıtıyor bu sanal gerçekliği.&lt;br /&gt;abim, canavarın kulağının ağrıdığını, ne yapması gerektiğini soruyor.&lt;br /&gt;hoppaaaalaa; bu yoktu evrenle yaptığımız anlaşmamızda;&lt;br /&gt;oysa ki 12 saatliğine 90'lı yıllara ışınlanacak, dertsiz tasasız bir gece sonunda sızıp, sabah baş ağrısıyla uyanıp, bünyeyi çaya, poğaçaya verecektik?&lt;br /&gt;e ne oldu şimdi? canavarın ara sıra ağrır kulağı.&lt;br /&gt;bazen kendiliğinden geçer.&lt;br /&gt;bazen de antibiyotik aldırmak gerekir o küçük bünyeye, her seferinde 'acaba vermesek de geçer miydi?' açmazını yaşatarak bize...&lt;br /&gt;abiyle şimdilik aksiyon almama, sabahı bekleme ve şiddetlenmesi durumunda alarm seviyesine geçme konusunda anlaşıyoruz.&lt;br /&gt;gece yarısını 2 saat geçe yataklara dağılıyoruz.&lt;br /&gt;2 kişi salondaki L koltukta kalıyor, 2 kişi ev sahibinin yatağına geçiyoruz.&lt;br /&gt;uyumak yaklaşık 4 gibi mümkün oluyor sohbet, kahkaha ve küfürden.&lt;br /&gt;0630'da gelen telefonla da tüm büyü komple dağılıyor.&lt;br /&gt;ağrı artmış.&lt;br /&gt;hemmen atlanıp gidiliyor hastaneye.&lt;br /&gt;o gözyaşları karşısında hiç bir şey yapamamak, ona sarılınca acısının geçtiğini ummak, öpücüklerinin onun acısını damla damla azalttığını düşünmek; büyümüş olmanın belki de hissettirdiği en büyük çaresizlik...&lt;br /&gt;neyse.&lt;br /&gt;kulak iltihabı, antibiyotik (maalesef) ve ağrı kesici.&lt;br /&gt;ateş de kontrol altında.&lt;br /&gt;öğlen de&amp;nbsp;uyuduk mu sana üstüne birlikte 2 saat, oooo la laaa.&lt;br /&gt;önümüzdeki&amp;nbsp;maçlara bakıcaz artık.&lt;br /&gt;yeni ışınlanma seansımı mart'a planlıyorum.&lt;br /&gt;hadi bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*: misafir blogger olduğum çok açık deyil mi? ama foto orcinal sahibinden ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-HffzwoTNoPw/TvekDYpOT3I/AAAAAAAAASY/ywmbdL8LhWw/s1600/DSC00146.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-HffzwoTNoPw/TvekDYpOT3I/AAAAAAAAASY/ywmbdL8LhWw/s320/DSC00146.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-8484231711799794887?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/8484231711799794887/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/teleportasyonizm.html#comment-form' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8484231711799794887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8484231711799794887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/teleportasyonizm.html' title='teleportasyonizm'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-HffzwoTNoPw/TvekDYpOT3I/AAAAAAAAASY/ywmbdL8LhWw/s72-c/DSC00146.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-5139332124866839614</id><published>2011-12-25T00:40:00.001+02:00</published><updated>2011-12-25T00:40:50.172+02:00</updated><title type='text'>evdeki hesap...</title><content type='html'>Bugun,isle ilgili bir yere, kisa sureli ziyaret yapacaktim ya da ben kisa surecegini dusunuyordum!&lt;br /&gt;Istanbul trafigini hesaba katmamistim tabi.Isim gercekten kisa surdu ancak tum gunumu trafik sebebiyle arabada gecirdim:(&lt;br /&gt;Bu yuzden ne arkadaslarimla gorusebildim ne de cok katilmayi istedigim Emek Sinemasi'ni Yasatma yuruyusune katilabildim.&lt;br /&gt;Hayatimda ilk defa bir yuruyuse katilacaktim.Film festivallerini sevmemde cok emegi olan Emek'e,kucuk de olsa bir destek vermek istemistim.Facebook'tan bile yuruyuse katilim cagrisi yapmistim,gidemedigime cok uzuldum.Umarim cok katilimli ve etkili bir yuruyus olmustur!&lt;br /&gt;Hos trafikte kalmasam bile,Defne bir karin agrisi surprizi yapmisti,basta cok telaslandik ama neyse ki su an iyi:)&lt;br /&gt;Anlayacaginiz, gun cok planladigim gibi gitmedi ancak Defne babanneye gidince acildi,bir dans gosterisi bile sundu bize.O kadar cok dans etti ki,sonunda “anne benim gene karnim agriyor” dedi. &lt;br /&gt;Cok uzun zamandir kayip olan bir yuzugumu sans eseri babannelerde bulmam da gunun surprizi oldu:) &lt;br /&gt;Su an Defne ile yataktayiz,yatakta telefondan yaziyorum kacamak kacamak:)Amma soz vermisim kendime,yazmayinca huzurlu uyuyamiyorum:)&lt;br /&gt;Hadi iyi geceler,&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-5139332124866839614?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/5139332124866839614/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/evdeki-hesap.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/5139332124866839614'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/5139332124866839614'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/evdeki-hesap.html' title='evdeki hesap...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-6163457822407261711</id><published>2011-12-23T19:33:00.001+02:00</published><updated>2011-12-23T19:34:58.041+02:00</updated><title type='text'>I like to move it move it!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-jjoHR2gbo8w/TvS5DCWpyYI/AAAAAAAAAR8/q4SOmTNSkZY/s1600/DSC00122.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-jjoHR2gbo8w/TvS5DCWpyYI/AAAAAAAAAR8/q4SOmTNSkZY/s320/DSC00122.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-7InfCygl66g/TvS5o4o5OdI/AAAAAAAAASE/nTJGCtaoivk/s1600/DSC00123.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/-7InfCygl66g/TvS5o4o5OdI/AAAAAAAAASE/nTJGCtaoivk/s320/DSC00123.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-oUGjkHr2cfE/TvS6FyymHLI/AAAAAAAAASM/asiMQfXFvSM/s1600/DSC00124.JPG" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-oUGjkHr2cfE/TvS6FyymHLI/AAAAAAAAASM/asiMQfXFvSM/s320/DSC00124.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Defne ile Efe, 2 aydan sonra bugün birbirlerine kavuştu:) İkisi de birbirini çok özlemesine karşın, çok cool bir karşılaşma anı yaşadılar! Efe çiçeklerle Defne'nin okuluna geldi ve ikisi de uzun süre konuşmadı, sarılmadılar bile birbirlerine. Hoş Şebo tahmin ediyordu ilk karşılaşmada öyle cool olacaklarını... Neyse şu an evde kuduruyorlar:)&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Yasmin, bugün çok güzel bir yazı yazmış mutlulukla ilgili, gerçekten en büyük mutluluklardan biri, çocukların mutluluğunu görmek...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Şu an çocuklara DJ'lik yapıyorum. 7 kere I like to move it'i çaldım. Çok güzel dans ediyorlar...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Ben de dayanamadım, onlarla dans ettim.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Cuma akşamı siz de dans edip biraz kurtları dökmek isterseniz...&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/VzSdPxlGGZc" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-6163457822407261711?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/6163457822407261711/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/i-like-to-move-it-move-it.html#comment-form' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6163457822407261711'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6163457822407261711'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/i-like-to-move-it-move-it.html' title='I like to move it move it!'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-jjoHR2gbo8w/TvS5DCWpyYI/AAAAAAAAAR8/q4SOmTNSkZY/s72-c/DSC00122.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-3507001891556724522</id><published>2011-12-23T00:11:00.000+02:00</published><updated>2011-12-23T00:11:33.059+02:00</updated><title type='text'>tabula rasa</title><content type='html'>&lt;i&gt;"Bilincimizin kapılarını ve pencerelerini bir süre için kapamak, gürültüden rahatsız olmadan ve içimizdeki organların birbiriyle mücadelesine hiç kulak asmadan beklemek. Biraz sessizlik iyi gelir. Bilinci &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tabula_rasa"&gt;tabula rasa&lt;/a&gt; haline bırakmak, yeniliklere ve daha erdemli şeylere, ileriye dönük ön düşüncelere yer vermek..."Nietzsche&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Bugün biraz tembellik yaparak, tabula rasa haline geçmek, güzel bir uyku çekmek istiyorum izninizle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın görüşmek üzere,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi geceler...&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-3507001891556724522?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/3507001891556724522/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/tabula-rasa.html#comment-form' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3507001891556724522'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3507001891556724522'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/tabula-rasa.html' title='tabula rasa'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-3359679062977988444</id><published>2011-12-22T01:18:00.001+02:00</published><updated>2011-12-22T01:23:03.512+02:00</updated><title type='text'>istediğini yap...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-X8bbB3TYwU0/TvJoTA40VOI/AAAAAAAAARw/2shIedQW4eU/s1600/DSC00120.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/-X8bbB3TYwU0/TvJoTA40VOI/AAAAAAAAARw/2shIedQW4eU/s320/DSC00120.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Dünkü yazım pek bir light olmuş. &amp;nbsp;Hani kelimelerimizi özenle seçiyorduk Füs? "Özgürlüğün bittiği yerde aşk da biter" demişim, bak bak bak, lafa bak... Özgürlük tanımın ne Füs? Çok havada kalmış. Bugün de çok ayrıntılı yazmayacağım ama kendime dürüst olayım. Aşk, çok güzel birşey. Özgür olacağım diye aşktan kaçanların; gerçekten sevmeyi, sevilmeyi, emek vermeyi bilmediğini düşünüyorum. Özgürlük bence insanın içinde, insan gerçekten kendini tanıyorsa ve kendisine samimiyse, her daim özgürdür. Aşk olsa da olmasa da...&lt;br /&gt;Neyse, ben en iyisi bu konuyu çok uzatmayım, blogda çok iyi ifade edemiyorum bu tür konularla ilgili düşüncelerimi. Bakın geyik diye girdim konuya, pek bir ciddiye aldım. En iyisi siz Bülent Ortaçgil'in güzel şarkısını dinleyin. Bu sözler varken ben boşuna çırpınmayım anlatmak için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: white;"&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Bülent Ortaçgil - İstediğini Yap&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;eskiden iyi meslekti doktorluk&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;şimdinin modası mühendislik&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;sana bir şey söyleyeyim mi iyi meslek yoktur&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;mesleğini iyi yapan insanlar var&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;kerem ile aslı'nın aşkı birinci&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;leyla ile mecnun'unki ondan sonra&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;sana birşey söyleyim mi büyük aşk yoktur&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;aşklarını büyütebilen insanlar var&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;istediğini yap, çok geç kalmadan daha güç olmadan&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;istediğini yap, her şey bitmeden&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;senin yargıların en doğru&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;benimkiler tabi ki en en doğru&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;sana birşey söyleyim mi doğru yanlış yoktur&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;başka yerlerden bakan insanlar var&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;istediğini yap, çok geç kalmadan daha güç olmadan&lt;/span&gt;&lt;br style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px;" /&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;istediğini yap, her şey bitmeden&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: white;"&gt;&lt;span style="color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;istediğini yap, çok geç kalmadan daha güç olmadan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: white; color: #333333; font-family: Verdana, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;istediğini yap, her şey bitmeden&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/hUCRpoQTTUg" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: En çok sevdiğim çiçek; nergis zamanı başladı. Ev şu an mis gibi kokuyor, istediğinizi yapın tabi ama ben derim ki, evlerinizi bu güsel nergis kokusundan mahrum etmeyin, bir demet de olsa, nergis alın:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi geceler,&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-3359679062977988444?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/3359679062977988444/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/istedigini-yap.html#comment-form' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3359679062977988444'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3359679062977988444'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/istedigini-yap.html' title='istediğini yap...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-X8bbB3TYwU0/TvJoTA40VOI/AAAAAAAAARw/2shIedQW4eU/s72-c/DSC00120.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-3076749364061194148</id><published>2011-12-21T00:47:00.000+02:00</published><updated>2011-12-21T00:47:13.290+02:00</updated><title type='text'>aşk mı? özgürlük mü?</title><content type='html'>Yorgunum. Kısa yazacağım.&lt;br /&gt;Bugün işe gittiğimde, ofisteki genç arkadaşların odalarındaki tahtaya aşağıdaki 2 soruyu yazdıklarını gördüm.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-jgNWXUlMJwE/TvEMWTxUxWI/AAAAAAAAARo/SOJZmtn29m4/s1600/DSC00113.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/-jgNWXUlMJwE/TvEMWTxUxWI/AAAAAAAAARo/SOJZmtn29m4/s320/DSC00113.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Üzerinde konuştuk biraz. Her gün bir söz yazacaklarmış tahtaya...Bakalım neler çıkacak? &amp;nbsp;Bugünkü konu eğlenceliydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum geyik ama sizce hangisi? Yani birinden birini seçmek durumunda kalsanız?&lt;br /&gt;İkisi bir arada mümkün mü? Yoksa aşık olan zaten özgürlüğü umursamaz mı? Bir nevi gönüllü tutsaklık?Kadın erkek bakış açısına göre cevaplar değişir elbet. Bana göre özgürlüğün bittiği yerde aşk da biter. Tabi özgürlüğün tanımı da önemli... Neyse konu uzun, gece kısa ve de uykum var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Damardan bir Model şarkısıyla hepinize iyi geceler diliyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/fPJLMiypKNY" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Her fotoğrafta imzamı atar gibi bir ışık patlatıyorum ya, pes diyorum kendime!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-3076749364061194148?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/3076749364061194148/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/ask-m-ozgurluk-mu.html#comment-form' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3076749364061194148'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3076749364061194148'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/ask-m-ozgurluk-mu.html' title='aşk mı? özgürlük mü?'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-jgNWXUlMJwE/TvEMWTxUxWI/AAAAAAAAARo/SOJZmtn29m4/s72-c/DSC00113.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-8683592791929547108</id><published>2011-12-19T23:37:00.000+02:00</published><updated>2011-12-19T23:37:25.857+02:00</updated><title type='text'>çocukluğumun çizgi filmleri...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Dün öyle uzun uzun, ciddi ciddi yazınca, bugüne çok hal kalmadı doğal olarak:) Biraz hafifleyelim...&lt;/div&gt;Dün Temel Reis'ten bahsederken, aklıma çocukluğumdaki çizgi filmler geldi. Çocukken en sevdiğiniz çizgi filmler nelerdi?&lt;br /&gt;Benim en sevdiğim çizgi filmler &lt;b&gt;Heidi, Şeker Kız Candy, Pembe Panter &lt;/b&gt;ve &lt;b&gt;Red Kit&lt;/b&gt; idi. Tom ve Jerry'yi de fındık fıstık gibi seyrediyordum.&lt;br /&gt;Heidi kadar masum, neşeli, duygusal bir çizgi film az yapılmıştır herhalde...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-YmTjStOGFkM/Tu-iasGyehI/AAAAAAAAAQo/ucnlV7ME0BI/s1600/candy.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-YmTjStOGFkM/Tu-iasGyehI/AAAAAAAAAQo/ucnlV7ME0BI/s200/candy.jpg" width="163" /&gt;&lt;/a&gt;Candy'nin Anthony ile öpüştüğü o ilk sahneyi hatırlar mısınız? Beni çok etkilemişti, hayat hakkında büyüklerin bize söylemediği, küçük bir sırrı keşfetmiş gibi hissetmiştim o sahneyi seyrettiğimde. Aşkla ilgili ilk teorik bilgilerimizi, bu çizgifilm sayesinde öğrenmeye başlamıştık sanki...&lt;br /&gt;Pempe Panter'in cool hali ve müziği bile yeterdi!&lt;br /&gt;Red Kit, pazar sabahlarının vazgeçilmeziydi benim için, Rintintin uyuzdu ama ona bile dayanırdım...Bir de zırt pırt elektrikler gitmeseydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmediğim çizgi filmler de vardı. Mesela Vikingler'i pek sevmezdim. Değiş Tontonlar'dan da pek hoşlanmazdım. Şimdi nedenini düşündüğümde, onların öyle her şekle girmesinin, çocuk kafamda bir nevi güvensizlik ve rahatsızlık yaratmış olabileceğini düşünüyorum. Temel Reis de favorilerimden değildi. Bir de programlar öncesi yayınlanan; çizgisiyle vıdı vıdı konuşup, çizgisi bitince de ortadan kaybolan geveze bir karakter vardı, adını şimdi hatırlayamıyorum, o da ifrit ederdi beni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi siz de görüşlerinizi söyleyin, nostalji yapalım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi geceler,&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-8683592791929547108?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/8683592791929547108/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/cocuklugumun-cizgi-filmleri.html#comment-form' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8683592791929547108'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8683592791929547108'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/cocuklugumun-cizgi-filmleri.html' title='çocukluğumun çizgi filmleri...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-YmTjStOGFkM/Tu-iasGyehI/AAAAAAAAAQo/ucnlV7ME0BI/s72-c/candy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-2914829504080149638</id><published>2011-12-19T02:13:00.000+02:00</published><updated>2011-12-19T02:13:05.219+02:00</updated><title type='text'>temel reis</title><content type='html'>Eskişehir'den ailecek hafif nezle olarak döndük. Yazamayacak kadar fena bir durumda olmadığım için&amp;nbsp;bugün 5. anlaşmayı da yazıp, artık kitaba veda edeyim diyorum.&lt;br /&gt;Kitabın 5. anlaşma kısmı biraz uçuk, hatta zaman zaman "uçmuş, hiçbirşey anlamadım, koptuk gidiyoruz" gibi notlar da düşmüşüm bazı bölümlere...&lt;br /&gt;O yüzden olur da kitabı okursanız ve yazılan herşeyi anlamazsanız, dertlenmeyin. Anladıklarınız bile oldukça işinize yarayacaktır. Beni en çok 5. anlaşma etkiledi desem yeridir. Belki de 4 anlaşmayı daha önceden okuduğum ve kısmen de olsa uygulamaya çalıştığım için, sonuncu anlaşma benim için vurucu oldu. Yazarın görüşlerine katılmadığım noktalar da oldu ancak genel olarak hayatımın şu döneminde, bu kitabın bana iyi geldiğini söylemeliyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5.Anlaşma:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;Kuşkucu ol ama dinlemeyi de bil!&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Kuşkunun Gücü:&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Kuşkunuz sayesinde her mesaja inanmamış olursunuz, sembollere bağlanmazsınız ve imajınız sembollere bağlı değilse, kendi içinizdedir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Kuşkuculuk, duyduklarınızın hepsine inanmamaktır. İnanmama nedeniniz de hakikat olmayışıdır, o kadar. Kuşkucu olmanın yolu yalnızca tüm insanlığın yalanlara inandığının bilincinde olmaktır.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-5. anlaşmayı anlıyorsanız, görebildiğiniz bir şeye inanmanızın neden gerekli olmadığını da görürsünüz. Hakikat sözlerle gelmez. &lt;b&gt;Hakikat sessizdir&lt;/b&gt;. Öylece bildiğiniz bir şeydir; kelimeler olmadan hissettiğiniz, sessiz bilgi denilen bir şey. Sessiz bilgi sembollere imanınızı bağlamadan önce bildiğiniz şeydir. Kendinizi hakikate açıp dinlemeyi öğrenince, tüm semboller değerlerini kaybederler ve geriye sadece hakikat kalır. Bilecek, haklı çıkartılacak hiçbir şey yoktur.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;İlk Dikkatin Düşü (Kurbanlar)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Yetişkinler bizi toplumumuzun bir parçası olmaya hazırlar ve bunun tamamen yalanlarla idare edilen bir toplum olduğunu hiç şüphe duymadan söyleyebilirim. Biz de onların yaşadıkları düşte yaşamayı öğreniriz; imanımız o düşün içine sıkışıp kalır ve normal düşümüz haline gelir. Ebeveyninizin sizin için en iyisini yaptığından kuşkunuz olmasın. Daha iyisini yapamadılarsa, bilemediklerindendir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Bu dünyadaki en büyük korku nedir? Hakikat korkusudur. Öyle çok yalana inanmayı öğrenmişiz ki, hakikatten korkarız.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Siz gerçek siz değilsiniz çünkü kendi çarpıtılmış imgeniz ruhunuza sahip olmuştır.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Gerçek şu ki, siz ölüsünüz. O zaman hayata dönmenin çaresi nedir? &lt;b&gt;Farkındalık!&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;İkinci Dikkatin Düşü (Savaşçılar)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Savaşçılar dünyası bir şeyler yapmaya gayret etme dünyasıdır.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Hayatınızı değiştirmenin tek yolu eylemi değiştirmek. Arkasından tepki de değişecek.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Söz göremediğiniz bir kuvvettir ama onun tecellisini, sözün ifadesi olan kendi hayatınızı görebilirsiniz. Sözünüzün özenli olup olmadığını ölçmenin yolu duygusal tepkilerinizdir. Mutlu musunuz yoksa acı mı çekiyorsunuz? Düşünüzden zevk almanız ya da acı çekmenizin nedeni onu öyle yarattığınızdandır. Cenneti veya cehennemi yaratabilirsiniz. İkisinin de içinizde var olan zihinsel durumlar olduğunu hatırlayın.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Birisinin gelip sizi kurtarmasını bekliyorsanız, o kurtarıcı kendiniz olacaksınız.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-4 anlaşmayı uyguladıktan sonra, kendi yarattığınızı başka bir açıdan görürsünüz. "Yarattığım hikaye çok güzel ama artık ona inanmıyorum. Ne kendimin ne de başkalarının hikayesine inanıyorum. Bunun sadece sanal olduğunu görüyorum." dersiniz.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-4 anlaşma, kişisel cennetinizi ikinci kez yaratmak için dikkatinizi kullanma araçlarıdır. 5. anlaşma ise, sembollerin zorbalığına karşı savaşı kazanmanın aracıdır.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-&lt;b&gt;Kendinize inandığınız zaman birlikte doğduğunuz her içgüdüyü izlersiniz.&lt;/b&gt; Ne olduğunuza dair hiçbir kuşkunuz olmaz ve sağduyuya geri dönersiniz.Tüm samimiyetinizin gücü sizindir; kendinize güvenirsiniz, hayata güvenirsiniz. Her şeyin yolunda gideceğine inanırsınız, hayat böylelikle son derece kolaylaşır. Artık zihin her şeyi anlama gereğini duymaz; bilmeye ihtiyacı yoktur. Bir şeyi ya bilirsiniz ya da bilmezsiniz ama bilip bilmediğinize dair kuşkunuz yoktur. Bilmiyorsanız, bilmediğinizi kabul edersiniz. Uyduracak haliniz yoktur. Tamamen samimi olduğunuzda, kendinize kuşkusuzca hakikati söylersiniz: Hoşuma gitti, hoşuma gitmedi. İstiyorum, istemiyorum." Tam istediklerinizi yaparak hayattan zevk alırsınız.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Sahici olmak, yapabileceğiniz en iyi şeydir. Sahici olunca istediğinizi yaparsınız; kendinize inanmak değil, neye inanmak istiyorsanız ona inanırsınız.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Kimseyle rekabete girmek zorunda değilsiniz, kendinizi kimseyle kıyaslamak zorunda değilsiniz. Yalnızca neyseniz, o olmanız gerek, sevgi olmanız gerek ama gerçek sevgi. Gerçek sevgi doğuştan sizinle gelendir. Gerçek sevgi olduğunuz haldir.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Üçüncü Dikkatin Gücü (Ustalar)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Nihayet kendinizi tüm bilgi birikiminiz olmaksızın gördüğünüzde, sonuç:Ben'dir. Ben neysem oyum; sen neysen osun; &lt;b&gt;farkı yaratan, senin sen olmaya dair tam kabulundur. &lt;/b&gt;Ne olduğunuzu tam kabullendiğinizde hayatın keyfini çıkartmaya hazırsınızdır. Artık yargılama, suçluluk, utanç, pişmanlık yoktur.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Sembolleri bir kenara bıraktığınızda, geriye kalan saf ve basit çıplak gerçektir. Ne olduğunuzu bilmeye ihtiyacınız yoktur ve bu mükemmel bir açılımdır!&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Varlığınızı gerçekten hissetmeniz için tamamen farkında olmanız gerek; tüm yaradılışınızı tamamen başka bir açıdan, her şeyin çok basit olduğu bir yerden görmeniz gerek.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Duru Görülü Olmak&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Artık büründüğünüz kişilik olma zorunluluğu kalmayınca, tamamen özgürleştiğinizi bileceksiniz. Bu derin bir özgürlük, gerçek siz olma özgürlüğü ve kendinize verebileceğiniz en büyük armağan.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Yalnızca kendiniz olmayı, kimseyi ikna etmeye çalışmadığınızı düşünün. Sadece kendiniz olmakla mutlu olduğunuzu, nereye giderseniz cennetin sizinle geldiğini, onun içinizde olduğunu hayal edin. Bu tür bir özgürlükle yaşadığınızı düşünün. Evet hakikat sizi özgür kılacaktır ama önce onu görmeniz gerekir.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Kendinizi olduğu gibi kabullendiğinizde artık yargılamazsınız. Başkalarını oldukları gibi kabul ettiğinizde, onlarla ilgili yargılarınız da artık yok olmuştur. O zaman dünyanızda inanılmaz birşey olur: &lt;b&gt;Huzur bulursunuz.&lt;/b&gt; Ne kendinizle ne de başkalarıyla çatışma halindesinizdir artık. &amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Sizi kontrol etmeye çalışırsam, sizi kontrol niyetiyle kendi özgürlüğümü yitiririm. O halde benim özgürlüğüm, sizi kendi halinize bırakmaktır, istediğinizi yapmanızdır. Sizin sanal gerçekliğinizi değiştirmek benim işim değil. Benim işim kendimi değiştirmek.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Hayata teslim olunca, her şey sihirli değnek değmişçesine değişir. Bedeninizden akan, zihninizden akan o kuvvete teslim olun ve hayata bakışınız değişsin.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Konuştuğunuz lisanı değiştirerek hayatın daha iyi bir yansıması olabilirsiniz. Kendiniz ve başkalarıyla iletişim kurma biçiminizi değiştirerek mesaj verme şeklinizi değiştirebilirsiniz.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Verdiğiniz ve çevrenizdekilerden aldığınız mesajların bir kez farkında olunca, bakış açınız güçlü ve sağlam bir şekilde değişir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Farkındalığa bir kez sahip olunca artık masumiyet iddiasında olamazsınız. Ne yaptığınızı çok iyi bilirsiniz ve bu hala mükemmeldir ama kendi kararınız ve seçiminizdir. Artık soru şudur; Ben nasıl mesajlar dağıtmayı seçtim?&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Kendinize verdiğiniz mesaj değişince, daha mutlu olursunuz ve sadece mutlu olmanızdan, çevrenizde yaşayanlar da yararlanır. Çabanız aslında herkes içindir çünkü coşkunuz, mutluluğunuz , cennetiniz bulaşıcıdır. Siz mutlu olduğunuzda, çevrenizdeki insanlar da mutlu olur ve bu onlara kendi dünyalarını değiştirme ilhamı verir.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Bu kız da, &amp;nbsp;hemen hemen tüm kitabı yazdı diyorsunuz belki , bu kısımlar altını çizdiğim, notlar aldığım kısımlar. Parça parça anlatımlarla anafikri verebildim mi bilmiyorum, belki de en iyisi kitabı sizin okumanız. Hepimizin kitaptan alacağı farklı fikirler olabilir. Teorik olarak belki bildiğimiz şeyler ancak daha önce bu tarzda okuduğum kitaplardan daha çok etkiledi beni bu kitap bir şekilde. Dediğim gibi, belki ruhen de hazırdım ve çektim bu kitabı kendime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de "hayata&amp;nbsp;nereden baktığımıza bağlı olarak,&amp;nbsp;hayatımızı cennet gibi de, cehennem gibi de yaşamak mümkün", derdim. Kitapta da buna benzer bir yaklaşım olması hoşuma gitti.&lt;br /&gt;"Hakikat sessizdir" sözünü de çok beğendim, çok doğru bir söz. Gerçekten hakikat orada öyle tüm gerçekliğiyle uzanırken, kuru gürültüye hiç gerek yok.&lt;br /&gt;Kendini, karşındakini olduğu gibi kabul etmek, sevmek, hayata teslim olmak...çok rahatlatıcı, bu şekilde davrandığımda, hayatımda gerçekten huzurlu bir duruma kavuştuğumu hissediyorum.&lt;br /&gt;Her zaman böyle değilim elbet ancak çabalıyorum ve bu çabaya değer olduğuna inanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-4N46eimkDkI/Tu57iroRySI/AAAAAAAAAQY/o_H0GfTPu3I/s1600/temel.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-4N46eimkDkI/Tu57iroRySI/AAAAAAAAAQY/o_H0GfTPu3I/s320/temel.jpg" width="273" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Neden başlığa Temel Reis yazdığımı soracak olursanız, yazarın, en sevdiği çizgi roman kahramanı Temel Reis, yazar onu çok bilge buluyor, çünkü Temel Reis her zaman şunu söylüyor: &lt;i&gt;"Ben neysem oyum ve bütün olduğum budur!":)&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinize iyi geceler,&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-2914829504080149638?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/2914829504080149638/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/temel-reis.html#comment-form' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2914829504080149638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2914829504080149638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/temel-reis.html' title='temel reis'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-4N46eimkDkI/Tu57iroRySI/AAAAAAAAAQY/o_H0GfTPu3I/s72-c/temel.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-2559172619488165231</id><published>2011-12-17T22:24:00.001+02:00</published><updated>2011-12-19T23:55:02.996+02:00</updated><title type='text'>bir arabaşı ritüeli</title><content type='html'>Ablamlardan bağlanıyorum şimdi de:)&lt;br /&gt;Her gün yazacağım dedim ya, kısacık da olsa bağlanayım istedim.&lt;br /&gt;Birazdan Eskişehir'deki kış gecelerimizin vazgeçilmez çorbası, arabaşını içeceğiz. Meyaneli, tavuklu güzel bir çorba ancak bu çorba; tuz, un ve suyla yapılan, lastik kıvamında bir hamur ile birlikte içiliyor. İşin aslı, hamuru çorbanın suyuyla birlikte yutuyorsun. Acayip saçma birşey, yani hamuru yemiyorsun, çiğnemiyorsun, cuuup diye yutuyorsun, ne kadar büyük ve fazla miktarda yutarsan, o kadar kıymetli oluyor. Saçma ama işte eğlenceli bir tarafı da oluyor cup cup hamurları yutarken... Ben gene de sadece çorbayı içebiliyorum:)&lt;br /&gt;Fotoğraflarını çektim, dönünce paylaşırım. Arabaşı hakkında ayrıntılı bilgi isterseniz&amp;nbsp;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Araba%C5%9F%C4%B1"&gt;tık!&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dönüşte görüşmek üzere...&lt;br /&gt;İyi geceler,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-W2X8RtI65bY/Tu-xS65fwkI/AAAAAAAAARY/9ADVG1j9KPE/s1600/DSC00104.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/-W2X8RtI65bY/Tu-xS65fwkI/AAAAAAAAARY/9ADVG1j9KPE/s320/DSC00104.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pzlaE5yWEr0/Tu-x9qEa7QI/AAAAAAAAARg/tpIh8y4YKXg/s1600/DSC00107.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-pzlaE5yWEr0/Tu-x9qEa7QI/AAAAAAAAARg/tpIh8y4YKXg/s320/DSC00107.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-2559172619488165231?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/2559172619488165231/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/bir-arabas-ritueli.html#comment-form' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2559172619488165231'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2559172619488165231'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/bir-arabas-ritueli.html' title='bir arabaşı ritüeli'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-W2X8RtI65bY/Tu-xS65fwkI/AAAAAAAAARY/9ADVG1j9KPE/s72-c/DSC00104.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-5829422766614788389</id><published>2011-12-16T23:43:00.001+02:00</published><updated>2011-12-16T23:43:41.361+02:00</updated><title type='text'>oldcity</title><content type='html'>Eskisehir'den bildiriyorum,hem de telefondan!&lt;br /&gt;Annemlerde internet baglantisi yok,vinn'dan denedim ama baglanti kuramadim bir sekilde.&lt;br /&gt;Telefondan yazmak takdir edersiniz ki,pek keyifli degil,gene de Eskisehir'den bir selam edeyim istedim.&lt;br /&gt;Memleketime kis gelmis.&lt;br /&gt;Yol ve yemek yeme yorgunu Fus,hepinize iyi geceler diler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-5829422766614788389?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/5829422766614788389/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/oldcity.html#comment-form' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/5829422766614788389'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/5829422766614788389'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/oldcity.html' title='oldcity'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-9055689310154409872</id><published>2011-12-16T00:12:00.000+02:00</published><updated>2011-12-16T00:12:22.087+02:00</updated><title type='text'>kutup ayısının hikayesi...</title><content type='html'>Bugün Yasmin'e uğradım iş çıkışı. Yorgunduk ikimiz de ama çok iyi geldi bana görüşmek. İnsanın, yıllar içinde birlikte büyüyebildiği dostlarının olması çok güsel ve kıymetli birşey...&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Eve geldiğimde ise, Defne'nin bir sürpriziyle karşılaştım. Defne, babasıyla bir hikaye yazmış benim için. "Çocuklar için değil, sen yatarken oku diye sana yaptım" dedi. Heyecanla okumaya başladım, çok iyi başladı hikaye ama hikayenin gidişatı hafiften sarsıcı oldu:) Daha önceleri olsa, "ay nerede hata yaptım acaba" diye küçük çaplı bir karaları bağlama durumuna geçerdim. Şimdiyse, daha çok gülüyorum Defne'nin yaratıcı hikayeciliğine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resimli hikayenin resimleri ve senaryosu Defne'ye, yazımı Mit'e ait.&lt;br /&gt;Fotoğraflarını çektim resimlerin, yazılanlar okunmadığı için, buraya metinlerini yazıyorum:&lt;br /&gt;&lt;u&gt;1.sayfa&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-v8_AAk4QdAM/TuplS-ABefI/AAAAAAAAAP4/Y0LlV8B60HY/s1600/DSC00089.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-v8_AAk4QdAM/TuplS-ABefI/AAAAAAAAAP4/Y0LlV8B60HY/s320/DSC00089.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;(Hikayenin başlangıç cümlesini Mit yazmış, devamını Defne getirmiş.)&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bu kutup ayısı, küresel ısınmadan dolayı buzulun üzerinde kalakalmış.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Başka bir buzula atlaması için uzun uzun yüzmesi gerek.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;2.sayfa&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-0WMiZMiUyK4/Tuplyk8V1PI/AAAAAAAAAQA/jBdrx4CtMWY/s1600/DSC00090.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/-0WMiZMiUyK4/Tuplyk8V1PI/AAAAAAAAAQA/jBdrx4CtMWY/s320/DSC00090.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;i&gt;Kutup ayısı 2 penguen görmüş.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Penguenler demiş ki; "kaç yaşındasın?"&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&amp;nbsp;"2" demiş kutup ayısı.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Penguenler, "ne komik biz senden daha büyüğüz" diye alay etmeye başlamışlar.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Kutup ayısı bu sözleri duyunca, yanlarından gitmiş. Yüzüp kaçmaya başlamış.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Ardından bir kayalığa ulaşmış. Birazdan "ben nerdeyim böyle" demiş.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;i&gt;Mısır'daymış. Mısır o kadar sıcakmış ki, içinden uyumak geliyormuş&lt;/i&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;3.sayfa&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-K3cyCW3z1qY/TupmSE4ap5I/AAAAAAAAAQI/2Z9DE3v-fBo/s1600/DSC00091.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-K3cyCW3z1qY/TupmSE4ap5I/AAAAAAAAAQI/2Z9DE3v-fBo/s320/DSC00091.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;i&gt;Derken plajlanma yeri görmüş.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Zaten öğlen, bir yüzüp geleyim dedi. (mış'lı geçmişten di'li geçmişe geçmek istemiş Defne)&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bir kaplumbağa gördü. Kaplumbağa ile tanışmak istemedi.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Penguenlerin alay ettiği gibi, kaplumbağanın da alay etmesini istemiyordu.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;u&gt;4.sayfa&lt;/u&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Lbfog-6_1t8/Tupm38ahOjI/AAAAAAAAAQQ/ISHJG_uRy1M/s1600/DSC00092.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-Lbfog-6_1t8/Tupm38ahOjI/AAAAAAAAAQQ/ISHJG_uRy1M/s320/DSC00092.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;i&gt;Bir ayak izi gördü. Kime ait olduğunu merak etti. Acaba tehlikeli bir hayvan mı diye düşünmeye başladı.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Ayak izi onu yuvasına götürdü. Kutup ayısı evine döndüğü için neşeyle sıçradı.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Bir daha asla evinden çıkmaya cesaret etmeyecekti. Annesinin dediklerini yapacaktı.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi&amp;nbsp;ilk okuduğumda&amp;nbsp;nasıl tepki vereceğimi bilemedim. İster istemez öğreten anne kıvamına girerek bir sürü soru sordum: "Çok güselmiş Defne ama kutup ayısına üzüldüm. Penguenler gibi olur korkusuyla kaplumbağa ile tanışma fırsatını kaçırmış, belki çok iyi arkadaş olacaklardı. Hem kutup ayısının küçük olması kötü birşey mi? Evinden çıkmaya cesaret edemezse, nasıl yeni arkadaşları olacak? Annesi katı birisi miymiş?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Defne'nin cevabı ise çok kısa ve net oldu: "Anne bu hikaye, herşey iyi olsaydı, hikaye olmazdı. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güldüm ve sarılıp öptüm kızımı:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu kadar Füs, Defne'ye öğretici binbir laf anlatacağına, onun her sözünden birşey çıkaracağına, hikayeni oku ve güselce uyu:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Anlaşma, başka bir güne kaldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi iyi geceler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-9055689310154409872?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/9055689310154409872/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/kutup-aysnn-hikayesi.html#comment-form' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/9055689310154409872'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/9055689310154409872'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/kutup-aysnn-hikayesi.html' title='kutup ayısının hikayesi...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-v8_AAk4QdAM/TuplS-ABefI/AAAAAAAAAP4/Y0LlV8B60HY/s72-c/DSC00089.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-4448500762993412561</id><published>2011-12-15T00:56:00.001+02:00</published><updated>2011-12-15T12:49:10.689+02:00</updated><title type='text'>yapıver gitsin</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-EPGC6LbXSCo/TuklbPXfVaI/AAAAAAAAAPw/zFQyGUe8wgY/s1600/DSC00087.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-EPGC6LbXSCo/TuklbPXfVaI/AAAAAAAAAPw/zFQyGUe8wgY/s320/DSC00087.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu akşam kendimi, son 1 senede çektiğimiz fotoğrafları albüme yerleştirme işine adadım. Bir taraftan da Sülüman'a baktım.&lt;br /&gt;Fotoğraf çekme işinin digital makinelerle artık zıvanadan çıktığı bir çağda, binlerce fotoğraf arasından eleme yapmak ve bastırmak hafif delilik. Hani bastıracağım fotoları önceden belirleyip klasörlesem gene bir derece. Son bir yılın fotoğraflarını fotoğrafçıda ayıkladım,&amp;nbsp;eleme sonunda&amp;nbsp;gözlerim şeşibeş bakıyordu.&lt;br /&gt;Gene de seviyorum ben fotoğraflara albümden bakmayı. Bilgisayardan fotoğraflara bakmak, hiçbir zaman aynı tadı vermiyor bana. Defne de seviyor albümlere bakmayı. Yalnız evi albümlerle doldurmamak için, fotoğraf seçiminde daha seçici olmak gerekiyor kanaatimce. Bir de fotoğrafları 1 sene bekletmemek, eleme yaparken arada saçma fotoğraflar da bastırmışım...&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Neyse, anlaşmalarımıza dönecek olursak;&lt;br /&gt;4. Anlaşma'dayız:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Daima Yapabildiğinin En İyisini Yap&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;-İlk 3 anlaşmayı uygulamak zor, hatta imkansız bile gelebilir. İnanın bana, hiç imkansız değil. Ama zor olduğunu kabul ediyorum çünkü aslında yaptığımız, bunun tam aksi. Hayatımız boyunca kafamızın içindeki sesi dinlemeyi biliriz. Ancak bir de 4. anlaşma var ki, o kolay. Her şeyi mümkün kılan, işte bu anlaşma: Daima yapabildiğinin en iyisini yap. Elinizden geleni yaparsınız, olur biter. Ne az ne fazla; sadece yapabileceğinizin en iyisi. &lt;b&gt;Yapıverin.&lt;/b&gt; Eyleme geçin. Eyleme geçmeden en iyisi yapılamaz ki. &amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;-Anlaşmaların birini tutmayı başaramazsanız, yenileyin. Yarın yeniden başlayın ve ertesi gün tekrar. Sürekli uygulayın. Her gün daha kolay gelecek. Yapabileceğinizin en iyisini yapmanızın sonucunda, sözleri özenle seçmemek, olayları kişisel algılamak ve varsayımda bulunmak zamanla zayıflayıp seyrekleşecektir. Alışkanlıklarınızı değiştirmek için harekete geçerseniz, böyle olacaktır.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;-Kendinize tamamen dürüst olacak, hikayenizi nası yazdığınızla ilgili gerçeği görecek cesaretiniz var mı?&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu anlaşmanın en sevdiğim yanı; "&lt;i&gt;gayret göster sonra da yapıver &lt;/i&gt;" demesi oldu. Kendim dahil çoğu insanda bir erteleme, bir eyleme geçememe durumu var. Mükemmeliyetçi yaklaşım ne demekse, hani çoğumuz, birşey olacaksa tam olsun, şusu da olsun, busu da olsun, ondan sonra yapacağım gibi bir yaklaşım içindeyiz ya, ondan bahsediyorum. O yüzden de hep bir beklentideyiz. Birinin gelip bizi sihirli değnekle eyleme felan geçireceği de yok.&lt;br /&gt;30 günde yeni birşeyler deneme arayışım da, belki bu sebeple ortaya çıktı. Kendi kendimi dürttüm. Çok mu şahane blog yazıyorum? Yoo ama bu blogu Yasmin bana açalı kaç sene oluyor, bir türlü yazmaya elim gitmiyordu. Yok vaktim olsun, yok kafam iyi olsun, yok istediğim şekilde olsun...Bekle bekle o zaman gelmiyor. Ama yazmaya başlayınca iyi kötü yazıyormuş insan. Yürümeye başlayınca yürüyormuş. Su içince içiyormuş. Fotoğraf bile çekiyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyeceğim o ki, kendim için birşeyler yapmaya çalışmak, beklemekten çok daha iyi geldi bana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi siz de yapıverin gitsin:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-4448500762993412561?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/4448500762993412561/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/yapver-gitsin.html#comment-form' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4448500762993412561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4448500762993412561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/yapver-gitsin.html' title='yapıver gitsin'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-EPGC6LbXSCo/TuklbPXfVaI/AAAAAAAAAPw/zFQyGUe8wgY/s72-c/DSC00087.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-5234547066036714874</id><published>2011-12-14T00:33:00.000+02:00</published><updated>2011-12-14T00:33:48.224+02:00</updated><title type='text'>haydi sor sor...</title><content type='html'>İnsan bedeninin kendini onarım saatleri 22.00-24.00 arasıymış. Çocukların büyümesi için gerekli hormonun bu saatlerde salgılandığını biliyordum. Meğer bu hormon, çocuk büyük dinlemez imiş. Yani biz yetişkinlerin de bu saatlerde yatması vücudumuz için çok faydalı imiş. (Bu bilgiyi bize çocuk doktorumuz vermişti.)&lt;br /&gt;Uyguluyor musun diye sorarsanız, çoğu zaman tabi ki uygulayamıyorum ancak vücut haber veriyor insana. Bu akşam ben Defne'yi yatırdıktan sonra, Mit bir video programı açmıştı. Ninni gibi gelmiş program bana. Farkına varmadan, yaklaşık bir saat uyumuşum. İyi geldi.&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Gene saatler koştur koştur gidiyor. Bu kitaptan bahsedeli beri, pek bir ciddileştim sanki. Aslında hepimizin bildiği konular da, teoride zehir gibi olmanın ötesinde, insan pratiğin de sallanmamasını istiyor. Başladım, devam edeyim...&lt;br /&gt;3. Anlaşma:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Varsayımda Bulunmayın.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;-Varsayımlar başa bela açar, zira çoğu gerçek değil, kurgudur. Büyük varsayımlarımızdan birisi, sanal gerçekliğimizde ne varsa, tümünü hakikat sanmaktır.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;-Varsayımlarda bulunarak, onları kişisel olarak üzerimize almak, bu dünyadaki cehennemin başlangıç noktasıdır. Hemen tüm uyuşmazlıklarımız buna dayalıdır, nedenini anlamak ise zor değildir. Varsayımlar kendimize söylediğimiz yalanlardan başka birşey değildir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;-Varsayım yapmayı ancak soru sormakla bırakabiliriz. Sormak ve açıklık getirmek daima daha iyidir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;-Varsayımda bulunmadığımızda, dikkatimizi neyin hakikat olduğuna dair düşüncemize değil, hakikate odaklayabiliriz. O zaman hayatı görmek istediğimiz gibi değil, olduğu gibi görürüz.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu anlaşmanın en çok beğendiğim yanı; varsayımlarla başka bir alemde yaşamak yerine, soru sorarak kişiyi gerçeklerle karşılaştırmaya yönlendirmesi oldu. Kafada; acaba böyle mi demek istedi, yoksa şunu mu kastetti gibi yeni senaryolar üretmek yerine, işin doğrusu neyse, onun üzerinde konuşup, netleşmek en güseli.&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Bu 30 gün boyunca yapmaya karar verdiğim şeyleri, her gün blogda belirtmiyorum ama gayret ediyorum yapmaya. O gayret bile; insanı rutin yaşamdan çıkarıyor, ki bu da iyi geliyor bana. Mesela foto işinde çok parlak sayılmam ancak foto çektiğimden beri, bazı şeylere boş boş bakmanın ötesinde (bu rutin iş hayatının da getirdiği kaçınılmaz bir durum, kafa manasız dolu), biraz daha çevremi görmeye çalıştığımı farkediyorum.&lt;br /&gt;*&lt;br /&gt;Bugün işe giderken, otobana bağlandığım noktada, dikkatimi çeken bir görüntü oldu ancak araba kullandığım için fotoğrafını çekemedim. Aşağıda görmüş olduğunuz yılbaşı çiçeklerinden, sırtına hamal kadar çok fazla miktarda yüklenmiş bir çingene kızı otobanda ters yönde yürüyordu. Evlerimize hoşluk olsun diye aldığımız yılbaşı çiçekleri, o kız için eminim çok farklı şeyler ifade ediyordu. Kim bilir nereden gelmiş, nereye gidiyordu, çiçekleri akşam iş çıkışı dönüş yolunda satmaya çalışacaktı belki de...Umarım hepsini satıp, sırtındaki dikenli yükten erkence kurtulmuştur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-L2sMUdP_Cjk/TufKmfkCvWI/AAAAAAAAAPo/G0LjjqaE7Sw/s1600/DSC00081.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-L2sMUdP_Cjk/TufKmfkCvWI/AAAAAAAAAPo/G0LjjqaE7Sw/s320/DSC00081.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;Hepinize iyi geceler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-5234547066036714874?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/5234547066036714874/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/haydi-sor-sor.html#comment-form' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/5234547066036714874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/5234547066036714874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/haydi-sor-sor.html' title='haydi sor sor...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-L2sMUdP_Cjk/TufKmfkCvWI/AAAAAAAAAPo/G0LjjqaE7Sw/s72-c/DSC00081.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-5155436215440564328</id><published>2011-12-12T22:57:00.001+02:00</published><updated>2011-12-12T23:18:56.780+02:00</updated><title type='text'>herkes kendi aleminde</title><content type='html'>Bloga yazmak iyi hoş ama geçe kalmamakta fayda var, uykusuzluk bana göre değil, leyla gibi oluyorum gün içinde...&lt;br /&gt;Kaldığım yerden devam ediyorum.&lt;br /&gt;Evet 2. Anlaşma:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;&amp;nbsp;Hiçbir şeyi kişisel algılamayın!&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;-Algıladığınız ne varsa, hepsi sizin inanç sisteminizden filtre ediliyor.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;-Eğer hayatınızdan, kendinize dair inançlarınızdan hoşlanmıyorsanız, onu değiştirebilecek tek insan sizsiniz.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;-İnsanlar kendi dünyalarında, kendi filmlerinde, kendi hikayelerinde yaşar. Tüm inançlarının yatırımını, o hikayeye yapmışlardır ve o hikaye onlara göre gerçektir. Ancak görece bir gerçektir çünkü size göre gerçek o değildir. Sizin adınıza yargıladıkları, kendi yaratmış oldukları bir karakterdir. İnsanların hakkınızda düşündükleri ne varsa, aslında onlardaki siz imgesi üzerine kuruludur, o imge siz değilsiniz. &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;-Sizin hikayenizle ilgilenecek tek kişi, sadece sizsiniz. Bu farkındalık her şeyi değiştirir.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;-Tüm insanların kendi alemlerinde, kendi filmlerinde, kendi düşlerinde yaşadıklarını bir kez anladığınızda, ikinci anlaşma saf sağduyudur.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan sadece kendi hikayesinin başrol oyuncusu gerçeğini kabul ederse ve çevresindeki insanların hikayeleri için hep yardımcı oyuncu olacağını bilirse, içindeki çatışmalar büyük ölçüde azalıyor. Ben ne yapmaya çalışırsam çalışayım, karşımdaki insan beni kendi hikayesi üzerinden tanımlayacak, benim hikayem üzerinden değil. O yüzden başkasının ne düşündüğü çok da önemli olmamalı benim için, önemli olan, benim kendi hakkımda ne düşündüğüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazarken görüyorum ki, aslında bu anlaşmaları ifade etmeye çalışmak çok da kolay değil. Çünkü kitaplardan alıntılar yapıyorum, kendi yorumlarımı yazıyorum ama dediğim gibi, ben kendi algıladıklarımı yazıyorum, herkes kendi için farklı şeyler algılayacaktır bu anlaşmalarda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, bugünlük benden bu kadar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün foto makinesini yanıma almamışım, fotoyu Kanyon'daki Remzi Kitabevi'nde cepten çektim. Umarım çok insan dokunur bu kitaba, umarım uzun süre, 1 numarada kalır bu kitap. Henüz ben de okumadım ama okuyacağım. Kitaplar yasaklanmasın, kimse kitaplar yüzünden tutuklanmasın artık bu ülkede. En kısa sürede Ahmet'in özgürlüğüne kavuşması dileğiyle...&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Jmwa9tB7Fmg/TuZivcaaAuI/AAAAAAAAAPg/aay9x8G-qIw/s1600/IMG00453-20111212-1535.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="205" src="http://3.bp.blogspot.com/-Jmwa9tB7Fmg/TuZivcaaAuI/AAAAAAAAAPg/aay9x8G-qIw/s320/IMG00453-20111212-1535.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-5155436215440564328?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/5155436215440564328/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/herkes-kendi-aleminde.html#comment-form' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/5155436215440564328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/5155436215440564328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/herkes-kendi-aleminde.html' title='herkes kendi aleminde'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Jmwa9tB7Fmg/TuZivcaaAuI/AAAAAAAAAPg/aay9x8G-qIw/s72-c/IMG00453-20111212-1535.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-1131429367056365404</id><published>2011-12-12T01:42:00.001+02:00</published><updated>2011-12-12T23:05:36.676+02:00</updated><title type='text'>sözler kalbin aynasıdır:)</title><content type='html'>Bir gün Kanat Atkaya; Woody Allen'ın, pazar sabahları için önerdiği müzikleri yazmıştı. O yazıda; Woody Allen; &amp;nbsp;Sidney Bechet ve Louis Armstrong'dan bahsederek, "bir güne başlamak için onları dinlemekten daha iyi bir yol bilmiyorum" diyordu.&lt;br /&gt;Biz de Woody'i anarak, Sidney'le başadık&amp;nbsp;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white;"&gt;bug&lt;/span&gt;ün güne. Hatta buraya da bir şarkısını koyuyorum, belki blogu okurken dinlersiniz...Sidney Bechet-si tu vois ma mere&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/sVoDASJ27CQ" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Siz kitapları nasıl okursunuz? Ben kitapları okurken, genelde yanımda bir kurşunkalemim olur. Beni etkileyen yerlerin altını çizerim, yazarın sevdiğim sevmediğim görüşlerine yorumlarda bulunurum. &amp;nbsp;Çok iyi bir hafızam olduğunu söyleyemem. O yüzden bu şekilde kitap okumak bana iyi geliyor. O kitaba yıllar sonra bakmak istediğimde, bir zamanlar beni hangi düşüncelerin, hangi duyguların etkilediğini görmek hoşuma gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Beşinci Anlaşma&lt;/b&gt; kitabına dönecek olursak, bu kitapta da altını çizdiğim, benim için önemli bölümlerden kısa alıntılar yapacağım. Bugün 1. anlaşma:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b style="background-color: white;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: blue;"&gt;Kullandığınız sözcükleri özenle seçin&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-&lt;/i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white;"&gt;&lt;i&gt;Sözcükler s&lt;/i&gt;&lt;i&gt;i&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;zin yaratma gücünüzdür ve bu güç birden fazla yönde kullanılabilir. Bir yön; sözün harika bir hikayeyi, bu dünyadaki kişisel cennetinizi yarattığı kusursuzluktur. Diğer yön, sözün çevrenizde ne varsa yıkarak kişisel cehenneminizi yarattığı onun kötüye kullanımıdır.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white;"&gt;&lt;i&gt;-Mutluluğunuz size bağlıdır ve sözü nasıl kullandığınızla ilintilidir. Eğer birine kızıp, sözü ona duygusal zehir yollamakta kullanıyorsanız, dışarıdan sanki sözü ona sarf etmişsiniz gibi görünse de, aslında kendinize karşı kullanmış olursunuz. &amp;nbsp;&lt;/i&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Kullandığın sözcükleri özenle seç, aslında sözün gücünü asla kendine karşı kullanma demektir. Sözünüz özenliyse, asla kendinize ihanet etmezsiniz.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="background-color: white;"&gt;&lt;i&gt;-Kendi hayat hikayenizin yaratıcısı olduğunuzu &lt;/i&gt;&lt;i&gt;hatırlayın&lt;/i&gt;&lt;i&gt;. Sözü doğru kulllandığınızda, yaratabileceğiniz kendi hikayenizi düşünün.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="background-color: white;"&gt;-Söz saf sihirdir ve birinci anlaşmayı benimsediğinizde, sihir hayatınıza girer. Niyet ve arzularınız kolay gelir, çünkü karşı koyma yoktur, korku yoktur, yalnızca sevgi vardır. Huzurlusunuzdur ve her yönden özgür ve hoşnut bir hayat yaratırsınız. &amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Açıkçası kitabın belirttiği "cennet, olağanüstü, harika bir hayat" gibi tanımlamaları abartılı buluyorum ancak yazarın belirttiği, sözleri özenle seçme konusunun çok önemli olduğunu düşünüyorum.&lt;br /&gt;Gün içinde neler dediğimizin ne kadar farkındayız?&lt;br /&gt;İçimizde neler hissediyoruz, dışarıya nasıl mesajlar yansıtıyoruz?&lt;br /&gt;Başkalarını eleştirirken, biz nasıl konuşuyoruz?&lt;br /&gt;Çok dikkatli miyiz sözlerimizi kullanırken?&lt;br /&gt;Olumsuz cümlelerle başlayan bir gün, olumlu bir hale gelebiliyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu soruları sordum ister istemez kendime. Karamsar olabileceğimiz çok konu var etrafımızda, var ama kendi yapabileceklerimiz de var. Düşününce çıkıyor ortaya.&lt;br /&gt;Mesela, benim gibi sabah insanı olmayan bir kişinin, güne olumsuz cümlelerle başlaması çok olası, öte yandan, "yaa dur bakalım, niye hemen enseyi karartıyorsun, iyi bişiler de var bu doğan günde, biraz gör etrafını, silkin kendine gel" demek de mümkün. Bunu diyip, farkına vardığında, zaten bir uyanış başlıyor içinde. Kendini bulunduğun olumsuz ruh durumundan kurtarıp, kelimelerin yardımıyla rotayı farklı bir yola çevirmeye başladığında, hayattaki akış da değişmeye başlıyor. Çevrendeki insanlara özenli sözlerle konuştuğunda, onlar da sana özenli sözlerle cevap vermeye çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok somut gelmeyebilir belki anlattıklarım ama kişinin kendi hayatında uyguladığında ortaya çıkıyor değişiklikler... Kolay bir süreç değil, gene de denemeye değer diye düşünüyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Defne'nin, bugün sinemada Miss Piggy'yi görür görmez yanına ilişip verdiği pozu, son anda cepten yakaladım. Çok net bir foto olmasa da, bugün bunu bloga koymak istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-xkqcsEFCcXk/TuU6EBnbTNI/AAAAAAAAAPY/QQ8BqnjW0eY/s1600/IMG00446-20111211-1652.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="260" src="http://3.bp.blogspot.com/-xkqcsEFCcXk/TuU6EBnbTNI/AAAAAAAAAPY/QQ8BqnjW0eY/s320/IMG00446-20111211-1652.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi iyi geceler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-1131429367056365404?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/1131429367056365404/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/sozler-kalbin-aynasdr.html#comment-form' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/1131429367056365404'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/1131429367056365404'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/sozler-kalbin-aynasdr.html' title='sözler kalbin aynasıdır:)'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/sVoDASJ27CQ/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-3912465785693322505</id><published>2011-12-11T23:34:00.000+02:00</published><updated>2011-12-11T23:34:55.033+02:00</updated><title type='text'>stay hungry...</title><content type='html'>Saat 12 olmadan bugün kayıtlara gireyim, üzerimdeki zaman baskısını azaltayım dedim:)&lt;br /&gt;O yüzden; bugün bir arkadaşımın gönderdiği, beni güldüren bir Yiğit Özgür karikatürünü bloga koyarak bu güne elveda diyorum, 12'den sonra tekrar görüşeceğiz...&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-qT2o1fYCOhA/TuUfOg72CoI/AAAAAAAAAPQ/8dpwrV1Rpp0/s1600/298539.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="298" src="http://1.bp.blogspot.com/-qT2o1fYCOhA/TuUfOg72CoI/AAAAAAAAAPQ/8dpwrV1Rpp0/s400/298539.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-3912465785693322505?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/3912465785693322505/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/stay-hungry.html#comment-form' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3912465785693322505'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3912465785693322505'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/stay-hungry.html' title='stay hungry...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-qT2o1fYCOhA/TuUfOg72CoI/AAAAAAAAAPQ/8dpwrV1Rpp0/s72-c/298539.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-8720474624031119960</id><published>2011-12-11T01:13:00.000+02:00</published><updated>2011-12-11T01:13:52.681+02:00</updated><title type='text'>5. anlaşma</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-k6nSbxKPbp0/TuPku8GaXvI/AAAAAAAAAPI/lNgnpJ2Ytmo/s1600/5.anlasma.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-k6nSbxKPbp0/TuPku8GaXvI/AAAAAAAAAPI/lNgnpJ2Ytmo/s1600/5.anlasma.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir şekilde Amerika saatine bağlı yazıyormuşum, Türkiye GMT saatine bağlanınca, hop hop hop, bütün saatler, saatleri bırakın tarihler kaydı. Bak blogcum, ben kendime söz verdiğim gibi, günü gününe yazıyorum, bir gün yazmışım bir gün yazmamışım gibi gösteriyorsun kayıtlarda, ayıp oluyor...Neyse bundan sonra takibindeyim...&lt;br /&gt;Gece gece cinleştim.&lt;br /&gt;O yüzden, çok etkilendiğim &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.kitapdenizi.com/kitap/UrunDetay.aspx?id=51797"&gt;5. Anlaşma&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; adlı kitaptan bahsedeyim istedim. Bu kitabı, daha doğrusu yazarın &lt;i&gt;&lt;a href="http://www.miguelruiz.com/index.php?p=donMiguel"&gt;(Don Miguel Ruiz)&lt;/a&gt;&lt;/i&gt; &lt;b&gt;&lt;a href="http://www.idefix.com/kitap/dort-anlasma-toltek-bilgelik-kitabi-don-miguel-ruiz/tanim.asp?sid=P30G4ZSLBA7ADNFG9QEA"&gt;Dört Anlaşma&lt;/a&gt;&lt;/b&gt; adlı kitabını daha önceden Mit okumuştu ve bana "bu kitabı oku, seversin" demişti. Normalde, ben böyle "yüreğinin götürdüğü yere git, herşey seninle başlar, mutluluk cebinde" tarzı kitaplara biraz mesafeli yaklaşırım, okurken gaza gelirsin ancak gerçek hayatta pek de işe yaramaz gibi gelir bana. Gene de okuyayım dedim.&amp;nbsp;&lt;b&gt;Dört Anlaşma&lt;/b&gt;'yı okudum. Okuduktan sonra, gerçekten bazı değişiklikler oldu algı dünyamda. Hayata biraz farklı bakmayı başarabildiğimde, bazı şeyleri daha farklı görebildiğimi gözlemledim.&lt;br /&gt;Belki ruhen hazır olduğumdan ya da adam gerçekten samimi yazdığından, kitaptan etkilendim.&lt;br /&gt;Daha sonra, bir fuarda karşıma, sözünü ettiğim; &amp;nbsp;&lt;b&gt;5. Anlaşma&lt;/b&gt; adlı kitap çıktı. "Bu da nerden çıktı şimdi" dedim, adam kitabı tutunca, bir de 5. anlaşma mı uydurmuş diye düşünmeden edemedim. Kitaba hafif şüpheli yaklaşsam da, kitabı aldım.&lt;br /&gt;İyi ki de almışım. Don Amca, ilk 4 anlaşma yeterince zor olduğu için, önce bir onları sindirin, sonra bu &lt;b&gt;5. Anlaşma&lt;/b&gt; kitabını okuyun demiş.&lt;br /&gt;Peki kitap ne anlatıyor, sadede gel diyorsunuz değil mi?&lt;br /&gt;Kitap, temel olarak; hayatta yaptığımız anlaşmalarla hayatımızın gidişatını nasıl etkileyebileceğimizi konu ediniyor.&lt;br /&gt;Don Miguel Ruiz, aşağıda yazan 5 temel anlaşmayı uyguladığımız sürece, hayatımızın tıkırında gideceğini belirtiyor özetle :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;1-Kullandığınız sözcükleri özenle seçin.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;2-Hiçbir şeyi kişisel algılamayın.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;3-Varsayımda bulunmayın.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;4-Daima yapabildiğinizin en iyisini yapın.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;5-Kuşkucu olun ama dinlemeyi de bilin.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün bu şekilde bir girizgah yapmış olayım, yarın devam edeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi geceler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-8720474624031119960?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/8720474624031119960/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/5-anlasma.html#comment-form' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8720474624031119960'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8720474624031119960'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/5-anlasma.html' title='5. anlaşma'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-k6nSbxKPbp0/TuPku8GaXvI/AAAAAAAAAPI/lNgnpJ2Ytmo/s72-c/5.anlasma.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-4477410149295756693</id><published>2011-12-11T00:01:00.000+02:00</published><updated>2011-12-11T00:03:32.512+02:00</updated><title type='text'>minik ajanlar</title><content type='html'>Bugün Yasminler bizdeydi. Çocuklar şahane oynadılar, varlıklarını bile hissetmedik. Tatlı Rüya da, saat 23'lere kadar süren huzurlu haliyle, bize rüya gibi bir akşam hediye etti.&lt;br /&gt;Harikaydınız çocuklar, hep böyle olun :)&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-l4PuLG2fYDE/TuPWLIRvekI/AAAAAAAAAPA/vzbITXNIIUw/s1600/DSC00063.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/-l4PuLG2fYDE/TuPWLIRvekI/AAAAAAAAAPA/vzbITXNIIUw/s320/DSC00063.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-4477410149295756693?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/4477410149295756693/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/minik-ajanlar.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4477410149295756693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4477410149295756693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/minik-ajanlar.html' title='minik ajanlar'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-l4PuLG2fYDE/TuPWLIRvekI/AAAAAAAAAPA/vzbITXNIIUw/s72-c/DSC00063.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-4995911520456731166</id><published>2011-12-10T00:02:00.000+02:00</published><updated>2011-12-10T00:02:14.766+02:00</updated><title type='text'>iyi geceler:)</title><content type='html'>&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-4995911520456731166?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/4995911520456731166/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/iyi-geceler.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4995911520456731166'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4995911520456731166'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/iyi-geceler.html' title='iyi geceler:)'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-5047238592816498684</id><published>2011-12-09T15:38:00.000+02:00</published><updated>2011-12-09T15:38:21.144+02:00</updated><title type='text'>tasarımsal denemeler...</title><content type='html'>Hadi dedim, blog tasarımım çok sade, biraz renklendireyim, ohooo, kayboldum tabi içinde, en güzeli sadesiymiş. Eski haline de dönemedim, işte şimdi başlıkta bar bar bağıran bir vişne rengim var, bulabildiğim en sadesi bu oldu, dur bakalım, gene değiştiririm elbet de, şimdilik bu idare eder ...&lt;br /&gt;Bugünkü yazı bu değil, bu bir ara nağme:)&lt;br /&gt;Hadi görüşürüz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-5047238592816498684?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/5047238592816498684/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/tasarmsal-denemeler.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/5047238592816498684'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/5047238592816498684'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/tasarmsal-denemeler.html' title='tasarımsal denemeler...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-80723753909288300</id><published>2011-12-08T23:53:00.000+02:00</published><updated>2011-12-08T23:53:32.184+02:00</updated><title type='text'>insan doğası</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Ph3mJv5WSkQ/TuEsC9EH-II/AAAAAAAAAOw/vtLnwXavZwc/s1600/Tehlikeli-I%25CC%2587lis%25CC%25A7ki-filmi-izle.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-Ph3mJv5WSkQ/TuEsC9EH-II/AAAAAAAAAOw/vtLnwXavZwc/s320/Tehlikeli-I%25CC%2587lis%25CC%25A7ki-filmi-izle.jpg" width="220" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu akşam,&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;a href="http://www.beyazperde.com/filmler/film-132376/"&gt;Tehlikeli İlişki&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;(&lt;i&gt;A Dangerous Method)&lt;/i&gt; adlı filme gittik. Film;&amp;nbsp;özet olarak&amp;nbsp;Freud ve Jung dönemini , psikanalizin doğuşunu anlatıyor.&lt;br /&gt;Güzel filmdi. Freud ve Jung'u tekrar okumak istedim.&lt;br /&gt;Şu insan doğası ne kadar karmaşık... Şu an biraz yorgun hissediyorum...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&amp;amp;ArticleID=1071164&amp;amp;Yazar=FAT%DDH%20%D6ZG%DCVEN&amp;amp;Date=05.12.2011&amp;amp;CategoryID=113"&gt;Fatih Özgüven&lt;/a&gt; de filmle ilgili bir eleştiri yazısı yazmış. Beğendim, okumak isterseniz Fatih'e tık...&lt;br /&gt;Hadi iyi geceler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-80723753909288300?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/80723753909288300/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/insan-dogas.html#comment-form' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/80723753909288300'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/80723753909288300'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/insan-dogas.html' title='insan doğası'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Ph3mJv5WSkQ/TuEsC9EH-II/AAAAAAAAAOw/vtLnwXavZwc/s72-c/Tehlikeli-I%25CC%2587lis%25CC%25A7ki-filmi-izle.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-8734365076978269986</id><published>2011-12-08T01:04:00.000+02:00</published><updated>2011-12-08T01:04:25.543+02:00</updated><title type='text'>ashura</title><content type='html'>Blogu yazarken bir taraftan da bugün yaptığım aşureyi yiyorum. Bugün suları içtik, yağmurda yürüyüş yaptık, oldu mu şu vakitte şimdi bu aşure? oldu oldu, pek güzel oldu...&lt;br /&gt;Hürrem'i izleyince, geçe kaldık yazmaya bu akşam.&lt;br /&gt;Bugün bir sunum hazırlamam gerektiği için, evden çalıştım. Çalıştım diyorum ama konsantre olana kadar öğleyi buldum. Bazen yapman gereken bir iş vardır ve sen onu yapmamak için binbir iş icat edersin ya, bugün aşure de güzel bir icat oldu bana.&lt;br /&gt;Aşure sevdiğim tatlılardan, anneminkini çok severim, istiyorum ki, birkaç yemek ve tatlıda da olsa, bazı şeyleri ben de sürekli ve güzel yapayım. Bir de kızı olan aşure yaparmış diye bir hikaye duydum, doğru ya da değil, hoşuma gidiyor bu hikaye, ben de o bahaneyle bazı seneler aşure yapmaya kalkışıyorum.&lt;br /&gt;Dün geceden ıslamıştım malzemeleri, tencerenin içine malzemeleri kattıkça, keyiflendim, terapi gibi geldi. Tabi malzemeler pişince,&amp;nbsp;bir güzel şiştiler. 2 tencere kullanmak durumunda kaldım. Şekeri biraz kaçırdım gibi geldi baştan, tüm malzemeler karışınca, kıvamı tutturdum sanırım. Hoş şu an yediğim aşure, bütün suyunu çekmiş durumda ama olsun tadı güzel. Üstelik Defne ve Mit severek yediler, Defne yediyse, sınıfı geçmişimdir. Komşulara bile dağıttım. Allah kabul etsin dediler ama o maksatla yapmamıştım, gene de anlatmaya kalkmak da çok anlamlı olmayacaktı. &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/A%C5%9Fure_G%C3%BCn%C3%BC"&gt;Aşure günü &lt;/a&gt;de nasıl bir günmüş öyle, yok yok yani o günde...&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-0CLknn40i7Y/Tt_vrr10LII/AAAAAAAAAOk/1mQzFJ2-J0o/s1600/DSC00054.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-0CLknn40i7Y/Tt_vrr10LII/AAAAAAAAAOk/1mQzFJ2-J0o/s320/DSC00054.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Geçmiş yıllarda &lt;a href="http://sanatkop.com/index.php/ashura/"&gt;Ashura&lt;/a&gt; diye bir oyuna gitmiştik Garaj İstanbul'da, oyun Anadolu'daki kültürlerin, konuşulan dillerin zenginliği ve kaybolmakta olan değerler üzerineydi, etkileyici bir oyundu. Sonunda da aşure veriyorlardı, o geldi şimdi aklıma...&lt;br /&gt;Kitabı anlatmak yarına kaldı...&lt;br /&gt;Hadi iyi geceler,&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-8734365076978269986?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/8734365076978269986/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/ashura.html#comment-form' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8734365076978269986'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8734365076978269986'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/ashura.html' title='ashura'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-0CLknn40i7Y/Tt_vrr10LII/AAAAAAAAAOk/1mQzFJ2-J0o/s72-c/DSC00054.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-299522100743252919</id><published>2011-12-07T00:07:00.000+02:00</published><updated>2011-12-07T00:07:04.157+02:00</updated><title type='text'>her canlı ölümü tadacaktır.</title><content type='html'>Başlıktaki yazının nerede yazdığını bilir misiniz? Zincirlikuyu mezarlığının kapısında yazılıdır. Benim bu yazıyı ilk okumam hafif trajikomik bir şekilde olmuştu. Üniversite için İstanbul'a ilk geldiğimde, İstoş'un her yeri bana pek bir büyülü geliyordu. Zincirlikuyu civarına geldiğimde de, "ne kadar güzel burası, yemyeşil bir yer, neresi burası acaba" diye düşünürken, işte bu yazıyla karşılaştım ve anladım neresi olduğunu:)&lt;br /&gt;Nereden çıktı bu ölüm konusu şimdi diyeceksiniz belki?&lt;br /&gt;Bu akşam yemekte ondan bundan konuşurken pat diye Defne konuyu açıverdi:&lt;br /&gt;"Anne ben ne zaman ölücem?"&lt;br /&gt;"O da nerden çıktı şimdi?" (Şoklardayız, bu soruya çalışmamıştık henüz)&lt;br /&gt;"Merak ediyorum""Hayattan gitmek mi demek?"&lt;br /&gt;"Sen nerden duydun bunları?"&lt;br /&gt;"Kendim soruyorum, bi yerden duymadım.&lt;br /&gt;"Ne zaman öleceğimizi bilemeyiz ancak genelde yaşlanınca ölürüz."&lt;br /&gt;"Kraliçe Elizabeth hala yaşıyor ama"&lt;br /&gt;"Bazı insanlar çok uzun yaşar, 100 yaşına kadar yaşayan insanlar var."&lt;br /&gt;"Yüz müüüü? Çokmuş""Ben ölmek istemiyorum."&lt;br /&gt;"Hepimiz öleceğiz, bebek olarak doğar, çocuk, genç, yetişkin olarak yaşar, sonra da yaşlanınca ölürüz, bitkiler, hayvanlar gibi, onlar da ölür... (Hebe hübe, çok kitap cümleleri kuruyorum, Defne çok üstüme gelme, ne diyeceğimi bilemiyorum)&lt;br /&gt;"Acaba en uzun yaşayan hayvan hangisi Defne?" (Hooop değiştirdim konuyu, Mit'in daha derin açıklamaları olacaktı ama neyse ki Defne'nin ilgisini dağıttım.)&lt;br /&gt;Uzun ömürlü hayvanlarla ilgili tahminlerde bulunduk, sonra da internetten baktık, sizce en uzun süre yaşayan hayvan hangisi? Birkaç örnek;&lt;br /&gt;-Bir kaplumbağa türü 120 yaşına kadar yaşarmış.&lt;br /&gt;-Bir karga türünün 150 yaşına kadar tespit edilmiş. (buna pek inanamadım nedense?)&lt;br /&gt;-Gene bir fil türü 72 yıl yaşarmış.&lt;br /&gt;-At 50 sene, köpek 50 sene...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse bugünü atlattık, sonra Mit'le konuşurken ölümle ilgili ne dememiz&amp;nbsp;gerekir acaba diye düşündük. "Uzun süreli uyku" geldi aklıma. Birkaç kitaba bakmak gerek, ben okuduğum hamilelik kitaplarının doğum bölümlerini de okumaktan hafif kaçardım, sanırım bu bölümden de kaçıyorum biraz ama ölümden kaçış yok:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok yok, zaten öleceğiz, güzel güzel yaşayalım, itişip kakışmayalım, sevelim sevilelim diyim en iyisi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün Zeki Müren'in doğumgünüymüş. Anısına birkaç şarkısını dinledim. Bahçevan filminin şarkısını da sizinle paylaşıyorum. Hey gidi günler hey...&lt;br /&gt;Sizin aklınıza gelen ilk Zeki Müren şarkıları neler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe frameborder="0" height="360" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/x4pgnp" width="480"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x4pgnp_zeki-muren-bahcevan1-www-zekimuren_music" target="_blank"&gt;Zeki Müren - Bahçevan1 - www.zekimuren.net&lt;/a&gt; &lt;i&gt;ile &amp;nbsp;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/ssonmez" target="_blank"&gt;ssonmez&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın bir kitaptan bahsetmek istiyorum, bakalım yarın ola hayrola...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-299522100743252919?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/299522100743252919/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/her-canl-olumu-tadacaktr.html#comment-form' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/299522100743252919'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/299522100743252919'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/her-canl-olumu-tadacaktr.html' title='her canlı ölümü tadacaktır.'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-4893141477447843654</id><published>2011-12-05T22:54:00.000+02:00</published><updated>2011-12-05T22:54:30.695+02:00</updated><title type='text'>gerçekten yok böyle dans!</title><content type='html'>Bugünkü yürüyüşümü yapacak vaktim olmadı, evde dans edeyim en iyisi dedim. Sonuçta maksat hareket etmek değil mi? Dansı da severim. Raslantı bu ya, TV'de de "Yok Böyle Dans" programı var. Bu programı birkaç kez seyretmiştik. Hatta Defne dans etmeyi çok seviyor diye, onun da bir süre programı seyretmesine izin vermiştik. Uzatmayayım, "hadi bu müziklerde dans edeyim" dedim. Jürimde kim var dersiniz? Tabi ki Defne! Bu insanlar sadece dans etse, aslında güzel bir program olabilir ancak başta sunucular olmak üzere, çok bayıltıcı konuşmalar oluyor. Neyse ben istifimi bozmadım ve 4 şarkı boyunca dans ettim! Yaptıkları figürleri yapmayı denedim biraz, canım çıktı. Aralardaki uzun konuşma seanslarında da dansıma devam ettim bi şekilde, walla iyi geldi:)&lt;br /&gt;Yalnız jüri üyem çok acımasızdı.&lt;br /&gt;Dans etmek için hazırlandığımı görünce, "Sana ancak 1 verirler" dedi.&lt;br /&gt;Moralimi bozmadım.&lt;br /&gt;İlk dansıma 0 puan verdi.&lt;br /&gt;2. dansımdan sonra "üzüldün, yükselteyim bari, 1" dedi.&lt;br /&gt;3. dansımda "bu sefer beğendim, 4" dedi.&lt;br /&gt;4. dansta dayanamadı, o da kalktı, benimle dans etti, dans yönetimi ondaydı tabi. Puanım oldu 9:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünlük bu kadar, biraz okuyacağım. Foto çekme işi biraz zorlama oluyor sanırım, bugün foto çekmediğimi farkedince, balkondaki sıklamenleri çektim akşam. Çok vefakar çiçekler, 3 senedir, şıkır şıkır açıyorlar, hatırası olsun en azından:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Vn5HydYhSdg/Tt0us5uHxCI/AAAAAAAAAOc/PrLk1-oa35Q/s1600/DSC00046.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="228" src="http://4.bp.blogspot.com/-Vn5HydYhSdg/Tt0us5uHxCI/AAAAAAAAAOc/PrLk1-oa35Q/s320/DSC00046.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hadi iyi geceler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-4893141477447843654?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/4893141477447843654/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/gercekten-yok-boyle-dans.html#comment-form' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4893141477447843654'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4893141477447843654'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/gercekten-yok-boyle-dans.html' title='gerçekten yok böyle dans!'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Vn5HydYhSdg/Tt0us5uHxCI/AAAAAAAAAOc/PrLk1-oa35Q/s72-c/DSC00046.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-644568743062577631</id><published>2011-12-05T00:27:00.000+02:00</published><updated>2011-12-05T00:27:16.024+02:00</updated><title type='text'>Dogi ile bir haftasonu...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-TuLytbDyKbU/Ttvsg13-IPI/AAAAAAAAANw/4e_Mt4i3nSk/s1600/DSC00014.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-TuLytbDyKbU/Ttvsg13-IPI/AAAAAAAAANw/4e_Mt4i3nSk/s1600/DSC00014.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-9zDz4Kt0b9w/Ttvs3iZ9u4I/AAAAAAAAAN8/jaTZ_iLL2Ck/s1600/DSC00016.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-9zDz4Kt0b9w/Ttvs3iZ9u4I/AAAAAAAAAN8/jaTZ_iLL2Ck/s200/DSC00016.JPG" width="133" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-428uThlP_Jo/Ttvt5FtUDdI/AAAAAAAAAOU/S92iah9HVl8/s1600/DSC00039.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://2.bp.blogspot.com/-428uThlP_Jo/Ttvt5FtUDdI/AAAAAAAAAOU/S92iah9HVl8/s200/DSC00039.JPG" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-TuLytbDyKbU/Ttvsg13-IPI/AAAAAAAAANw/4e_Mt4i3nSk/s200/DSC00014.JPG" width="133" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şafak sayar gibi, her günü başlıkta belirtmeye gerek yok sanki? Ayın kaçıysa o gündeyiz işte:)&lt;br /&gt;Dogi kim derseniz, Dogi; Defne'nin okulunda karmaşık bir sırayla, her gün başka bir çocuğun evine misafirliğe giden peluş bir aslan! Dogi'nin bize 2. gelişi. Çocuklar için Dogi'nin ziyareti çok kıymetli anladığım kadarıyla, bize de 2 keredir haftasonu geliyor, yani çok şanslıyız. Biz de kendisine hizmette kusur etmemeye çalışıyoruz. Birlikte kulaktan kulağa bile oynadık (Defne, bir şekilde iletişimi sağladı:) Defne'nin Dogi'ye taktığı küpeler, bilezikler, gözlüklerle Dogi aslandan çok maymuna döndü ama bir tarzı da oldu kabul etmeliyim! Defne'nin söylediğine göre Dogi de peynir ve zeytin sevmiyormuş, o da beyaz ekmek, reçel, yumurta, kurufasulye, pilav ve bolonez makarna seviyormuş, bak sen? Dogi  kendisine ilk defa küpe takan biri olduğu için çok mutlu olmuş. Dogi'nin bir de kız arkadaşı varmış...Güzel güzel yazıyor hikayeleri Defne...&lt;br /&gt;Dogi bugün bizimle Emirgan'da kahvaltıya, parkta yürüyüşe, organik pazara gitti ve çok yoruldu. Defne'yle serildiler yatağa.&lt;br /&gt;Bugün pazar günü için biraz aktif bir gün oldu gerçekten.&lt;br /&gt;Meloşlar'a 2 saatliğine Defne'yi bırakabileceğimizi öğrenince, bir de &lt;a href="http://www.entelkoy.com/"&gt;Entelköy Efeköy'e Karşı&lt;/a&gt;&amp;nbsp;adlı filme gittik. Organik pazardan sonra gitmemiz komik oldu, filmde biraz kendi halimize güldük anlayacağınız. Verilmek istenen mesajları biraz didaktik bulsam da, keyifli bir filmdi.  Yönetmen Yüksel Aksu'nun &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dondurmam_Gaymak"&gt;Dondurmam_Gaymak&lt;/a&gt; filmini de severek izlemiştim. Ayrıca şu an geçici de olsa, &lt;a href="http://www.leylailemecnundizisi.com/"&gt;Leyla ve Mecnun&lt;/a&gt; dizisinin yönetmeni olması da kendisine olan sempatimi arttırıyor. Bu arada, Leyla ile Mecnun'un esas yönetmeni Onur Ünlü'nün &lt;a href="http://www.celaltanveailesininasiriaciklihikayesi.com/"&gt;"Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi"&lt;/a&gt; filminden bahsetmezsem ayıp olur. Türkiye'de de böyle başarılı absürd komedi filmleri çekilebiliyormuş demek. Filmin Eskişehir'de geçmesi de hoşuma gitti. Halaa filmle ilgili bazı kareler aklıma geldikçe gülüyorum. Onur Ünlü hasta imiş, umarım biran önce iyileşir. &lt;br /&gt;Bugünkü filmden bir müzik ekleyerek ayrılıyorum aranızdan. &lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/PSJpn1OnDGg" width="560"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın görüşmek üzere...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-644568743062577631?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/644568743062577631/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/dogi-ile-bir-haftasonu.html#comment-form' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/644568743062577631'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/644568743062577631'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/dogi-ile-bir-haftasonu.html' title='Dogi ile bir haftasonu...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-9zDz4Kt0b9w/Ttvs3iZ9u4I/AAAAAAAAAN8/jaTZ_iLL2Ck/s72-c/DSC00016.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-3208825010161827707</id><published>2011-12-03T22:12:00.000+02:00</published><updated>2011-12-03T22:12:19.302+02:00</updated><title type='text'>3. gün ...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-YREIuRbnF0Q/TtqA26WfpXI/AAAAAAAAANk/0BcHCqO8Eqs/s1600/image-jekyll.jpg" imageanchor="1" style="clear:left; float:left;margin-right:1em; margin-bottom:1em"&gt;&lt;img border="0" height="177" width="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-YREIuRbnF0Q/TtqA26WfpXI/AAAAAAAAANk/0BcHCqO8Eqs/s200/image-jekyll.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafa kazan! Yatarak yazabiliyorum ancak. Bütün günü leyla gibi geçirdim.&lt;br /&gt;Dün gece kızlarla dışarı çıkmıştık. İçelim güselleşelim derken, kopup gitmişim. Çoooook uzun zamandır böyle sarhoş olmamıştım. Bir şey değil ne zaman koptuğumu ne ben ne çevremdekiler anladı. Ama ayağa kalkınca herşey anlaşıldı tabi! Çok şanslıyım ki, müthiş arkadaşlarım var.Gecelerini sarhoş arkadaşlarını ayıltmakla geçirmeyi planlamıyorlardı muhtemelen ama sağolsunlar sayelerinde gözümü açabildim. Hoş Sibel sabahki emekleme hallerimi de biliyor ama o kadar detaya girmeyeyim artık... &lt;br /&gt;Sabah Defne beni evde göremeyince, Mit Defne'ye evde olmama sebebimi açıklamış. İşte "eğlencede içkiyi biraz kaçırmış annen, Sibel'de kalmış vs..." "Eğlenmek demek içki içmek mi demek?İçmeseymiş" diye söylenmiş Defne:)&lt;br /&gt;Neyse, bir müsibet bin nasihattan iyidir derler ya, 30 günlük plana alkol almamayı da ekleyeceğim. Gerçekten alkol sınırı aşınca iyi olmuyor. Ben bile Dr.Jekyll-Mr Hide tarzı bir değişime giriyorum ki, kendimden korkuyorum.&lt;br /&gt;Bugüne gelirsek, bugün hava harikaydı, taksiyle eve dönüyordum, son dakikada kaptanı Caddebostan sahil tarafına döndürdüm. Buğulu kafayla bir banka oturdum, gözlerimi kapadım ve güneşin tadını çıkarmaya çalıştım. Başta çok parlak değildim ancak sonra kağnı hızında da olsa, yürüyüş bile yaptım. Defne'yle Mit de geldi sonra sahile. Tabi Defne'nin enerjisine bugün hiç ayak uyduramadım. Neyse ki, o da halimden anladı biraz, evde bana kitaplar okudu. Ben de ara ara uyuklayabildim bu sayede. Ama günün sonunda, "sen de bugün benimle hiç ilgilenmedin" diye lafını koydu da yattı.  &lt;br /&gt;Olabilir Defne'cim, insanız işte. &lt;br /&gt;Fotoları çekiyorum ancak şu an yükleyecek durumum yok. topluca yüklerim bu gidişle...&lt;br /&gt;Defne'nin çok sevdiği Katy Perry'nin HotN Cold parçasıyla aranızdan ayrılıyorum.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=kTHNpusq654"&gt;http://www.youtube.com/watch?v=kTHNpusq654&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi herkes kendine iyi baksın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-3208825010161827707?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/3208825010161827707/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/3-gun.html#comment-form' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3208825010161827707'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3208825010161827707'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/3-gun.html' title='3. gün ...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-YREIuRbnF0Q/TtqA26WfpXI/AAAAAAAAANk/0BcHCqO8Eqs/s72-c/image-jekyll.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-7444632000187978308</id><published>2011-12-02T16:02:00.000+02:00</published><updated>2011-12-02T16:14:28.625+02:00</updated><title type='text'>2.gün fıııırrrlatmaaa beni!</title><content type='html'>Selam,&lt;br /&gt;Bugün eve geç döneceğim için, şimdiden yazayım istedim.&lt;br /&gt;Günüm iş sebebiyle Viaport civarında geçti, yani uzun süre TEM'de memleketimin estetik dolu binalarını seyretme fırsatı buldum. Neyse olumsuz bir cümle yok...&lt;br /&gt;Gözüm gönlüm açılsın diye, birkaç foto çektim bahçemizden. Mucizeler yaratmasa bile bu 30 gün, farkındalığımın artmasına yarayacak o kesin...&lt;br /&gt;Bugün için aşağıdaki şarkı ve klibi seçerek huzurlarınızdan ayrılıyorum, yorumu size bırakıyorum ancak youtube'daki yorumları da okumanızı tavsiye ederim;)&lt;br /&gt;Sevgiler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=po6PS-7Q1XM"&gt;http://www.youtube.com/watch?v=po6PS-7Q1XM&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-7444632000187978308?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/7444632000187978308/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/2gun-frrrlatmaaa-beni.html#comment-form' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7444632000187978308'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7444632000187978308'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/2gun-frrrlatmaaa-beni.html' title='2.gün fıııırrrlatmaaa beni!'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-170271450303633638</id><published>2011-12-02T00:10:00.000+02:00</published><updated>2011-12-02T00:10:15.276+02:00</updated><title type='text'>ilk günün panlığı</title><content type='html'>12 olmadan yazmalıyıııım:) &lt;br /&gt;Evet ilk günde, birdenbire hayatım değişmedi elbet ancak günde kaç bardak su tükettiğimin bile farkına varmak iyi geldi!&lt;br /&gt;Yeterli su içtiğimi sanırdım, bugün baktım, 5. bardak suyu daha yeni bitirmişim.&lt;br /&gt;Bugün TEDx'in İstanbul'da düzenlediği, kadınlarla ilgili bir söyleşiye gidecektim. Gittim de, ancak söyleşi, programda belirtilen vakitten 1 saat sonra başlayacağı için biraz canım sıkıldı. Sonra videodan seyrederim dedim ve çıktım. Bu kararıma şaştım aslında, çünkü Salt Galata'nın yerine ulaşmak bile oldukça fazla zamanımı almıştı. Neyse öyle karar verdim. Bu söyleşiden bahsedemeyeceğim yani bugün:) &lt;br /&gt;Şişhane taraflarında bugünkü fotoğrafımı da çektim, sanat eseri olduğu söylenemez ama çektim işte!&lt;br /&gt;Şanslıyım ki, karşıya trafik çok bastırmadan geçebildim. Acıbadem Hastanesi'nin yanında küçük bir park var. Dedim bugün yarım saatlik yürüyüşümü burada yapayım. İyi dedim de, kıyafet işini biraz daha düşünmem gerekecek sanırım. Tamam, topuksuz çizme giymeyi akıl ettim bugün ama akşamın ayazında mini etekle yürümek pek akıllıca olmadı tabi! Çantayı da yoketmek gerek. Yarına daha hazırlıklı olacağım!&lt;br /&gt;Bugün çok uzun zamandır göremediğim canım kuzenimle, Skype üzerinden de olsa bol bol konuşabildik, günümüz güzelleşti.&lt;br /&gt;İlk gün biraz panlıklar yaptım tabi ama bu düzen bir süre sonra akışa oturur gibi geliyor bana...&lt;br /&gt;Hadi bakalım, iyi geceler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-170271450303633638?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/170271450303633638/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/ilk-gunun-panlg.html#comment-form' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/170271450303633638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/170271450303633638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/12/ilk-gunun-panlg.html' title='ilk günün panlığı'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-6268667119309952488</id><published>2011-11-30T15:57:00.000+02:00</published><updated>2011-11-30T15:57:36.710+02:00</updated><title type='text'>30 günlüğüne yeni birşeyler deniyorum...</title><content type='html'>kaşındım, TED konuşmalarından ilgimi çeken bir konuşma olur mu diye bakınıyordum veeee ekteki videoyu buldum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha iyisini, daha içime sineni yapmak için ertelediğim birçok şeyi, minik minik aralık ayı boyunca yapmayı kafama koydum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neler yapacağım?&lt;br /&gt;-bloga her gün yazacağım, az da olsa her gün!bazen sadece merhaba da olabilir tabi:)&lt;br /&gt;-her gün foto çekeceğim (bu aksiyon fikrini matt abiden aldım ama hoşuma gitti, belki her gün çektiğim fotolardan bloga koyarım;)&lt;br /&gt;-her gün yarım saat yürüyeceğim. (spor yaptığım günleri yürümeye sayarım.)&lt;br /&gt;-her gün en az 50 sayfa kitap okuyacağım. (kitap okuyorum elbet ancak bazen elime alacak halim olmuyor yorgunluktan, böyle sayfa okuma baskısına da gelemem ben ama, neyse şimdilik 50 diyeyim, kitabına göre bu artar azalır, pek net olmadım sanki?:)&lt;br /&gt;-her gün en az 5 bardak su içeceğim. (su içiyorum ama günde ne kadar içtiğimin farkında değilim.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neleri yapmayacağım?&lt;br /&gt;bu maddeler hemen aklıma gelmedi, geldikçe yazarım;&lt;br /&gt;-gece çok geç yatmayacağım.&lt;br /&gt;-internete saatlerce takılıp kalmayacağım.&lt;br /&gt;-...&lt;br /&gt; hadi bakalım iyi aralık'lar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="526" height="374"&gt;&lt;param name="movie" value="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="bgColor" value="#ffffff"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="flashvars" value="vu=http://video.ted.com/talk/stream/2011U/Blank/MattCutts_2011U-320k.mp4&amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/MattCutts-2011U.embed_thumbnail.jpg&amp;vw=512&amp;vh=288&amp;ap=0&amp;ti=1183&amp;lang=&amp;introDuration=15330&amp;adDuration=4000&amp;postAdDuration=830&amp;adKeys=talk=matt_cutts_try_something_new_for_30_days;year=2011;theme=how_we_learn;event=TED2011;tag=Culture;tag=success;&amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;" /&gt;&lt;embed src="http://video.ted.com/assets/player/swf/EmbedPlayer.swf" pluginspace="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" bgColor="#ffffff" width="526" height="374" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" flashvars="vu=http://video.ted.com/talk/stream/2011U/Blank/MattCutts_2011U-320k.mp4&amp;su=http://images.ted.com/images/ted/tedindex/embed-posters/MattCutts-2011U.embed_thumbnail.jpg&amp;vw=512&amp;vh=288&amp;ap=0&amp;ti=1183&amp;lang=&amp;introDuration=15330&amp;adDuration=4000&amp;postAdDuration=830&amp;adKeys=talk=matt_cutts_try_something_new_for_30_days;year=2011;theme=how_we_learn;event=TED2011;tag=Culture;tag=success;&amp;preAdTag=tconf.ted/embed;tile=1;sz=512x288;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-6268667119309952488?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/6268667119309952488/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/11/30-gunlugune-yeni-birseyler-deniyorum.html#comment-form' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6268667119309952488'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6268667119309952488'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/11/30-gunlugune-yeni-birseyler-deniyorum.html' title='30 günlüğüne yeni birşeyler deniyorum...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-3651726843726967061</id><published>2011-11-30T14:41:00.000+02:00</published><updated>2011-11-30T14:46:26.585+02:00</updated><title type='text'>defne'nin hediyesi</title><content type='html'>o kadar zaman bloga girmezsen, şifren bile unutulur gider işte füs...şifreyi yenileyene kadar göbeğim çatladı!&lt;br /&gt;oysa ki sadece, defne'nin dayıma ve meloş'a hediye ettiği resmi koyacaktım bloga...&lt;br /&gt;defne geçenlerde ilk defa meloşlar'da yatılı olarak kalacaktı, çok heyecanlıydı, onlara bir resim yapacağım dedi ve bu resmi yapıverdi.&lt;br /&gt;çok söze gerek yok, resmin bir yanında elele tutuşmuş dayım ve meloş, diğer yanında mutlu ve huzurlu defne var, çiçek filan da götürdüğümüz yoktu dayımlara ama öyle çizmek istemiş:) özellikle yüz ifadeleri çok hoşuma gitti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-si2WDGVr5eg/TtYiQhDlX9I/AAAAAAAAAMo/SlRm-xGyG9Q/s1600/Defne%2B2011%2BKas%25C4%25B1m%2B2%2B%25282%2529.jpg" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="288" width="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-si2WDGVr5eg/TtYiQhDlX9I/AAAAAAAAAMo/SlRm-xGyG9Q/s400/Defne%2B2011%2BKas%25C4%25B1m%2B2%2B%25282%2529.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;normalde "I love" yerine "love I"'ı tercih ediyor defne, netekim resmi koyduğu zarfta kendi tarzına dönmüş:)&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-V9lGuD096j4/TtYlhULHUzI/AAAAAAAAAM0/zXCbfuRqfx8/s1600/Defne%2B2011%2BKas%25C4%25B1m%2B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left:1em; margin-right:1em"&gt;&lt;img border="0" height="230" width="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-V9lGuD096j4/TtYlhULHUzI/AAAAAAAAAM0/zXCbfuRqfx8/s320/Defne%2B2011%2BKas%25C4%25B1m%2B1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-3651726843726967061?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/3651726843726967061/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/11/defnenin-hediyesi.html#comment-form' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3651726843726967061'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3651726843726967061'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/11/defnenin-hediyesi.html' title='defne&apos;nin hediyesi'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-si2WDGVr5eg/TtYiQhDlX9I/AAAAAAAAAMo/SlRm-xGyG9Q/s72-c/Defne%2B2011%2BKas%25C4%25B1m%2B2%2B%25282%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-2462661993961004752</id><published>2011-09-26T00:51:00.000+03:00</published><updated>2011-09-26T00:53:00.438+03:00</updated><title type='text'>şimdi okullu olduk...</title><content type='html'>Hani dönüşümüz muhteşem olmuştu, olmuşsa da,sönüşümüz çabuk olmuş:)&lt;br /&gt;Neyse Eylül ayındaki 2. yazımız olacak, buna da şükür...&lt;br /&gt;Yazmak için konu başlıklarını belirttiğim konuların kimi güncelliğini kaybetti, bu arada gündeme yeni konular geldi oturdu!&lt;br /&gt;O yüzden hala yazmak istediğim şeyleri yazacağım. Mesela;Patti Smith'in yazdığı &lt;a href="http://www.idefix.com/kitap/coluk-cocuk-patti-smith/tanim.asp?sid=YMDY9VLE00IV8XO8EXEM"&gt;"Çoluk Çocuk"&lt;/a&gt; kitabından çok etkilendim. Patti Smith, Robert Mapplethorpe ile yaşadıkları dönemin hikayesini yazmış. Çok samimi ve naif bir dille yazmış, özellikle aralarındaki ilişkinin gücü beni çok etkiledi. Yolları ayrılsa bile, birbirlerinden hiç kopmamaları, birbirlerini her zaman ve her şekilde oldukları gibi kabul etmeleri,koruyup kollamaları gerçekten hayranlık uyandırıcı.Patti Smith'in çok sadık bir dinleyicisi değildim ancak bu kitabı okuduktan sonra, kadına duyduğum sempati ve saygının arttığını kesinlikle söyleyebilirim.&lt;br /&gt;"Taş Devri Diyeti"'ni bir sonraki yazıda ayrıntılı olarak yazacağım.&lt;br /&gt;,&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ttcg5nLDyLE/Tn-hsuqorPI/AAAAAAAAAMg/6V82SWfudTk/s1600/IMG00362-20110917-1754.jpg" imageanchor="1" style=""&gt;&lt;img border="0" height="296" width="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-ttcg5nLDyLE/Tn-hsuqorPI/AAAAAAAAAMg/6V82SWfudTk/s320/IMG00362-20110917-1754.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Gündeme oturan en önemli konu ise; yaklaşık 2-3 hafta önce başlayan Defne'nin anaokulu! Evet Defne kendi deyimiyle artık "hazırlık" sınıfına gidiyor.Okul seçimi detaylarına hiç girmeyeceğim. Bu okulu seçmemizin en önemli nedeni, okulun eve yürüyüş mesafesinde olması. Defne'yi okula yürüyerek götürüp geliyoruz. Zaten eskiden hepimiz evimize en yakın okula gitmez miydik? Neyse,sabah herkes servislerle, arabalarla okula yetişmeye çalışırken, Defne ile sohbet ederek okula gitmek hoşuma gidiyor. Sabahları okuldaki tavşanlara marul veriyoruz bazen,kümesteki diğer hayvanlara selam veriyoruz...İşte bu sabah ritüeli bile iyi geliyor bana. Bu tabloya bakıp hemen okula adapte olduğumuzu sanmayın tabi. Defne çabuk adapte olmuş görünüyordu ancak geçen gün okul saatlerinin uzunluğu yüzünden siniri bozulmuş, yemekte &lt;i&gt;"anne okulu seviyorum ama bu kadar uzun zaman okulda kalmak zorunda mıyım?"&lt;/i&gt; diyip ağlamaya başladı. Ah yavrum haklı tabi,8.20-16.20 arası okulda. Biz yarım gün gider gelirdik okula onun yaşındayken. Mithat'la kendi çocukluğumuzdan, öğrenciliğimizden bahsettik Defne'ye. Biraz rahatladı, sevmediği öğretmenler varmış, onları söyledi.Bizim de sevmediğimiz hocalar vardı Defne dedim ben ve bunu duyunca yüzü aydınlandı yavrumun. Aslında düşünüyorum da bende iz bırakan doğru dürüst pek bi hocam bile olmamış. Ne yazık... &lt;br /&gt;Bizim okula adaptasyonumuza gelince, Mithat bana göre daha ılımlı, ben biraz daha tıktıkıyım. Önyargılı olmamaya çalışıyorum ancak hem velilerin bazılarında hem de okuldaki bazı yöneticilerde aynı tas aynı hamam ezberciliğini görüyorum. &lt;br /&gt;Oryantasyonda,okul müdürü kadın Türk çocuklarıyla ilgili yapılmış bir araştırmadan bahsetti. Türk çocukları, okul öncesi dönemde; yaratıcılıkları ile ülkeler bazında ilk sıralarda yer alırken, okul dönemiyle birlikte yaratıcılıkları en alt sıralara düşüyormuş...Yani Milli Eğitim süzgecinden geçen her çocuk mis gibi oluyor, yok birbirimizden farkımız kıvamına getiriliyorlar, ne hoş, sonrasında da zaten çoğunluk içinde mutlu mesut yaşayıp gidiyoruz...&lt;br /&gt;Ben ezberci eğitimden çok çektim sorgulamayı taaa üniversitede öğrendim diyebilirim tam anlamıyla. O yüzden birşeyler gerçekten değişsin artık diyorum. Okul öncesi dönemde cin gibi olan çocuklarımızı yanlış sistemlerle köreltmeyelim, doğrularımızı gözden geçirelim, ezbere birşeyleri yapmayalım istiyorum. &lt;br /&gt;Umarım birşeyler değişmiştir eğitim sisteminde yıllar içinde... &lt;br /&gt;Gelişmelerle tekrar karşınızda olacağız,&lt;br /&gt;Hadi iyi geceler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-2462661993961004752?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/2462661993961004752/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/09/hani-donusumuz-muhtesem-olmustu-olmussa.html#comment-form' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2462661993961004752'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2462661993961004752'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/09/hani-donusumuz-muhtesem-olmustu-olmussa.html' title='şimdi okullu olduk...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-ttcg5nLDyLE/Tn-hsuqorPI/AAAAAAAAAMg/6V82SWfudTk/s72-c/IMG00362-20110917-1754.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-3930482307547272072</id><published>2011-09-05T23:41:00.000+03:00</published><updated>2011-09-06T02:08:39.281+03:00</updated><title type='text'>bu kez fena dinlendim...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Wbd3V5Cf9fM/TmVPNo6v9DI/AAAAAAAAAMY/iwTOa9b0YaQ/s1600/kabakum.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 240px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5649008403346879538" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-Wbd3V5Cf9fM/TmVPNo6v9DI/AAAAAAAAAMY/iwTOa9b0YaQ/s320/kabakum.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;     &lt;div&gt;Neredeyse 1 sene olmuş yazmayalı...vay ki vay!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uzatmıyorum, başladım işte tekrar yazmaya...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bugün Ege'nin sessiz sakin beldesi Kabakum'dan İstoş'a döndük. Çoğunluğun aksine hareket ettiğimiz için, giderken de dönerken de,yolda bayram trafiğine yakalanmadık. Çok akıllıyız diye yazmıyorum bunu, öyle denk geldi ama hep böyle denk getirmeliyiz, akıllı olmalıyız:) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Annemler bu yaz Kabakum'da ev tutmamış olsa, bayramda İstoş'un boş halinin keyfini çıkarırdık herhalde...Ama iyi ki gitmişiz, bayram kalabalığının, gürültüsünün hiç yaşanmadığı , belirli bir zaman diliminde(70'ler gibi) donmuş bir yer sanki burası. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu anlattığıma bakıp da müthiş bir beklenti yaratmayayım kimsede. Sadece çok sakin ve çok basit bir yer olması benim aradığım şeymiş, bana çok iyi geldi. Bol bol okudum, uyudum, 3 vakit elde bulaşık yıkadım, kızımla denizde saatlerce oynadım, boş boş durdum, çekirdek çitledim, Midilli üzerinden muhteşem gün ve ay batışlarını seyrettim, aileme doydum...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Diyeceğim o ki Kabakum'un sakin ortamında yakaladığım huzuru, İstoş'un hemencecik bozmasına izin vermeyeceğim. Bugün dönüş yolunda, her ne kadar blackberry sebebiyle bir hayli çalıştıysam ve şu ana kadar halaa işle meşgul olduysam da, ilk günden havluyu atmaya niyetim yok!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yazdıkça bilin ki direniyorum İstoş'un omuzlarıma koymaya çalıştığı yüklere!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şu anki ruh halimi, bir alıntı ile yansıtabilirim sanırım. &lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/18629695.asp"&gt;Kanat Atkaya &lt;/a&gt;tatile çıkarken, &lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.kitapokuyoruz.com/kitap/60984/Gundeste/"&gt;Ferhan Şensoy'un "Gündeste"&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; kitabından hoş bir şiir iktibas(alıntı demek imiş) etmiş, ben de ondan iktibas ediyorum bu güzel şiiri:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;günler çabuk geçiyor&lt;/div&gt;&lt;div&gt;saniyeler çok uzun&lt;/div&gt;&lt;div&gt;sıkı dur köhne bizans&lt;/div&gt;&lt;div&gt;arındım geliyorum&lt;/div&gt;&lt;div&gt;cevat şakir mavisi&lt;/div&gt;&lt;div&gt;artık derim değişti&lt;/div&gt;&lt;div&gt;sıkı dur yunan bizans&lt;/div&gt;&lt;div&gt;soyundum geliyorum&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ayvalık'ta van gogh sarısı&lt;/div&gt;&lt;div&gt;bir bekar adamın karısı&lt;/div&gt;&lt;div&gt;bir cigara düşüncenin yarısı&lt;/div&gt;&lt;div&gt;savulun geliyorum&lt;/div&gt;&lt;div&gt;kız kurusu zeytin ağacı&lt;/div&gt;&lt;div&gt;bıyıkta tuz kokusu&lt;/div&gt;&lt;div&gt;tozolun geliyorum&lt;/div&gt;&lt;div&gt;dikkat buyurun arkadaşlar&lt;/div&gt;&lt;div&gt;en güneyden geliyorum&lt;/div&gt;&lt;div&gt;bu kez fena dinlendim&lt;/div&gt;&lt;div&gt;sıkı dur köhne bizans&lt;/div&gt;&lt;div&gt;akşamüstü fütühata(fethe) geliyorum&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu arada, şiiri biraz araştırınca görüyorum ki, Kanat bu şiirin bazı kısımlarını sansürlemiş, kendi ruh haline uygun olan,edepli yerlerini alıntılamış şiirin:), şiirin bu halini okuyup sevdiğim için, şiiri onun yazdığı haliyle yazıyorum... Şiirin daha bir Ferhan Şensoy'luk kısımları da var ki, o kısımlarda bayaa güldüm. Merak edene Güldeste sayfa 156-157...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yazacaklarım var daha ama sonraki günlere artık...Kısaca başlıkları yazayım da, sonradan vazgeçmeyim yazmaktan, kendime söz vereyim:)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Dragos'ta şaşırtan bir deniz kabukları müzesi...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Bir Salzburg macerası...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Bir doktora gittim ve hayatım değişti... Taş Devri'ne Dönüş!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Beni günlerce düşündüren bir ilişki: Çoluk Çocuk Patti Smith...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Haydi iyi geceler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-3930482307547272072?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/3930482307547272072/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/09/bu-kez-fena-dinlendim.html#comment-form' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3930482307547272072'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3930482307547272072'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2011/09/bu-kez-fena-dinlendim.html' title='bu kez fena dinlendim...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-Wbd3V5Cf9fM/TmVPNo6v9DI/AAAAAAAAAMY/iwTOa9b0YaQ/s72-c/kabakum.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-8380912909950972678</id><published>2010-11-29T00:10:00.000+02:00</published><updated>2010-11-29T01:25:07.258+02:00</updated><title type='text'>havuçlu kek!</title><content type='html'>bu cumartesi defne ile &lt;a href="http://cafefernando.com/"&gt;cafe fernando' &lt;/a&gt;nun blogundan bir kek yapalım dedim. ama öyle hadi kek yapalım demekle olmuyormuş fernando'dan kek yapmak:) sözümona en basit keki seçtim kendimce, havuçlu kek! havuçlu kekin içinde bir ben yokum. tabi ki bütün malzemeleri bulamadım; vanilya özötü, taze muskat, üzüm çekirdeği yağı gibi malzemeler olmayınca, kek de kendi çapında bir kek oldu haliyle...hazırlanışı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim, pek yorulduk defne'yle. tabi kendi kendimize çıkardığımız zorluklar da vardı... 1 su bardağı beyaz, 1 su bardağı esmer şeker isteniyordu tarifte. esmer şeker sadece küp şeker olarak vardı, aman almayım ezerim olur biter dedim, onu ezmesi bile yetti:) tarifi harfiyen uygulamaya kalkmak neyine be füs, hele defne'yle? havuçlu kek yapacaksan da bu kadar iddialı olandan başlama di mi, 10 üzerinden 5 alır kekimiz, çok kabarmasa da güzel kokular yayıldı etrafa, içi pişti çiğ kalmadı, yiyebildik:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;keki yaparken, defne'yle defalarca bilgisayardan videosunu izlediğimiz ve söylediğimiz şarkı: &lt;strong&gt;athena'dan arsız gönül&lt;/strong&gt; (bayılıyor bu şarkıya, ben de seviyordum ama o kadar çok dinledik ki, bayıldım. defne videoda herkesin şarkıyı söylediğini görünce "aa anne bak herkes seviyormuş bu şarkıyı" dedi) izlemek ve dinlemek için &lt;a href="http://www.myspace.com/video/athenathena/athena-ars-z-g-n-l/106718950"&gt;tık!&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kek tarifini isterseniz... &lt;a href="http://cafefernando.com/turkce/havuclu-kek-tarifi/"&gt;tık&lt;/a&gt;!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte fotolar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fırından yeni çıktı!&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TPLfw8ghiXI/AAAAAAAAALM/-YjIuq0lg4s/s1600/DSC00040.JPG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 134px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5544740123215759730" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TPLfw8ghiXI/AAAAAAAAALM/-YjIuq0lg4s/s200/DSC00040.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kekin üstüne bol kar yağdı defne sayesinde...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TPLfxXIZRTI/AAAAAAAAALU/f2PPerrPWuw/s1600/DSC00043.JPG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 134px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5544740130362311986" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TPLfxXIZRTI/AAAAAAAAALU/f2PPerrPWuw/s200/DSC00043.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hımmm hadi yiyelim!&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TPLfxg387aI/AAAAAAAAALc/OQZfY1tEeQI/s1600/DSC00047.JPG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 134px; DISPLAY: block; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5544740132977700258" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TPLfxg387aI/AAAAAAAAALc/OQZfY1tEeQI/s200/DSC00047.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;içi pişmemiş görünüyor sanki ama ıslak kek bu ondan:)&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TPLfyLzGRsI/AAAAAAAAALk/MQG5IVui2tE/s1600/DSC00049.JPG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 134px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5544740144500065986" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TPLfyLzGRsI/AAAAAAAAALk/MQG5IVui2tE/s200/DSC00049.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kes artık anne fotoğraf çekmeyi,yicem!&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TPLfyRtUBTI/AAAAAAAAALs/X4Mt9lJA0aM/s1600/DSC00054.JPG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; DISPLAY: block; HEIGHT: 134px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5544740146086413618" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TPLfyRtUBTI/AAAAAAAAALs/X4Mt9lJA0aM/s200/DSC00054.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-8380912909950972678?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/8380912909950972678/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/11/havuclu-kek.html#comment-form' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8380912909950972678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8380912909950972678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/11/havuclu-kek.html' title='havuçlu kek!'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TPLfw8ghiXI/AAAAAAAAALM/-YjIuq0lg4s/s72-c/DSC00040.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-1266403670082532078</id><published>2010-11-22T23:17:00.000+02:00</published><updated>2010-11-23T01:05:49.494+02:00</updated><title type='text'>bu sıralar hoşuma giden şeyler...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TOr1w_UiV7I/AAAAAAAAALE/bI9-fmMTdQ8/s1600/brownie.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 134px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5542512513412913074" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TOr1w_UiV7I/AAAAAAAAALE/bI9-fmMTdQ8/s200/brownie.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;cafe fernando&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;dünyanın en iyi 50 yemek blogundan biri seçilmiş &lt;a href="http://cafefernando.com/turkce/"&gt;cafe fernando &lt;/a&gt;'yu ben yeni öğrendim. nefis bir site. blogun sahibi cenk'i de çok içten buldum. yaptığı tatlıların fotoğrafları çok güzel(kendi çekiyor), kimbilir lezzetleri nasıldır? yaptığı tatlıları denettirdiği bir lezzet ekibi varmış, o ekipte olmak isterdim...&lt;br /&gt;en son tarifi; dolce gabbana için tasarladığı 'brownie dantel giyer' keki, harika görünüyor. yemek harici çektiği fotoları da sevdim.&lt;br /&gt;defne'ye buradan pasta ve kek yapmayı planlıyorum, bakalım fotoları nasıl olacak:)&lt;br /&gt;bir de cafe fernando niye fernando? sitede baktım ama bir cevap bulamadım. acaba portekizli şair &lt;span style="color:#009900;"&gt;fernando pessoa&lt;/span&gt; 'dan mı esinlendi? o esinlenmese bile ben şairin şiirlerini karıştırdım, tütüncü dükkanı şiirinden hoşuma giden birkaç dizeyi yazayım istedim:&lt;br /&gt;&lt;em&gt;hiçim ben&lt;/em&gt;.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;asla bir şey olmayacağım.&lt;br /&gt;bir şey olmayı isteyemem.&lt;br /&gt;bu bir yana, bendedir bütün düşleri dünyanın&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;V.Ö'nün kişisel anayasası&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;uzun süredir pek tat alamıyordum vedat özdemiroğlu'nun yazdıklarından ama bu anayasa hoş olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;1-sıkıcı insandan kaç.&lt;br /&gt;2-bir insan nasıl sıkıcı hale gelir, yoksa doğuştan mı sıkıcıdır, bunu düşün.&lt;br /&gt;3-başkasının mutluluğundan acı duyana geçmiş olsun. Aynı zamanda başkasının acısından zevk de alır o...&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;tamamı için &lt;a href="http://www.vedatozdemiroglu.com/?page_id=91"&gt;tık...&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;erdil yaşaroğlu'nun şiir denemeleri&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;güldürdü bu şiiri beni:) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.erdilyasaroglu.com/masalci"&gt;MASALCI&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;Masal dinlemek istersen,&lt;br /&gt;Beni çağır küçük çocuk.&lt;br /&gt;Anlatırım sana&lt;br /&gt;Ali Babayı,&lt;br /&gt;Parmak Çocuğu,&lt;br /&gt;Yedi Cüceyi...&lt;br /&gt;Uyumazsan eğer&lt;br /&gt;Döverim seni küçük çocuk.&lt;br /&gt;Ali Babayla,&lt;br /&gt;Parmak Çocukla,&lt;br /&gt;Yedi Cüceyle...&lt;br /&gt;1992&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;athena'nın 'tersine' şarkısı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;athena bizim gençliğimizin grubu, az mı tepindik harbiyelerde athena'yla, sevdim ben albümlerini, güzel olmuş, en çok da bu şarkısı:)&lt;br /&gt;şarkı için &lt;a href="http://fizy.com/#s/1lrkmu"&gt;tık&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son olarak; bugün berna doğum yaptı, aramıza bir küçük prens daha katıldı:) &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-1266403670082532078?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/1266403670082532078/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/11/bu-sralar-hosuma-giden-seyler.html#comment-form' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/1266403670082532078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/1266403670082532078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/11/bu-sralar-hosuma-giden-seyler.html' title='bu sıralar hoşuma giden şeyler...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TOr1w_UiV7I/AAAAAAAAALE/bI9-fmMTdQ8/s72-c/brownie.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-7104248692227297119</id><published>2010-11-04T22:44:00.000+02:00</published><updated>2010-11-05T00:38:10.347+02:00</updated><title type='text'>yeniden merhaba:)</title><content type='html'>Ohoooo,&lt;br /&gt;&lt;a href="http://fizy.com/#s/1aj5pj"&gt;...kııış geçtiiii, bahar geçtiii, yaaaaz geçtiii, ömüüür geçtiiii...&lt;/a&gt;tık yok visnecekirdeği'nde, en uygun, en rahat zamanın geleceği yok, iyisi mi, denk getirdikçe ufak ufak yazayım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün ortaya karışık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;önce reklamlar...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TNMymujougI/AAAAAAAAAKk/K9kZG3ZCd8c/s1600/DSC00037.JPG"&gt;&lt;img style="WIDTH: 98px; HEIGHT: 103px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5535824007882390018" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TNMymujougI/AAAAAAAAAKk/K9kZG3ZCd8c/s200/DSC00037.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;defne: anne bu ne?&lt;br /&gt;füs: ne?&lt;br /&gt;defne: turkcell:)&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;bayramlardan bayramlara sekerken...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;cadılar bayramı&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;defne: anne bakalım cadılar bayramında en korkunç kim olacak?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;füs: bence sen tatlı olursun:)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;defne: üüüf anne, bu prensesler bayramı diil ki, korkunç olmak gerekiyor...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;füs kendi kendine:soruyu dinlesene füs, ne tatlısı???&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;29 ekim günü&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;defne: atatürk dünyamızı kurtardı!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;mit: yok canım, o türkiye'yi kurtardı:)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;defne: biliyom zaten.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;bugünden aklımda kalanlar...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&amp;amp;ArticleID=1027252&amp;amp;Yazar=EZG%DD%20BA%DEARAN&amp;amp;Date=04.11.2010&amp;amp;CategoryID=96"&gt;ezgi başaran'ın yazısını &lt;/a&gt;sevdim. iyi yazıyor bu kız. kanat'ı da kaptı ama olsun helal olsun!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;oradan aklıma &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;em&gt;sevdiğim adamlar&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; geldi...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;okuduğumda, dinlediğimde iyi ki bu adamlar var hayatımda dediğim adamlar, bana iyi gelen, kendileri olabilen adamlar... ilk etapta aklıma gelenleri yazıyorum, şimdilik sadece adları, aklıma geldikçe eklemeler yaparım belki...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;orhan pamuk, gündüz vassaf, yankı yazgan, met-üst, kaan sezyum, leonard cohen, yıldırım türker, kanat atkaya, fatih özgüven, murat daltaban...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;siz hayatınızda kimlerin olmasından memnunsunuz? (kim okuyacaksa sorumu:)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;son olarak...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;çok beğendiğim bir filmle kapatıyorum bugünü: &lt;a href="http://www.cogunluk.net/"&gt;çoğunluk!&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;hikaye; türk aile yapısının, toplumumuzun arızalarını çok doğal bir şekilde gözler önüne seriyor, bu yüzden de çok çarpıcı, oyuncular çok başarılı, çoğunluk bu filmi seyretse acaba birşeyler değişir mi hayatımızda diye düşünmeden edemedim. farkedilir mi normal görülen arızalarımız? &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;2 minik not:&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-yasmin, yeni doğum yapan arkadaşa bir katkısı olur mu bu bilmem ama rüya'nın aramıza katılması da, beni yazmak için harekete geçirdi bilesin:)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-nilo ve berna, bugün sizin dürtüklemenizle yazmaya oturdum, siz de bunu bilesiniz:) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-7104248692227297119?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/7104248692227297119/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/11/yeniden-merhaba.html#comment-form' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7104248692227297119'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7104248692227297119'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/11/yeniden-merhaba.html' title='yeniden merhaba:)'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/TNMymujougI/AAAAAAAAAKk/K9kZG3ZCd8c/s72-c/DSC00037.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-1303668013225933958</id><published>2010-01-28T00:29:00.000+02:00</published><updated>2010-02-01T12:33:54.449+02:00</updated><title type='text'>karlı günler-1 film ve 5 kitap</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S2Fa7mHnPvI/AAAAAAAAAKM/5SvrqZH1AWI/s1600-h/2623-4185-large%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S2FakIWrLZI/AAAAAAAAAKE/JWyKY4EKqqc/s1600-h/DSC00023.JPG"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 134px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431722202349907346" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S2FakIWrLZI/AAAAAAAAAKE/JWyKY4EKqqc/s200/DSC00023.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Ben kışa kış demem lapa lapa kar yağmayınca...Oh nihayet yağdı, tabi ben bu yazıyı yazana kadar karlar erimeye başladı bile ama bugün yazdım yazdım, yoksa bu yazı gündemden düşecek...&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Geçen kış Defne'ye karla ilgili birçok kitap okudum. Bütün kış bekledik, bir damla kar yağmadı. O yüzden bu sene çok mutluyuz. 2-3 gündür tadını çıkarıyoruz karın. Bol bol kartopu oynadık, kardamadam yaptık, karda gırç gırç yürüdük, çocuklar gibi şendik:)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S2DWxALBaTI/AAAAAAAAAIU/XwfsChesY7o/s1600-h/Prenses-ve-Kurbaga-Animasyon-Filmi-Turkce-Afisi%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 139px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431577287956982066" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S2DWxALBaTI/AAAAAAAAAIU/XwfsChesY7o/s200/Prenses-ve-Kurbaga-Animasyon-Filmi-Turkce-Afisi%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Karın yağdığı ilk gün, Defne ile ilk sinemamıza gittik:) &lt;a href="http://www.sinemalar.com/film/2459/Prenses-ve-Kurbaga/"&gt;Prenses ve Kurbağa &lt;/a&gt;adlı çizgi filme... Defne çizgi filmleri çok seviyor ancak sinema başka birşey. Açıkçası Mithat da ben de heyecanlıydık... sinema ortamını, filmi sevecek mi? karanlıktan korkacak mı? yüksek sesten rahatsız olacak mı? filmin ortasında 'sıkıldım gidelim' diyecek mi... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sinema ortamını sevsin diye, film öncesi sevdiği bir çikolata aldık kendisine, bir de su. Sanki yıllardır sinemaya gelirmiş gibi vakur bir eda ile yedi çikolatasını salonda. Sonrasında da suyunu içti kontes. Salonda kendisi gibi çocukları görünce biraz da rahatladı sanki?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yaşasıııın, film güzel çıktı, filmin bazı korkutucu sahneleri vardı ama o sıralarda kucağımıza geldi. Haklı olarak yüksek sesten zaman zaman rahatsız oldu (Çocuk filmlerinde ses biraz daha kısılamaz mı?) Filmin bazı sahnelerinde bize sorular sordu, tabi normal ses tonuyla:) Sessizce cevap verdiğimizi görünce hemen adapte oldu duruma, o da kısık sesle sormaya başladı:) Sinema koltuklarında çocuklar için özel yükseltici bir aparat varmış, biz 2. yarıda duruma aydık. Yaklaşık 1.5 saat süren filmi sıkılmadan seyretti:) Gerçekten keyifli bir filmdi. Kurbağayı öpen prensesin, kurbağayı prense çevirme hikayesi burada tam tersi şekilde işlenmiş ve ortaya eğlenceli bir film çıkmış. Prenses her zamanki sarışın prenseslerden değil, hafif siyahi, Obama etkisi diyorlarmış buna, bana biraz geyik geldi sebebi ama farklı bir prenses karakteri renk getirmiş çizgi dünyaya...Filmin müzikleri de güzeldi, New Orleans'dan jazz ezgileri... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İlk sinema tecrübemizin olumlu geçmesi beni çok mutlu etti tabi ki...Defne şimdi her filme ben de geleceğim diyor:)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Karlı günlerde başka filmlere de gittik ancak filmden çok Defne'nin kış kitaplarından bahsetmek istiyorum. Yasmin, geçen sene Cem'in kış kitaplarını yazdığında çok hoşuma gitmişti, ben de niyetlenmiştim Defne'nin kış kitaplarını yazmaya, kısmet bugüneymiş. Ortak kitaplarımız var ama bizimkiler biraz daha kızsal kitaplar:)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İşte Defne'nin en sevdiği 5 kış kitabı:&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S2Fa7mHnPvI/AAAAAAAAAKM/5SvrqZH1AWI/s1600-h/2623-4185-large%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431722605476790002" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S2Fa7mHnPvI/AAAAAAAAAKM/5SvrqZH1AWI/s200/2623-4185-large%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.kir-cicegi.com/Suslu-Puslu-Prenses"&gt;Süslü Püslü Prenses&lt;/a&gt;: Enfes bir karlı kış hikayesi, çocuğa çocuk gözüyle baktığı ve ders verme havasından uzak durduğu için çok severek almıştım bu kitabı, Defne'nin en kıymetli kitaplarındandır...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S2DX4LoXArI/AAAAAAAAAIk/Y2Nf_0FpSko/s1600-h/zBK340581IH571_250%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431578510803534514" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S2DX4LoXArI/AAAAAAAAAIk/Y2Nf_0FpSko/s200/zBK340581IH571_250%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://alisveris.iskulturyayinlari.com.tr/tanim.asp?sid=L3JTHGD5GG2GO2JMR4TS"&gt;Prenses Gelincik-Kartanesi:&lt;/a&gt; İş Bankası yayınlarının Prenses Gelincik serisinin sıkı takipçisiyiz. Yaş grubu olarak 7-10 yaş belirtiliyor kitapta ama zaten okumuyorum kitabı, anlatıyorum. Defne'nin yaş grubunun ilgisini de çekecek bir kış macerası...Üstelik kızların ilgisini çekecek hafif pırıltılar da var kitapta:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S2DYMJOhr2I/AAAAAAAAAIs/mrsiv5AZK_A/s1600-h/302003_2%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 138px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431578853755694946" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S2DYMJOhr2I/AAAAAAAAAIs/mrsiv5AZK_A/s200/302003_2%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://alisveris.yapikredi.com.tr/tanim.asp?sid=DZS3ZXWWTA8AUWKFSO0X"&gt;Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor:&lt;/a&gt; Defne'ye bir kitap almadan önce, kitabı önce benim sevmem gerek. Sevmediğim kitabı Defne'ye de severek anlatamıyorum. Bu kitapta beni ilk çeken, kitabın yazarının kitabı oğluna, (küçükken giydirilmesi pek de kolay olmayan oğluna) ithaf etmesiydi. Ben de Defne'yi bir sıra ahtapota benzetiyordum hareketli olması sebebiyle... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.tubitak.gov.tr/home.do?sid=24&amp;amp;cid=7645"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 198px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431579395295332578" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S2DYrqnoyOI/AAAAAAAAAI0/W3vpAZZhqdQ/s200/7504024875529649966%5B1%5D.jpg" /&gt;Karlı Bir Gün&lt;/a&gt;:Tübitak'ın Erken Çocukluk Kitapları gerçekten çok iyi. Kar nasıl oluşur, nasıl yağar...gibi konuları Defne'ye daha basit anlatamazdım bu kitap olmasa. O kadar benimsemiş ki kitabı, kardamadamı(kardamadam diyor yanlış yazmıyorum) havuçsuz yaptık diye çok üzüldü, gittik bakkaldan 1 havuç istedik.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.kir-cicegi.com/Karda-Ayak-Izleri"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 138px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431579397958934018" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S2DYr0isHgI/AAAAAAAAAI8/TprO3OugFrM/s200/288154_2%5B1%5D.jpg" /&gt;Karda Ayak İzleri&lt;/a&gt;: Bu kitabı Yasmin'in tavsiyesi üzerine almıştım. Hikayelerin kötü adamı olan kurtları farklı yönleriyle anlatan esprili bir kitap. Keyifle okuyorum:)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Size de bol karlı keyifli günler...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-1303668013225933958?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/1303668013225933958/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/01/karl-gunler.html#comment-form' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/1303668013225933958'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/1303668013225933958'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/01/karl-gunler.html' title='karlı günler-1 film ve 5 kitap'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S2FakIWrLZI/AAAAAAAAAKE/JWyKY4EKqqc/s72-c/DSC00023.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-3988383474816776995</id><published>2010-01-25T21:33:00.000+02:00</published><updated>2010-01-26T10:36:54.955+02:00</updated><title type='text'>mimlendim:)</title><content type='html'>Yasmin beni mimlemiş:) Bu mimlenme işini yeni öğrendiğimi söylesem cahilliğimi hoş görürsünüz sanırım...Ama güsel birşeymiş, aa mimlendim, peki ne konuda? 7 ilginç özelliğimi yazmam konusunda...Aslında bugün ben babasının gelmesiyle huzura ermiş Defne'mi ve kendisiyle ilk sinema maceramızı yazacaktım, onu da yarın yazarım belki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En iyisi çok abartmadan aklıma gelen ilk şeyleri yazayım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Konuşurken burnumun ucu oynar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Top gördüm mü dayanamam, mutlaka topa vurmak isterim. Atıyorum, çocuklar maç yapıyor mahallede, ben de oradan geçiyorum, bi şekilde top bana gelse de, bi şut çeksem diye heveslenirim. Üstelik ne kıyafette olduğum da pek farketmez. -Aklıma gelen 2. özelliğe bakın:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-İnsanların hep sağ tarafında yürümeye çalışırım. Duyma ile ilgili bir sorunum yok ama eğer o kişinin sol tarafında yürürsem müthiş bir huzursuzluk duyarım ve genelde de ne dediğini pek dinlemem. Zaten çaktırmadan da sağ tarafına geçmeye çalışırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-İstanbul'un sokak çiçekçilerini severim. Sevdiklerime o ayki en çok sevdiğim çiçeklerden alırım. Bu ay nefis çiçek nergis zamanı:) Balkonumuzda ise senelerdir bize eşlik eden hayırlı sardunyalarım vardır.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S14W28OyMkI/AAAAAAAAAIE/KxZqqM12Pwk/s1600-h/Nergis%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 200px; FLOAT: right; HEIGHT: 150px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5430803333792281154" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S14W28OyMkI/AAAAAAAAAIE/KxZqqM12Pwk/s200/Nergis%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;5-İnekleri çok severim. İneğin hayattaki mutlu ve kaygısız hayvanlardan biri olduğunu düşünürüm. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;6-Keşfettiğim bir film, oyun, kitap veya müzik beni müthiş heyecanlandırır, birden yaşama sevinciyle dolarım. Duygularımı coşkulu yaşarım genelde, bir günde 4 mevsimi yaşadığımı söyleyenlerim de olmuştur. Ama en çok ilkbaharı severim:) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;7-Çok domestik biri değilimdir ama ramazanda güllaç, aşure zamanı aşure yapıp sevdiklerime ikram etmek hoşuma gider.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bunlar çok mu ilginç şeyler? Bence değil ama işte benimle ilgili şeyler...Bakıyorum da ilk aklıma gelenler, çiçek böcek gibi şeyler olmuş:) Nerede kararsızlığım, saplantılarım, en  dar zamanlara sıkıştırdığım atraksiyonlarım, kendime has laflarım... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse, 7 demişler, sınırı aşmayalım:)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi ben de birilerini mimleyeceğim değil mi? Blogu olan birileri olmalı tabi... &lt;a href="http://birtiklakarsinizdayim.blogspot.com/"&gt;Fulya&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://wwwsucicegi.blogspot.com/"&gt;Nilüfer&lt;/a&gt; diyorum o zaman!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-3988383474816776995?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/3988383474816776995/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/01/mimlendim.html#comment-form' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3988383474816776995'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3988383474816776995'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/01/mimlendim.html' title='mimlendim:)'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S14W28OyMkI/AAAAAAAAAIE/KxZqqM12Pwk/s72-c/Nergis%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-217749587502119561</id><published>2010-01-17T18:47:00.000+02:00</published><updated>2010-01-17T19:10:18.718+02:00</updated><title type='text'>Ken Robinson says schools kill creativity | Video on TED.com</title><content type='html'>Bir arkadaşım paylaştı bu videoyu benimle. Belki biliyorsunuzdur, &lt;a href="http://www.ted.com/"&gt;TED&lt;/a&gt;; Technology, Entertainment, Design  kelimelerinin kısaltılmış adı. TED'e, fikir önderlerinin görüşlerini paylaştığı uluslararası bir konferanslar zinciri diyebiliriz. Bazen ben de geziyorum sitesinde ancak bu konuşmayı kaçırmışım. Belki uzun bir konuşma ancak dinlemeye değer, eğitim sisteminin yaratıcılığı ne denli baltaladığını trajikomik bir şekilde anlatıyor Ken Robinson. Bir de Türkiye'deki eğitim sistemini düşünün, vah ki vah halimize...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.ted.com/talks/ken_robinson_says_schools_kill_creativity.html"&gt;Ken Robinson says schools kill creativity Video on TED.com&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-217749587502119561?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/217749587502119561/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/01/ken-robinson-says-schools-kill.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/217749587502119561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/217749587502119561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/01/ken-robinson-says-schools-kill.html' title='Ken Robinson says schools kill creativity | Video on TED.com'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-3666700220875212253</id><published>2010-01-12T22:39:00.000+02:00</published><updated>2010-01-13T10:35:00.951+02:00</updated><title type='text'>2009 yılında gösterilen türk filmleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0z2elXOXrI/AAAAAAAAAHk/3kUf7VcmntE/s1600-h/Iki-Dil-Bir-Bavul-1252917323%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 136px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425982656360636082" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0z2elXOXrI/AAAAAAAAAHk/3kUf7VcmntE/s200/Iki-Dil-Bir-Bavul-1252917323%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0zxH__hWgI/AAAAAAAAAHE/lWB9fwtii3I/s1600-h/pandora_afis_tr%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 132px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425976770813843970" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0zxH__hWgI/AAAAAAAAAHE/lWB9fwtii3I/s200/pandora_afis_tr%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Haftasonu gazetede, &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&amp;amp;Date=9.1.2010&amp;amp;ArticleID=973577"&gt;2009 yılında gösterilen Türk filmlerinin gişe hasılatıyla ilgili bir haber &lt;/a&gt;vardı. Türkiye'de yaklaşık 2 kişiye 1 bilet düşüyormuş. Tabi ortalamada...Daha vahim bir tablo bekliyordum açıkçası. Kötünün iyisi diye düşünerek, filmlere baktım. 2009'da en çok sevdiğim 2 film topu topu 100.000 dolayında seyirci bulmuş, o da toplamda. '&lt;a href="http://www.ustaoglufilm.com/pandoranin_kutusu/index.html"&gt;Pandora'nın Kutusu&lt;/a&gt;-26.939 kişi, &lt;a href="http://www.perisanfilm.com/school/story.php"&gt;İki Dil Bir Bavul&lt;/a&gt;- 81.097 kişi. Ah ne kadar iyi olurdu biraz daha insan seyretseydi şu filmleri...Yeşim Ustaoğlu, Pandora'nın Kutusu'nda çok basit bir hikayeyi çok çarpıcı bir şekilde anlatıyor. İki Dil Bir Bavul ise, Kürtçe bilmeyen bir öğretmenin bir Kürt köyüne öğretmen olmasıyla ilgili bir hikaye. Açılım açılım diye konuşulan şu ortamda, herkes önce İki Dil Bir Bavul'u seyretse? Çok samimi, gerçek bir film. Oyuncuları köy halkı. &lt;em&gt;Nefes&lt;/em&gt; gişede bu kadar başarı elde ederken, bu film niye bu kadar az izlendi diye düşünmeden edemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0z3knKk9PI/AAAAAAAAAHs/AeV4RXitg9g/s1600-h/22410%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 143px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425983859435304178" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0z3knKk9PI/AAAAAAAAAHs/AeV4RXitg9g/s200/22410%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geçen seneki filmlerden ''&lt;a href="http://www.kiskanmakfilm.com/"&gt;Kıskanmak&lt;/a&gt;'' ise, bende tam anlamıyla bir hayal kırıklığı yarattı. Zeki Demirkubuz'dan beklemezdim. Filmin kurgusu, özellikle Nüshet rolündeki oyuncu seçimi (kritik bir rol olduğu için , Nüshet'i gördüğüm dakikada film bitti benim için) beni rahatsız etti. Birşeyler tam yerine oturmuyordu filmde. &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&amp;amp;Date=12.11.2009&amp;amp;ArticleID=963919"&gt;Fatih Özgüven &lt;/a&gt;görüşüne önem verdiğim bir sinema eleştirmenidir, onun da filmle ilgili görüşleri pek olumlu değil... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Neyse, 2009'da vizyona giren &lt;em&gt;Bornova Bornova, Uzak ihtimal&lt;/em&gt; ve &lt;em&gt;Vavien&lt;/em&gt;'i de merak ediyorum. Muhtemelen DVD'lerinden seyredebileceğim filmleri.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sizin gittiğiniz ve beğendiğiniz Türk filmlerini de merak ediyorum doğrusu:) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-3666700220875212253?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/3666700220875212253/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/01/2009-ylnda-gosterilen-turk-filmleri.html#comment-form' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3666700220875212253'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3666700220875212253'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/01/2009-ylnda-gosterilen-turk-filmleri.html' title='2009 yılında gösterilen türk filmleri'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0z2elXOXrI/AAAAAAAAAHk/3kUf7VcmntE/s72-c/Iki-Dil-Bir-Bavul-1252917323%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-7737511054536852338</id><published>2010-01-05T23:25:00.000+02:00</published><updated>2010-01-06T03:45:30.887+02:00</updated><title type='text'>ortaya karışık 2009-2010</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PJG0UqukI/AAAAAAAAAF0/HJ9cYtTHvv8/s1600-h/14490__piggy_l%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423399495245937218" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PJG0UqukI/AAAAAAAAAF0/HJ9cYtTHvv8/s200/14490__piggy_l%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;2010'a merhaba. Her sene, gelecek sene ile ilgili dileklerimi günlüğüme yazarım, yeni senenin gazıyla, aslında yapmayacağımı tahmin ettiğim şeyleri de yapacakmış gibi yazarım. Yazdım ya, bağlayıcılığı olur, yaparım belki... Mesela ''daha çok spor yapacağım'' gibi...İçimde birden fazla Füsun var, birisi kaldır kıçını koş diyor, diğeri üzme kendini zaten yorgunsun diye fısıldıyor. Öteki de yapınca iyi hissediyorsun ama diye dürtüyor. İşte hangisi galip gelirse, o sene öyle şekillenip gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu sene dileklerimin ayağı daha bir yere basıyor.(Bu da ne demekse?) Bu iyi mi değil mi bilemiyorum, eskiden uçardım bayaa, o hayalleri bile kurmak iyi geliyor neticede. Neyse hepinizin dileklerinin gerçekleşeceği bir yıl olsun diyim ve bu mevzuyu kapayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009'da sevdiğim şeyleri yazayım diye düşündüm ama tüm yılı değerlendirmek beni aşacak, bu yüzden son günlerde hoşuma giden ve gitmeyen birkaç şeyi yazayım istedim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Manga'nın son albümü&lt;/strong&gt;:&lt;a href="http://www.manga.web.tr/index1.html"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; FLOAT: left; HEIGHT: 178px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423400165812534610" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PJt2YM_VI/AAAAAAAAAGE/qAT388Hk92w/s200/manga1%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Şehr-i Hüzün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şahane bir albüm. Uzun zamandır bu kadar keyif alarak bir albüm dinlememiştim. Hem müzik hem şarkı sözleri açısından çok başarılı. Özellikle ''beni benimle bırak,dünyanın sonuna doğmuşum, cevapsız sorular,her aşk ölümü tadacak,hayat bu işte, hepsi bir nefes, alışırım gözlerimi kapamaya'' şarkıları 10 numara. Görüldüğü gibi albümün hemen her şarkısını beğendim.Özellikle arabada tek başınıza yüksek sesle dinlemenizi tavsiye ederim:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Selçuk Erdem'in yorumu&lt;/strong&gt;:&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PUe9uz3lI/AAAAAAAAAG8/PX19_17WKEI/s1600-h/turk+sponge+bob_thumb%5B2%5D%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423412004716273234" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PUe9uz3lI/AAAAAAAAAG8/PX19_17WKEI/s200/turk+sponge+bob_thumb%5B2%5D%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;''Bu resmi bir kreşin camında gördüm, kafası çok karışık çocuklar yetiştiriyoruz galiba...&lt;/em&gt;''demiş Selçuk Erdem. Bazı değerler öyle ezbere halde şırıngalanıyor ki bünyeye, Sünger Bob bile Türkleşebiliyor. Çocuk naapsın? Sen aile olarak ne yaparsan yap, genel yaklaşım neyse çocuk onu da kapıyor. Defne'nin yuvası kendi halinde, sevimli bir yuva idi benim gözümde, ta ki milli bayram kutlamalarına kadar. Minicik çocuklara; ezbere şarkı, şiir okutuyorlar. Son olarak, 10 Kasım'da ''Ben Atama doymadım, doysun kara topraklar...'' şiirini tekerleme gibi okuduğu gün, Defne'nin yuvasını değiştirmeyi kafaya koydum! Defne yuvasını çok seviyor, umarım bu geçiş işi çok zor olmaz... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Pamuk Prenses çizgi filmi&lt;/strong&gt;:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PK43kQ7eI/AAAAAAAAAGU/e-anCErz_lY/s1600-h/dvddisney324dvd%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 138px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423401454621748706" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PK43kQ7eI/AAAAAAAAAGU/e-anCErz_lY/s200/dvddisney324dvd%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu çizgi filmi aldığım güne lanet ediyorum. Yaa bir çizgi film bu kadar mı dayanılmaz olur? Defne prensesleri seviyor diye, hadi alayım dedim. DVD'sini almaya kıyamadım, VCD aldım. Türkçe versiyonu mu bu kadar kötü? Pamuk Prenses'in aptal ses tonu, inanılmaz iyi hali, sürekli şarkı söylemesi ve yedi cücelerin bitmeyen''paydos'' şarkısı beni fitil ediyor. Fitil ediyor da ne seyrediyorsun derseniz, Defne bayılıyor çizgi filme. Paydos şarkısını haydos, taydos gibi değişik versiyonlarda söylerken, çok tatlı oluyor, o ayrı:) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Shrek 3&lt;/strong&gt; :&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PLszdDnBI/AAAAAAAAAGc/3oggrKShyQs/s1600-h/2639%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 140px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423402346870971410" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PLszdDnBI/AAAAAAAAAGc/3oggrKShyQs/s200/2639%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Alkışlar masal kahramanlarının gerçek yüzünü gösteren Shrek filmlerine! Çocuklar iyi ve kötü kavramlarını net olarak anlasın diye mi Cinderalla,Uyuyan Güzel,Pamuk Prenses gibi masalları yutturuyoruz çocuklara? Bu masallarla beslenen kız çocukları ,beyaz atlı prens bulma hayaliyle büyüyor manasızca. Abartıyor olabilirim ama Defne gelin olmaktan, evlenmekten felan bahsedince düşüp bayılacak gibi oluyorum. Yaa söyler misiniz hangi erkek çocuğu bu yaşta damat olmaktan bahseder? Bana kalsa; sadece Charlie ve Lola, Tom ve Jerry gibi çizgi filmleri seyrettireceğim Defne'ye ama o kadar seviyor ki prensesli filmleri, zehri aldı işte, yapacak birşey yok. Neyse işte bu noktada Shrek imdadımıza yetişiyor. Hem prensesli hem de bilinegelen hikayelerden değil. Küçük büyük herkes sevebilir Shrek'i. Shrek 3'ü yenice seyrettim, harika! &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Met-üst'ün Şiyir Sevişgenleri&lt;/strong&gt;:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PMC9S-SLI/AAAAAAAAAGk/TWi0X75Li-E/s1600-h/196071b%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 164px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423402727470155954" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PMC9S-SLI/AAAAAAAAAGk/TWi0X75Li-E/s200/196071b%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Met-üst'ün Pazar Sevişgenlerini yıllardır severek okurum , sene kapanırken mektepli sevişgenleri konu edindiği güzel bir kitap patlatmış:). Kendisiyle yapılan söyleşiden bir alıntı...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalEklerDetay&amp;amp;CategoryID=40&amp;amp;ArticleID=971269&amp;amp;Date=25.12.2009"&gt;Pazar Sevişgenleri ile Şiyir Sevişgenleri arasındaki yedi fark nedir?&lt;br /&gt;Bir, Pazar Sevişgenleri’nde daha ziyade sokaktaki insanın aşk, hayat ve ilişki maceraları vardı. Şiyir Sevişgenleri’nde ise mürekkep yalamış, müzik emmiş, şiir yutmuş , okumuş-yazmış kişilerin aşk meşk ilişkileri revaçta. İki, Pazar Sevişgenleri’nde ki abiler-ablalar sorunlarını daha içgüdüsel bir tarzda çözüyorlardı. Ama Şiyir Sevişgenleri’ndeki mösyöler ve madamlar ise her konuda bir çuval laf edebildiklerinden daha kolay kaçabiliyor veya daha fazla çuvallayabiliyorlar. Üç, dört karısı, on yedi çocuğu olan bir baba hiçbir şeyi sorun etmezken, tek çocuklu okumuş-yazmış bir çekirdek aile, çıtırdak aile haline geldiklerinde başta kendilerini sonra herkesi verem edebiliyorlar. Sorun, yalnız ve güzel ülkemizde sadece gören gözlere sorun oluyor çünkü. Dört, fazla tıraş yani fazla teori aşkın doğasına doğru gelmiyor belki de. Birlikte, uygulamalı öğrenmek daha randımanlı kılıyor belki de aşkı. Beş, aşk acısı çekme biçimleri farklı olabiliyor. Ancak eğer mutsuzsanız, kafanız da biraz bin beş yüzse, kültür, sınıf ayrımı yapmadan geceleri tek şarkı vardır dinlenen: “Batsın Bu Dünya”. Altı, mekânlar, replikler farklı olsa da sorunlar genellikle ortak. Yalnız ve güzel ülkemizde her çift bir nevi memleketiyle de yatağa girmek zorunda kaldığından meseleler de pek değişmiyor galiba. Yedi, hayat bilgisi ile kitabi bilgi arasında bir ayırım yapmamak en doğrusu belki de. Sonuçta her çift, aşkın tanımını ilişki biçimleriyle yeniden yapıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/a&gt;&lt;/em&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Fatih Akın'ın Soul Kitchen'ı&lt;/strong&gt;:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PNJfL-EvI/AAAAAAAAAG0/_1vbqfqc2vQ/s1600-h/soul-kitchen%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 140px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423403939158430450" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PNJfL-EvI/AAAAAAAAAG0/_1vbqfqc2vQ/s200/soul-kitchen%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Yeni yılda keyifli bir film seyretmek istiyorsanız ve de ayrıntılara çok takılmayacaksanız Soul Kitchen'a gidin. İyi müzik, güzel yemek, esaslı oyuncular var filmde. Bazı abartılar, kopukluklar var mı var, olsun, bütününde geçer notu alıyor benden.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Avatar:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PM2Q4DqwI/AAAAAAAAAGs/Mk7WUtzwTOM/s1600-h/Avatar-Film-Afisi-Cerceveli-matobel-camli__22229122_0%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 143px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5423403608899300098" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PM2Q4DqwI/AAAAAAAAAGs/Mk7WUtzwTOM/s200/Avatar-Film-Afisi-Cerceveli-matobel-camli__22229122_0%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Başka gezegendeki canlılar da ağlar mı? Aşık olurlar mı? Sevişirler mi? gibi soruların tüm cevapları Avatar'da. Film için ''Bir gün tüm yaratıklar insan olacak.'' diye bir motto geçiyor aklımdan. İşin bu kısmı klasik Hollywood senaryosu, arada dünyalıların dünyanın içine ettiği kısım da vurgulanıyor ama mutlu son oluyor elbette. Senaryo kısmını geçersek, teknolojik açıdan diyecek birşeyim yok elbet. Görsellik çok zengin, detaylarda birçok ayrıntı var, hayal dünyasının sınırlarını belki de sınırsızlığını görebileceğiniz enfes manzaralar var. Orada şapka çıkartmak gerek.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ertuğrul Özkök'ün unutulmaz sözü:&lt;/strong&gt; Bunu yazmasam olmazdı. Ertuğrul Özkök, okumayı tercih ettiğim bir zat değildir. Ve fakat bazen kendimi gıcık etmek için okurum. İşte aşağıda alıntı yaptığım yazıyı okuduğumda böğürerek güldüğümü hatırlıyorum. İnsan hayatının sonunda hayat muhasebesini yaparken &lt;strong&gt;''that was a good life''&lt;/strong&gt; diye haykırır mı? Hani amerikalı veya İngilizsen dersin belki ama bu topraklarda türkçe yazıp konuşuyorsan kendi lisanında söylersin di mi? Ee fena bi hayat değildi, bana eyvallah felan dersin, yok ama E.Ö bu , illa tarzını konuşturacak. Bu sözünü o kadar çok sevmiş ki, genel yayın yönetmenliğinden ayrılış konuşmasında da, son sözü bu olmuş. İnsanların gözleri yaşarmış falan, ay dayanamayacağım. Ne diyebilirim, tavşan kardeşin bu yazısını kaçırmayın, okuyun:) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=12148792&amp;amp;yazarid=10&amp;amp;tarih=2009-07-26"&gt;&lt;em&gt;Bir gün son nefesimi verirken, eğer hálá gücüm kalmışsa, hayatımın bilançosunu çıkaracak ve aldığım ilk nefes gibi, verdiğim son nefeste kendi kendime şunu haykıracaktım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"That was a good life..."&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;2010'da daha güzel şeyler yaşamak dileğiyle... &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-7737511054536852338?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/7737511054536852338/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/01/ortaya-karsk-2009-2010.html#comment-form' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7737511054536852338'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7737511054536852338'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2010/01/ortaya-karsk-2009-2010.html' title='ortaya karışık 2009-2010'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/S0PJG0UqukI/AAAAAAAAAF0/HJ9cYtTHvv8/s72-c/14490__piggy_l%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-1433013017172354360</id><published>2009-12-27T23:18:00.000+02:00</published><updated>2009-12-28T00:28:54.090+02:00</updated><title type='text'>sarhoş olun</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Szfb08PpQoI/AAAAAAAAAFs/LYJRjePa7uc/s1600-h/File%5B2%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; FLOAT: left; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5420042379135107714" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Szfb08PpQoI/AAAAAAAAAFs/LYJRjePa7uc/s400/File%5B2%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu akşam, Defne'nin kış kitaplarından bahsedecektim ancak o modda değilim şu an. Defne yorgunuyum . Bu sıralar müthiş bir inatlaşma ve itişme içinde. Daha cümlemi bitirmeden ondan olumsuz bir cevap geleceğini biliyorum. Sakinliği elden bırakmadan çok dikkatli davranıyorum, bazen derin derin nefesler alıyorum. Nerelerde yanlış yapıyoruz diye sürekli düşünüyorum. 3.5 yaşında. Bu döneme çocukların erken ergenlik dönemi de deniliyormuş. Onca kitap okudum çocuk gelişimiyle ilgili ama teorikle pratik her zaman tutmuyor. Her çocuk başka bir kitap. Elbet geçecek diye kendime telkinlerde bulunuyorum ancak gün sonunda üzerimden tır geçmiş gibi oluyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;O yüzden iyisi mi bugün kısa kesip başka dünyalara gireyim. Şu anki ruh durumuma Baudelaire'in ''Sarhoş olun'' şiiri çok uyuyor. Bir taraftan da bira içiyorum:) Hadi eyvallah!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Sarhoş olun.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Her zaman sarhoş olmalı. Her şey bunda: Tek sorun bu. Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken Zaman'ın korkunç ağırlığını duymamak için, durmamacasına sarhoş olmalısınız.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Ama neyle? Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz. Ama sarhoş olun.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Ve bazı bazı , bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üzerinde, odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da büsbütün geçmiş bir durumda uyanırsanız, sorun yele, dalgaya, yıldıza, kuşa, saate sorun, her kaçan şeye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her şeye sorun, ''saat kaç?'' deyin; yel , dalga, yıldız, kuş, saat hemen verecektir karşılığını: ''Sarhoş olma saatidir. Zamanın inim inim inleyen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına! Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz''&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;    &lt;br /&gt;                                                           Charles Pierre Baudelaire, Paris Sıkıntısı, Tahsin Yücel çevirisi&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt; &lt;br /&gt;Not: &lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Resim &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.zerrintekindor.net/?_Args=MainPage"&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Zerrin Tekindor&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt; 'un bir eseri. Henüz tablolarından alabilmek nasip olmadı ancak çok seviyorum resimlerini... &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-1433013017172354360?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/1433013017172354360/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/12/sarhos-olun.html#comment-form' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/1433013017172354360'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/1433013017172354360'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/12/sarhos-olun.html' title='sarhoş olun'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Szfb08PpQoI/AAAAAAAAAFs/LYJRjePa7uc/s72-c/File%5B2%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-6546506818364969773</id><published>2009-12-20T23:44:00.000+02:00</published><updated>2009-12-21T13:20:43.641+02:00</updated><title type='text'>Dot'un 2 yeni oyunu</title><content type='html'>Bugün Mit'i yolcu etmek üzere, havaalanına gidiyoruz. Arabada Radyo Eksen şıkır şıkır Janis Joplin'i çalıyor. İnsan böyle iyi müzik çalınca bir havaya giriyor. Mit'i bıraktıktan sonra, sahil yolundan eve dönüş yolunu tutuyoruz Defne'yle. Hava kapalı, Kumkapı dolayında balık peşinde koşan kuşlarla güreşen güçlü dalgalar müthiş bir görüntü oluşturuyor. Dalıyorum biraz. Karşıya geçiyoruz, Bostancı yönünde istasyona gitmeye karar veriyorum ama o da ne? Girdiğim sokakta, caddeye giriş yönü yasaklanmış, pazar nasıl olsa, gireyim buradan birşey olmaz gibi bir anlık gaflet ve dalalete düşüyorum, geçiyorum ve bingooo, polisler beni bekliyor köşede! Diyecek birşey yok, %100 haksızım. Kuzu gibi ruhsat ve ehliyetimi çıkarıp veriyorum. Hayatımda ilk defa trafik cezası yiyorum, herşeyin bir ilki var tabi ama koyuyor. Defne sinirlenip yırtalım o cezayı diyor, anlatıyorum, eh işte pek ikna olmuyor ama yapacak birşey yok, hatalıyım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka birşey yazacaktım ama nedense parmaklarım önce bunu yazmak istedi, masum değilsin Füs der gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.go-dot.org/"&gt;Dot&lt;/a&gt;'un oyunlarını takip eder misiniz? Geçen seneki &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vur/Ya%C4%9Fmala/Yeniden"&gt;Vur, Yağmala,Yeniden &lt;/a&gt;oyunlarını seyrettiğimden beri, ben sıkı takipçilerindenim. Vur, Yağmala, Yeniden 16 kısa oyundan oluşan bir oyun. Yazarı &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Mark_Ravenhill"&gt;Mark Ravenhill&lt;/a&gt;. Oyunda; özgürlük ve demokrasi adı altında; savaşın anlamsızlığı, güçlünün zayıfa hükmedişi, iyilik&amp;amp;kötülük, içi boşalan cinsellik ve aşk gibi temalarla yokolan insanlık sorgulanıyor. Biz geçen sene, her oyun çıkışı sarsılır, arkadaşlarla uzun uzun oyunun felsefesini tartışırdık. Bu oyun, bu sene oynanmıyor ancak olur da toplu gösterim yaparlar veya DVD'si çıkar, kaçırmayın diye yazıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sy62CGsY1aI/AAAAAAAAAFM/OjyQM4t9usg/s1600-h/2%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; FLOAT: left; HEIGHT: 265px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5417467549046068642" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sy62CGsY1aI/AAAAAAAAAFM/OjyQM4t9usg/s400/2%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sy69h3CVqCI/AAAAAAAAAFk/75KYQUoQ3LE/s1600-h/dot00%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 300px; FLOAT: left; HEIGHT: 352px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5417475791180376098" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sy69h3CVqCI/AAAAAAAAAFk/75KYQUoQ3LE/s400/dot00%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Bu sene 2 oyunları var. &lt;a href="http://www.go-dot.org/"&gt;Shopping and F***ing ve Pornografi. &lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Shopping and F***ing&lt;/strong&gt;, yine Mark Ravenhill'in oyunu. Beyoğlu Mısır Apartmanında oynuyor. Oyunda, geçen seneki oyun gibi farklı toplumsal konulara değinilmiyor ancak oldukça cesur bir oyun. Cinsellik,uyuşturucu, aidiyet, alışveriş üzerinden gene insanların hastalıklı ruh halleri işleniyor. Geçen gün oyunların yönetmeni &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&amp;amp;Date=&amp;amp;ArticleID=968206"&gt;Murat Daltaban ile röportaj &lt;/a&gt;yapılmış, o da belirtmiş, 'artık hepimiz hastalandık' diye. &lt;strong&gt;Pornografi&lt;/strong&gt;'nin yazarı ise &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Simon_Stephens"&gt;Simon Stephens&lt;/a&gt;. Oyunda, Londra'nın 2012 olimpiyat şehri seçilmesi ile paralel zamanda gerçekleşen metro istasyonu-otobüs patlamalarının sıradan insanların hayatı üzerinde yarattığı etkiler işleniyor. Oyun Maçka G-Mall'da. Mark Ravenhill'in oyunları kadar etkilenmedim bu oyundan. Ama oyuncular çok iyi gene. Seyircilerin oturma alanları çok dar olduğu için, bir sıra gerçekten klostrofobi bastı beni, çığlık atıp oyuna fırlamak istedim. Bu sorunu umarım çözerler. Çözemezlerse de, ilk sırada oturun, diğer sıralara göre daha rahat bir oturma düzeni var. Ben ilk sırayı özellikle tercih etmiyordum, zira Dot'un oyunlarında &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/In-yer-face"&gt;in-yer-face &lt;/a&gt;-yüzevurumcu tiyatro-denen bir tarz uygulanıyor , oyuncunun her an seyirciyle interaktif bir ilişkiye geçişi söz konusu olabiliyor:) Hem de sizi sarsarak, hatta sizi ciddi ciddi cinayetten bile sorumlu tutabilirler:). Ama bu oyunda fazla interaktivite yok, siz beni dinleyin, ilk sırada rahatça oturun.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu oyunları izlemeye çalışın, sarsılırsınız belki ama sarsılmak iyidir:) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu arada, her oyundaki müzik seçimleri de müthiş, bahsetmeden geçmek ayıp olur...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İyi seyirler,&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-6546506818364969773?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/6546506818364969773/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/12/bugun-miti-yolcu-etmek-uzere-havaalanna.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6546506818364969773'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6546506818364969773'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/12/bugun-miti-yolcu-etmek-uzere-havaalanna.html' title='Dot&apos;un 2 yeni oyunu'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sy62CGsY1aI/AAAAAAAAAFM/OjyQM4t9usg/s72-c/2%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-8880268489757264161</id><published>2009-12-14T22:56:00.000+02:00</published><updated>2009-12-15T01:33:27.514+02:00</updated><title type='text'>okumakta olduğum kitaplar...</title><content type='html'>Yasmin beni mimledikten sonra, okuduğum kitapları yazmak farz oldu:) Özellikle son okuduğum kitaptan dolayı içim kıpır kıpır, sevdiğim herkese bu kitabı almak, onlarla kitap hakkında konuşmak istiyorum. Kitabın adı &lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.idefix.com/kitap/ozgurlugun-manifestosu-tom-hodgkinson/tanim.asp?sid=QQQJEF72G6UJT1RNDUSA"&gt;'Özgürlüğün Manifestosu'&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; yazarı &lt;strong&gt;&lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Tom_Hodgkinson"&gt;Tom Hodgkinson&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sya2Re3SsfI/AAAAAAAAAEU/HLNc3_SH5dA/s1600-h/ozgurlugun_manifestosu_2009_9_16_88895%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 170px; FLOAT: left; HEIGHT: 241px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415216013418607090" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sya2Re3SsfI/AAAAAAAAAEU/HLNc3_SH5dA/s400/ozgurlugun_manifestosu_2009_9_16_88895%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; Aslında bu tür iddialı kitap adlarına biraz mesafeli yaklaşırım ancak &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&amp;amp;ArticleID=963207&amp;amp;CategoryID=41"&gt;Radikal Cumartesi'de &lt;/a&gt;yazarla yapılan söyleşiyi okuduktan sonra, kitabın takibine düştüm. İyi ki de düşmüşüm...Yazarın hangi sözünden alıntı yapsam diye düşünüyorum da, hemen hemen her satırın altını çizdiğim için, seçim yapmakta zorlanıyorum. Kayda değer, şahane düşünceleri var. En iyisi kitabı alın, okuyun isterseniz yazışalım:)&lt;br /&gt;(Bu arada bu blogu benden ve Yasmin'den başka birileri okumadığı için,bu yazışma kısmı biraz havada kalabilir, belki bu vesileyle başkalarını da haberdar ederim blogdan. Bu kitabı ne kadar çok kişi okursa o kadar iyi, insanların bir aksiyona geçeceğine inansam, Facebook'a bile yazacağım alın okuyun kitabı diye:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sya2oq6iz8I/AAAAAAAAAEc/PxGcia0VO8M/s1600-h/0001%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 268px; FLOAT: left; HEIGHT: 345px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415216411790462914" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sya2oq6iz8I/AAAAAAAAAEc/PxGcia0VO8M/s400/0001%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son aldığım kitaplardan biri de &lt;a href="http://www.ykykultur.com.tr/haber/?id=80"&gt;Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ı&lt;/a&gt;. Yusuf Atılgan'dan Anayurt Oteli'nden beri hafif çekinirdim. Belki de bu sebepten Aylak Adam'ı okumak konusunda bu kadar aylaklık ettim:). Yapı Kredi'nin Aylak Adam için, 50. yıla özel baskı yaptığını okumuştum. Geçen gün &lt;a href="http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13011042.asp?yazarid=25"&gt;Kanat Atkaya Aylak Adam&lt;/a&gt;'dan bahsedince,iyice meraklandım. Yeni okumaya başladım. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SybAjwDgAlI/AAAAAAAAAE0/jwdvcGFhu2g/s1600-h/51-dusekalka%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 134px; FLOAT: left; HEIGHT: 180px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415227322387137106" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SybAjwDgAlI/AAAAAAAAAE0/jwdvcGFhu2g/s400/51-dusekalka%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.yankiyazgan.com/"&gt;Yankı Yazgan&lt;/a&gt;'ı çok sevdiğimi yazmıştım önceden. &lt;a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=76783"&gt;Düşe kalka büyümek &lt;/a&gt;kitabı bende yoktu. Hoş olmasa da, kitabı ara ara okurken görüyorum ki, bu yazdıklarını bir yerlerde hep okumuşum. Olsun, her daim başucunda bulundurulacak kitaplardan. Özellikle Defne coştuğu zaman ilaç niyetine okuyorum:) &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sya7g_pBrFI/AAAAAAAAAEk/bve3BYwVMWE/s1600-h/eflatun-koza-cahide-birgul%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 135px; FLOAT: left; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415221777473317970" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sya7g_pBrFI/AAAAAAAAAEk/bve3BYwVMWE/s400/eflatun-koza-cahide-birgul%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Bahsedeceğim son 2 kitaptan biri &lt;a href="http://www.kidap.com.tr/eflatun-koza-cahide-birgul-k121410.kitap"&gt;Cahide Birgül'den Eflatun Koza &lt;/a&gt;. Cahide Birgül'ü aslında çok yakın bir zamanda &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&amp;amp;Date=&amp;amp;ArticleID=965482"&gt;Yıldırım Türker&lt;/a&gt; sayesinde tanımıştım. Kitabını aldıktan birkaç gün sonra, yayınevinin Cahide Birgül'le ilgili taziye mesajını görünce hem şaşırdım hem de üzüldüm. Geç keşfettiğim bir yazar, kitaplarını merak ediyorum. Geçen gün Radikal Kitap'ta gördüm, bu senenin en iyi romanları arasında Eflatun Koza da yer alıyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SybCD7dY1RI/AAAAAAAAAFE/sBcjHLTqh5k/s1600-h/tulumba%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 250px; FLOAT: left; HEIGHT: 250px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5415228974715950354" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SybCD7dY1RI/AAAAAAAAAFE/sBcjHLTqh5k/s400/tulumba%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Son kitap da &lt;a href="http://www.idefix.com/kitap/birbirimize-ahmet-tulgar/tanim.asp?sid=TXKODOZJP6641SGQH2SR"&gt;Ahmet Tulgar'dan Birbirimize. &lt;/a&gt;Kitabın arka kapağında yer alan yazıyı okuyunca kitabı hemen almak istedim. &lt;em&gt;'Gazete yazıları, öyküleri ve romanı ile yazı dünyamızın aykırı sesi olan Ahmet Tulgar, içinde yer aldığı toplumun kıyısında durarak gözlemlerini sürdüren bir yazar. Kendi sesinin özgünlüğünü korumasının belki de en önemli nedeni bu...&lt;/em&gt;Aykırı sesleri seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepimize bol kitaplı, bol okumalı günler diliyorum:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-8880268489757264161?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/8880268489757264161/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/12/okumakta-oldugum-kitaplar.html#comment-form' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8880268489757264161'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8880268489757264161'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/12/okumakta-oldugum-kitaplar.html' title='okumakta olduğum kitaplar...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sya2Re3SsfI/AAAAAAAAAEU/HLNc3_SH5dA/s72-c/ozgurlugun_manifestosu_2009_9_16_88895%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-6338077532031705408</id><published>2009-12-10T01:26:00.000+02:00</published><updated>2009-12-10T01:30:23.436+02:00</updated><title type='text'>working class hero</title><content type='html'>&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180" height="23" bgcolor="#ECECEC" id="radioblog_player_-1" FlashVars="id=-1&amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen2?u=18yck5WdvN3Ln9Gbi5ybpRWYy9icm5SZlJnZuU2ZhlWbhRWY/John%2520Lennon%2520-%2520Working%2520Class%2520Hero.rbs&amp;colors=body:#ECECEC;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;" &gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzun bir aradan sonra john lennon'la merhaba:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Working Class Hero&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;As soon as your born they make you feel small, &lt;br /&gt;By giving you no time instead of it all, &lt;br /&gt;Till the pain is so big you feel nothing at all, &lt;br /&gt;A working class hero is something to be, &lt;br /&gt;A working class hero is something to be. &lt;br /&gt;They hurt you at home and they hit you at school, &lt;br /&gt;They hate you if you're clever and they despise a fool, &lt;br /&gt;Till you're so fucking crazy you can't follow their rules, &lt;br /&gt;A working class hero is something to be, &lt;br /&gt;A working class hero is something to be. &lt;br /&gt;When they've tortured and scared you for twenty odd years, &lt;br /&gt;Then they expect you to pick a career, &lt;br /&gt;When you can't really function you're so full of fear, &lt;br /&gt;A working class hero is something to be, &lt;br /&gt;A working class hero is something to be. &lt;br /&gt;Keep you doped with religion and sex and TV, &lt;br /&gt;And you think you're so clever and classless and free, &lt;br /&gt;But you're still fucking peasents as far as I can see, &lt;br /&gt;A working class hero is something to be, &lt;br /&gt;A working class hero is something to be. &lt;br /&gt;There's room at the top they are telling you still, &lt;br /&gt;But first you must learn how to smile as you kill, &lt;br /&gt;If you want to be like the folks on the hill, &lt;br /&gt;A working class hero is something to be. &lt;br /&gt;A working class hero is something to be. &lt;br /&gt;If you want to be a hero well just follow me, &lt;br /&gt;If you want to be a hero well just follow me.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-6338077532031705408?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/6338077532031705408/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/12/working-class-hero.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6338077532031705408'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6338077532031705408'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/12/working-class-hero.html' title='working class hero'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-2730106662389313467</id><published>2009-08-12T12:55:00.000+03:00</published><updated>2009-08-12T13:55:22.853+03:00</updated><title type='text'>herşey sende gizli</title><content type='html'>Konser sonrası, iş için koptum gittim İstoş'tan. Dünya gözüyle Leonard Cohen'i gördüm ya, hallelujah diyorum da başka birşey demiyorum. Bir de biraz daha yakından seyredebilsem şahane olacaktı. Uzaktan hala yakışıklı görünüyordu. Ses, duruş, hitap herşey enfesti. 75 yaşında 3 saat konser verebilen bu güzel insana geldiği ve bizi mutlu ettiği için tekrar teşekkür ediyorum:) (Tabi O'nu getirmek için verdikleri çabadan dolayı IKSV'ye de. Sponsorsuz da bu işi yapabildikleri için, ayrı bir saygı duydum kendilerine.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SoKZLYpyCLI/AAAAAAAAAD0/jMz4hP_XAX4/s1600-h/can.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5369022126654359730" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 100px; CURSOR: hand; HEIGHT: 79px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SoKZLYpyCLI/AAAAAAAAAD0/jMz4hP_XAX4/s400/can.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Bugün bir başka güzel insana selam göndereceğim... Tam 10 yıl olmuş aramızdan ayrılalı &lt;strong&gt;&lt;em&gt;Can Yücel... &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;Ne kadar çabuk geçiyor zaman, umarım  Datça'da keyfin yerindedir Can Baba:) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sevdiğim şiirlerinden biri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Herşey sende gizli&lt;/span&gt; &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Yerin seni çektiği kadar ağırsın&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Kanatların çırpındığı kadar hafif...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Kalbinin attığı kadar canlısın&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Sevdiklerin kadar iyisin &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Nefret ettiklerin kadar kötü.. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Ne renk olursa olsun kaşın gözün &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Karşındakinin gördüğüdür rengin.. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Yaşadıklarını kar sayma: &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Ne kadar yaşarsan yaşa, &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Sevdiğin kadardır ömrün..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Gülebildiğin kadar mutlusun&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Sakın bitti sanma her şeyi,&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Sevdiğin kadar sevileceksin. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Bir gün yalan söyleyeceksen eğer &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin... &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;İşte budur hayat! &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Çiçek sulandığı kadar güzeldir&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Kuşlar ötebildiği kadar sevimli &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Bebek ağladığı kadar bebektir &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Sevdiğin kadar sevilirsin...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a class="sair" href="http://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=38"&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;CAN YÜCEL&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-2730106662389313467?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/2730106662389313467/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/08/hersey-sende-gizli.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2730106662389313467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2730106662389313467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/08/hersey-sende-gizli.html' title='herşey sende gizli'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SoKZLYpyCLI/AAAAAAAAAD0/jMz4hP_XAX4/s72-c/can.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-314242644041876013</id><published>2009-08-06T00:08:00.000+03:00</published><updated>2009-08-06T02:14:15.851+03:00</updated><title type='text'>güzel insan leonard cohen</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SnoPtA2EJtI/AAAAAAAAADk/uSxCK50mfNc/s1600-h/286979%5B1%5D.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366619171960661714" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 55px; CURSOR: hand; HEIGHT: 79px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SnoPtA2EJtI/AAAAAAAAADk/uSxCK50mfNc/s400/286979%5B1%5D.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Snn7tTobBPI/AAAAAAAAADc/slvCJmZG8b8/s1600-h/286979%5B1%5D.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366597186771158258" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 55px; CURSOR: hand; HEIGHT: 79px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Snn7tTobBPI/AAAAAAAAADc/slvCJmZG8b8/s320/286979%5B1%5D.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hem çok şey yazmak istiyorum onun hakkında, hem de ne yazsam az kalacak diye düşünüyorum. O zaten söylenecek bütün güzel sözleri söylemiş. Zaten şimdi dinleme zamanı, konsere az kaldı:)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir tek Bono(U2)'nun söylediklerine minicik yer vereceğim, Leonard Cohen'in hissettirdiklerini çok iyi özetliyor çünkü: &lt;em&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;O seni hayatın her aşamasında yakalar...gençlikteki idealizmine sahiptir...ilişkin dağılırken seni yakalar...zorlukları atlatmak için daha yüksek bir şey aradığında, seni tüm evrelerde yakalar... &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hangi şarkısını bloga koysam? Hangisini koysam diğerine haksızlık olacak gibi geliyor. &lt;em&gt;Anthem , waiting for the miracle, a thousand kisses deep, chelsea hotel, tower of song, I'm your man, dance me to the and of love, in my secret life, hallelujah, everbody knows... &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İyisi mi kısa keseyim, sadece &lt;a href="http://www.idefix.com/vitrin/aramasonuc.asp?Shop=0&amp;amp;aranan_yer=0&amp;amp;Page=1&amp;amp;SearchTerm=i%27m+your+man&amp;amp;submit.x=0&amp;amp;submit.y=0&amp;amp;submit=submit"&gt;Leonard Cohen'in I'm your man &lt;/a&gt;belgeselini seyretmeden hayata veda etmeyin diyim ve gideyim... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;object height="245" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/xvezl_leonard-cohen-im-your-man_music&amp;amp;related=0"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/xvezl_leonard-cohen-im-your-man_music&amp;related=0" type="application/x-shockwave-flash" width="320" height="245" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xvezl_leonard-cohen-im-your-man_music"&gt;Leonard Cohen - I'm your man&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;/div&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-314242644041876013?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/314242644041876013/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/08/guzel-insan-leonard-cohen.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/314242644041876013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/314242644041876013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/08/guzel-insan-leonard-cohen.html' title='güzel insan leonard cohen'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SnoPtA2EJtI/AAAAAAAAADk/uSxCK50mfNc/s72-c/286979%5B1%5D.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-3304601438351363867</id><published>2009-07-26T20:28:00.000+03:00</published><updated>2009-07-26T22:37:28.667+03:00</updated><title type='text'>severim</title><content type='html'>sevdiğim şeyleri, aklıma geldikçe bloga koyayım dedim. şu an aklıma gelen 1-2 şey...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;severim... &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;meyveyi dalından koparıp yemeyi...&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en lezzetli meyve, dalından koparılan ve hemencecik yenilen meyvedir bana göre:) ağacın altında kendinden geçerek, ellerin mosmor olana kadar, dut koparıp yiyeceksin mesela...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmyVlo1RFeI/AAAAAAAAAC8/peAz98Sp_74/s1600-h/DSC00065.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362825730139952610" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmyVlo1RFeI/AAAAAAAAAC8/peAz98Sp_74/s320/DSC00065.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmyWUi4VSBI/AAAAAAAAADE/S0VlAFptiG8/s1600-h/DSC00069.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362826535996049426" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmyWUi4VSBI/AAAAAAAAADE/S0VlAFptiG8/s320/DSC00069.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;akşamsefasını...&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;çocukluğumu hatırlatır bana hep, özellikle de anneannemi, onların bahçesini... bilenler bilir, akşamsefasının çiçekleri gündüz kapalıdır, akşam açarlar, hafif ama insanı mest eden bir kokusu vardır,koklamaya doyum olmaz:) &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmyZQQPePnI/AAAAAAAAADM/CtvLowQyKck/s1600-h/DSC00131.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362829760808238706" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmyZQQPePnI/AAAAAAAAADM/CtvLowQyKck/s320/DSC00131.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;(Çiçekleri akşam açtığı için, maalesef flashlı çektim fotoyu, daha da güseller esasında)  &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;şeftalili pastayı...&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;hemen hemen hiçbir pastanede şeftalili pasta yoktur, dayanmıyor sanırım. Hafif , lezzetli ve karakterlidir bana göre. O kadar çok severim ki, her doğumgünümde(şubatta olmasına rağmen) bi şeftalili pasta olaydı da yiyeydik olurum:) &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmyrhXKk1kI/AAAAAAAAADU/xASLp9bBWLE/s1600-h/eftalilipratikpasta2%5B1%5D.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362849845933823554" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmyrhXKk1kI/AAAAAAAAADU/xASLp9bBWLE/s320/eftalilipratikpasta2%5B1%5D.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt; (Fotoğrafı, yemekgünlüğüm adlı bir blogdan aldım. Kendim yaptığımda onun fotosunu koyayım:)&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Aklıma bir sürü şey gelmeye başladı ama onları da sonra yazarım...&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-3304601438351363867?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/3304601438351363867/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/severim.html#comment-form' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3304601438351363867'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3304601438351363867'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/severim.html' title='severim'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmyVlo1RFeI/AAAAAAAAAC8/peAz98Sp_74/s72-c/DSC00065.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-3097466806286693262</id><published>2009-07-24T23:57:00.000+03:00</published><updated>2009-07-25T00:59:08.272+03:00</updated><title type='text'>haftanın sonu</title><content type='html'>Hafta sonuna uygun, çok hoş bir şarkı:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="320" height="245"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x8is2y_pinhani-haftanyn-sonu_music&amp;related=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x8is2y_pinhani-haftanyn-sonu_music&amp;related=0" type="application/x-shockwave-flash" width="320" height="245" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x8is2y_pinhani-haftanyn-sonu_music"&gt;Pinhani - Haftanın Sonu&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/S"&gt;&lt;/a&gt; - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/music"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Cuma günleri valiz hazırlamak gibi&lt;br /&gt;Cuma günleri seninle ilkbahar gibi&lt;br /&gt;Ellerini alıp dokunmamak gibi&lt;br /&gt;Gözlerini görüp de bakmamak gibi&lt;br /&gt;Hiçbir cumartesi günüm bi türlü yetmedi&lt;br /&gt;Asla cumartesi gece sabahla bitmedi&lt;br /&gt;Ben seninim, gece benim sabah benim&lt;br /&gt;Sen beni hiç düşünme, ben hep böyleyim&lt;br /&gt;Haftanın sonu bi nakarat gibi&lt;br /&gt;Haftanın sonu, hep aynı sözleri&lt;br /&gt;Pazar günleri pazartesi alır beni&lt;br /&gt;Pazar günleri elimdeki balık gibi&lt;br /&gt;Gözlerini görürken ağlamak gibi&lt;br /&gt;Kıymetini giderken anlamak gibi&lt;br /&gt;Haftanın sonu bi nakarat gibi&lt;br /&gt;Haftanın sonu, hep aynı sözleri&lt;br /&gt;Haftanın sonu bi nakarat gibi&lt;br /&gt;Haftanın sonu, hep aynı günleri&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-3097466806286693262?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/3097466806286693262/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/haftann-sonu.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3097466806286693262'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3097466806286693262'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/haftann-sonu.html' title='haftanın sonu'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-2708663896976926971</id><published>2009-07-23T23:21:00.000+03:00</published><updated>2009-07-23T23:52:17.414+03:00</updated><title type='text'>bir tat bir doku</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmjK84ksTCI/AAAAAAAAAC0/oSUKVnhJwpc/s1600-h/m_0cbf843c11454fe5937ae8ca1315489f%5B1%5D.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5361758503711820834" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 170px; CURSOR: hand; HEIGHT: 163px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmjK84ksTCI/AAAAAAAAAC0/oSUKVnhJwpc/s320/m_0cbf843c11454fe5937ae8ca1315489f%5B1%5D.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bugün bir arkadaşım, &lt;strong&gt;Sophie Hunger&lt;/strong&gt; 'ın muhteşem bir konserinden bahsetmiş Facebook'ta, tanımıyordum kendisini, dinledim, çok hoşuma gitti, buyrun siz de dinleyin...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.myspace.com/sophiehunger"&gt;http://www.myspace.com/sophiehunger&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;beauty above all&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;em&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;em&gt;&lt;em&gt;Here you are again and everyone's aware&lt;br /&gt;Even the believers join in to the state&lt;br /&gt;Afraid of insufficiencies they elsewhere must deny&lt;br /&gt;They're shaken by the whispering gleam of what is passing by&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hello. hello Valentine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Here you are again with all what belongs to you&lt;br /&gt;Reigning over dreams that to no one else come true&lt;br /&gt;The weight of such a power would break it all in two&lt;br /&gt;If only you would know - yet you just don't have a clue&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hello, hello Valentine&lt;br /&gt;Secretly they cry&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Here you are again and we offer all to you&lt;br /&gt;The longing of the ugly of those who cannot choose&lt;br /&gt;The longing of the strange by differences abused&lt;br /&gt;They turn inside their uniform but wouldn't dare to prove &lt;/em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-2708663896976926971?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/2708663896976926971/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/bir-tat-bir-doku.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2708663896976926971'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2708663896976926971'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/bir-tat-bir-doku.html' title='bir tat bir doku'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmjK84ksTCI/AAAAAAAAAC0/oSUKVnhJwpc/s72-c/m_0cbf843c11454fe5937ae8ca1315489f%5B1%5D.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-7487963360419275029</id><published>2009-07-20T23:30:00.000+03:00</published><updated>2009-07-21T01:23:35.016+03:00</updated><title type='text'>Son dakikada Rock'n Coke</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmToX2vbvMI/AAAAAAAAACs/91umMNZolDk/s1600-h/rockncoke-logo%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5360664953006832834" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 287px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmToX2vbvMI/AAAAAAAAACs/91umMNZolDk/s320/rockncoke-logo%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Cumartesi son dakikada 1 davetiye bulunca, diğer bileti alıp gitmek farz oldu Rock'n Coke'a. Annemler buradayken abarttık bu sıra, her bulduğumuz fırsatta dışardayız. Defne de biraz anane dede ile vakit geçirsin, di mi ama:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aylin Aslım'a yetişmek isterdim ve fakat pek erken çıktı o da sahneye. O sıcakta, insan o şarkıların havasına giremez ki. Aylin Aslım'a ayıp etmiş bence Rock'n Coke. Biraz daha geç çıkabilirdi. Juliette Lewis'i de kaçırdım. Halbuki kadını merak ediyordum, şarkılarını dinledim ancak görmek başka olsa gerek. Duman'ı yakaladık. Askerden döneli çok oldu Kaan sanırım ama askerlik yaramış diyeceğim, performansları çok iyiydi. Her sanatçı bu sıra Micheal Jackson'ı kendince anıyor gördüğüm kadarıyla. Duman da , "Beni yak kendini yak" şarkısının arasına "Billie Jean" cover'ı yapmış, hoş olmuş. Nine Inch sevenlerini memnun etmiştir herhalde, biz kendilerini biraz dinledikten sonra festival alanında dolaşmayı tercih ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rock'n Coke sayesinde Formula 1 pistlerini de görmüş olduk ama festival ortamı için alan biraz kuru kalmış. Festival alanında şööle biraz daha çimlik çimenlik alan arıyor insanın gözleri. Fazla beton, gençleri de biraz mesafeli kılmış sanki. Konserler haricinde pek bir sakin, efendi göründü gençler gözüme. Sponsor çadırlarında internete bağlanan gençlerin hepsinin mi ekranı Facebook'u gösterir, walla gösteriyordu, ne kudretli şeymiş şu Facebook!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bambi bile yer almış festivalde. Tabi biz eski günlerin özlemiyle hemen birşeyler yedik oradan ama günün sıcaklığını ve etin bu ortama dayanıklılığını düşünmeden yemeğe daldığımız için, ertesi gün karın ağrısı ve hafif bir mide bulantısıyla güne merhaba dedik:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tür festivallerin yapılmasını, yaşatılmasını canı gönülden istiyorum ancak... Birkaç gazeteye baktım, kimse yazmamış, şu tuvalet işini çözememiş Rock'n Coke. O gün araba kullanma sırası Mithat'ta olduğu için, istediğim gibi içebilecektim ve fakat dayanılmaz tuvalet manzaralarıyla karşılaştıktan sonra, içmeyi azalttım, içimdeki son sıvıyı da hoplayıp zıplayarak atmaya çalıştım. Bu iş bu kadar zor değil, çözen festivaller var. Hani etraf çayır çimen olsa hiç sorun değil ama böyle bir yerde festival yapıyorsan, sadece yedirip içirmeyi düşünmeyeceksin, bunun bir de geri dönüşü var di mi ama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmTnRcalu_I/AAAAAAAAACk/EDfsAe5OnRg/s1600-h/keith-flint%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5360663743349242866" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmTnRcalu_I/AAAAAAAAACk/EDfsAe5OnRg/s320/keith-flint%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse Prodigy zaten ööle hoplayıp zıplattı ki, tuvalet ihtiyacını uzun süre düşünmedim. Eskiden Keith Flint'in görüntüsünden, kliplerinden korkardım ama müziğini severdim, aradan onca yıl geçmiş olmasına rağmen hala korkutucu görünüyordu ama ben korkmuyordum:) Gerçekten çok iyiydiler, iyi ki gelmişler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-7487963360419275029?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/7487963360419275029/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/son-dakikada-rockn-coke.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7487963360419275029'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7487963360419275029'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/son-dakikada-rockn-coke.html' title='Son dakikada Rock&apos;n Coke'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SmToX2vbvMI/AAAAAAAAACs/91umMNZolDk/s72-c/rockncoke-logo%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-6195312864565033293</id><published>2009-07-17T01:03:00.000+03:00</published><updated>2009-07-17T02:17:04.773+03:00</updated><title type='text'>kendi tarihimizi yazmak</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sl-vAYPHw3I/AAAAAAAAACU/pGkGVBvgrUs/s1600-h/60%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5359194502634914674" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 81px; CURSOR: hand; HEIGHT: 87px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sl-vAYPHw3I/AAAAAAAAACU/pGkGVBvgrUs/s320/60%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Gündüz Vassaf/Tarihi Yargılıyorum kitabından &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;... &lt;/em&gt;&lt;em&gt;Geleceğin tarihçilerinin günümüze bakmalarındaki engelleri kaldırmanın yolu, teknoloji ve tekelleşmenin tehditlerine önlem alarak, hepimizin günün tarihçisi olması.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Kimimiz bir yerin, nesnenin, duygu ya da çağrışımların günlüğünü tutabilir,kimimiz o gün yaptıklarımızın. Kiminin konusu, çevresinde değişen doğayı kaydetmek olabilir, kiminin teması aşkın, özverinin tanıklığı. Kimi korkularını yazabilir, kimi rüyalarını. Kimi kartpostal biriktirir, kimi incik boncuk. "Gelecekten günümüze baktıklarında, ne bilmelerini isterdik?" sorusunun cevabını, bizim için değerli, keyifli olanları aktararak ayrı ayrı verebiliriz.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;Fotoğrafla, ses kaydıyla, günümüzün kokuları ve dokularıyla her birimiz geleceğe mektuplarımızı yazabiliriz. Anne ve babalarımızın genlerini taşıdığımız gibi, günümüzün tarihini kaydetmeyi kuşaktan kuşağa sürdürebiliriz. Çıkarlarına ters geldiğinden, günümüzü olduğu gibi kaydetmek istemeyen güçlerin tarihimizin malzemesini belirlemesine müsaade edeceğimize göre, biz de kaydedelim aklımıza ne geliyorsa, içimizden ne geçiyorsa.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gündüz Vassaf'ın bir de, son gazete yazısının linkini vermek istiyorum, lütfen okuyun: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&amp;amp;Date=12.07.2009&amp;amp;ArticleID=944707"&gt;http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazarYazisi&amp;amp;Date=12.07.2009&amp;amp;ArticleID=944707&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-6195312864565033293?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/6195312864565033293/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/kendi-tarihimizi-yazmak.html#comment-form' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6195312864565033293'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6195312864565033293'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/kendi-tarihimizi-yazmak.html' title='kendi tarihimizi yazmak'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sl-vAYPHw3I/AAAAAAAAACU/pGkGVBvgrUs/s72-c/60%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-2582628405414364007</id><published>2009-07-15T00:01:00.000+03:00</published><updated>2009-07-15T02:57:35.545+03:00</updated><title type='text'>günaydın</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sl0Z8aIXjkI/AAAAAAAAACM/j178tPP8i_8/s1600-h/Miss_Piggy_In_Pink_165218%5B1%5D.gif"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çok zırvalamışım dün. Yazma git yat işte, insan en büyük itişmeyi kendiyle yaşıyor bu hayatta galiba. Akşam Defne'yi uyuturken uyuyakalmışım, sonra annem tarafından yatağa yollanırken amanin yazmadım oldum, cinleştim, dişleri fırçaladıktan sonra iyice ayıldım... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gece geç yatmak iyi hoş da, sabah uyandığımda "aman da ne güsel, yeni bir gün başladı" ruh haliyle kalkanlardan değilim.Böyle kalkabilenlere de biraz gıcık oluyorum. Eksik uyku, eğer gününde değilse, Defne'nin vızıltılarıyla güne başlamak, ne giyeceğim düşüncesi, trafik nasıldır acaba, araba, d.otosu seçimleri...yatağa daha çok yapıştırıyor beni. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yataktan kazındıktan ve kendimi bi şekilde dışarı attıktan sonra, hayat bi şekilde akıp gidiyor. İş evden çıkana kadar. Deniz otobüsüyle karşıya geçerken bak herkes kalkmış, bir yerlere gidiyor diyorum kendime. Genelde de herkes birşey okuyor. Benim için çok kıymetli zamanlar bunlar. Gazetemi ve kitabımı bu gidiş gelişlerde gayet iyi okuyorum. Çok büyük bir iş değil belki ama okuyabilince, hayatım o gün daha bi güzelleşip renkleniveriyor. Tabi sadece deniz otobüsünü kullanmakla işe ulaşabilsem super olurdu. Gidiş 3 vesait, dönüş 3 vesait her zaman çok hoş olmuyor. Geçen gün kabataş d.otobüsü iskelesinde bisiklet park alanı gördüm. İşe bisikletle gidip gelmek yıllardır hayalimdir. Dedim, demek böyle gidip gelen de var, neden olmasın? Bizim evden Bostancı'ya süper bir bisiklet güzergahı yok ama denemeye değer, bu işi araştıracağım, bisikletle d.otosuna gireni görmedim ama belki de farkında diildim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Arada işe arabayla gitmek de güzel ama, ne yalan söyleyim, hele de trafik azsa(yoksa diyemiyorum) şahane. Aslında bu trafik ortamında, arabasında tek başına tıngır mıngır karşıya geçenlere sinir olurdum. Çünkü bu trafiği biz yaratıyoruz ama içinde söylenmekten başka birşey yapmıyoruz. Sesimizi çıkarıp daha iyi koşulları zorlamıyorsak, o trafikte saatlerce kalmaya müstehakız diye düşünüyorum. Bazen iş durumuna göre, trafik azaldıktan sonra evden çıktığım zamanlar oluyor , bir araçla 20-25 dakikada işe gidebiliyorsan, yol gerçekten eziyet olmaktan çıkıyor, keyif bile veriyor. Hele de radyoda sevdiğin bir program, müzik dinliyorsan güne iyi başlıyorsun. Bazen müziğe göre biraz gaza basmak da coşturuyor insanı. Yolda genelde &lt;a href="http://acikradyo.com.tr/"&gt;Açık Radyo&lt;/a&gt;'dan Ömer Madra ve Avi'nin(soyadını unuttum) Açık Gazete adlı sabah programını dinliyorum. Konulara yaklaşımları hoşuma gidiyor. Tabi birçok şeyi sorgulamadan da duramıyorum. Mesela arabada tek başına gidip karbon gazlarını yakarken, Ömer Madra arabayla işe gittiğimi bilse bana ne kadar kızar diye düşünüyorum, o nasıl gidip geliyor işe acaba diyorum? hayatının her alanında düşündüğüyle yaptığı tutuyor mu , ne mutlu ona diye geçiriyorum içimden... diğer tartıştıkları konuları da düşünüyorum ama önce özeleştiri:). &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Daha keyifli sorgulamalar yapmak istiyorsam, Ayça Şen Başkan ve Carlos dinliyorum, yolda bol bol gülüyorum. &lt;a href="http://www.virginradioturkiye.com/"&gt;Virgin Radio &lt;/a&gt;99.4 . Keşkem her kadın Ayça Şen gibin olsa, çok şen bi dünyamız olurdu. Dün internetteki Second Life'tan bahsettiler. Kendi dünyasından sıkılanların, hayallerindeki kişiyi yaratıp, istedikleri hayatı sanal alemde yaşamaya kalkmaları bir dereceye kadar eğlenceli olabilir, tabi o dereceyi kaçırıp, gerçekle sanal alem arasında bi kimlik problemi yaşanması da çok olası geliyor bana. Dr jeeykıl, Mr Hide misali. Diyeceğim o ki, sanal ortamlarda yarattığımız şahane dünyaları, gerçek hayatımızda yaratmak için biraz daha sıksak, nası olur? Sıkmak sıkıyor genelde ama o sıkılma eşiğini aşamadığın zaman debelenmenin sonu gelmiyor sanki? First life'ımızın suyu mu çıktı? Bu gidişle çıkacak. Neyse bu second life ilgimi bu kadar çekiyor işte, teknolojiye karşı mesafeli duruyorum, Ayça da bu tarz birşey söyleyince, oh be dedim yalnız değilim, niye hepimiz her çıkan yeni şeye ilgi duymak zorundayız, duymazsak niye cahil hissettiriliyoruz? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yazacak başka şeylerim vardı, sabahı bitiremedim, neyse bir yazı çok uzayınca kabak tadı veriyor zannımca, devamı 2 gün sonra...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-2582628405414364007?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/2582628405414364007/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/gunaydn.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2582628405414364007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2582628405414364007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/gunaydn.html' title='günaydın'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-7825367735798795366</id><published>2009-07-14T00:25:00.000+03:00</published><updated>2009-07-14T01:08:48.752+03:00</updated><title type='text'>olgun insan</title><content type='html'>Bloga başladığım zamandan beri, kafamda sürekli birşeyler yazıyorum. Kafam kazan gibi! Şu işi halledeyim, sunumu da bitirmek gerek, trafiği de atlattım mı tamamdır, Defne'yi yuvadan bile alabilirim, akşama kadar biraz eğlenelim kuzuyla, arada konserleri, arkadaşları,aileyi de ihmal etmeyeyim, bi de Defne'yi uyutayım, bulaşık makinesini boşalttım mı tamamdır, beyazları da çamaşır makinesine koyayım tam oldu, benzeri koşuşturmacalarla zırt diye geçiveriyor zaman. Okumak, yazmak için genelde gece sessizliğini beklemem gerekiyor. Şu sıralar bünye yorgunluğu, uykusuzluğu kaldırmıyor. Genelde gün sonunda kafama eklenmiş yeni yazı konularıyla ağır bir uykuya dalıyorum. Yazayım da bi huzura ereyim istiyorum. Aslında teknoloji hala benim hayal ettiğim boyutta değil. Teknoloji, düşündüklerimizi (save now tekno) ve onay verdiklerimizi(publish post yawrucuğum, belli bir yakınlık kurulur zamanla teknoyla) kafadan bloga geçiriverse, iyi olmaz mı? her zaman değil, böyle zaman darlığı yaşadığımız zamanlarda:)&lt;br /&gt;Neyse en iyisi yatıp uyuyayım şimdi.  Kafamdakilerin, vakti geçmemiş olanlarını yarın yazacağım. Kendime söz veriyorum!&lt;br /&gt;Hatta Konfiçyus'un sevdiğim bir sözünü yazayım da, şu anlamlı yazım taçlansın:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Olgun insan, güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceğini söyleyen insandır. &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Yatayım değil mi?&lt;br /&gt;&lt;em&gt;  &lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-7825367735798795366?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/7825367735798795366/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/olgun-insan.html#comment-form' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7825367735798795366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7825367735798795366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/olgun-insan.html' title='olgun insan'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-7896821070285639665</id><published>2009-07-06T00:27:00.000+03:00</published><updated>2009-07-06T20:44:38.670+03:00</updated><title type='text'>Defne'nin ilk yaz aşkı</title><content type='html'>Haftasonunda İstanbul yakınlarında bir yere kaçmak istediğimde, birkaç kere düşüneceğim bundan sonra. Çünkü sırf İstanbul yakınında diye, istenen konaklama fiyatlarına iyice canım sıkılmaya başladı. Haketseler birşey demeyeceğim. Bu doğayla başbaşa olma, butik otel keyfi yaşama kavramlarının da biraz içinin boşaltıldığını düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzatmayayım, bu haftasonu Ağva yakınlarında Woodyville'ye gittik. Doğası güzeldi, odalar işte konsepte uygun basitlikteydi ama basit olsun diye kalitesiz malzeme kullanmak karşındakini enayi yerine koymak gibi geliyor bana. Banyoya koymuşsan duşakabin, tıngır tıngır her yeri açılmayacak. Böyle koyacaksan koyma daha iyi. Ya da havuz kenarına duş yaptırdıysan, o öyle dekor olarak durmayacak, açacaksın, su akacak içinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SlEo_JJhPTI/AAAAAAAAABs/h5rSylwSEzY/s1600-h/DSC00106.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355106497172946226" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SlEo_JJhPTI/AAAAAAAAABs/h5rSylwSEzY/s320/DSC00106.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;Tabi homurdanmaya gitmedik oraya, güsel bir haftasonu geçirmekti niyetimiz:)Zaten fotoğraftaki levhayı gördükten sonra, içinde bulunduğumuz ortamın aslında keyifli bir ortam olabileceğini düşündük:).Genç kalanların yerinin tadına,akşam yemeğinde varmaya başladık.Akşam yemek müziğimiz neydi bilin bakalım: Frank Sinatra:)Sabah kahvaltısına ise 2. dünya savaşı yıllarını hatırlatan tonda Lilli Marleen'li şarkılarla başladık. 2. günümüzün akşam yemeğinde duyduğumuz ud sesi, eğlenceli bir akşamın habercisiydi. Fasıl müziğini severim sevmesine de, hani gençtik, genç kalanların yerindeydik, niye şimdi hüzünlü hüzünlü maziyi yadediyorduk? Hadi biz çocuklu çiftleri geçtim, çıtır sevgilileri de mi düşünmüyorsunuz? Neyse 2. günün sabahında çalınan asansör müziğiyle nokta çoktan konmuştu gençliğimize. &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama bu haftasonu gençliğimize asıl noktayı koyan Defne'ydi aslında. 3 yaş bir çocuğun en zor yaşı mıdır? Lütfen birileri evet desin. Çünkü şimdiye kadar birçok zorluğuna göğüs gerdiğim, mahalle baskısına direndiğim çocuk yetiştirme işinde çuvalladığımı düşünüyorum bu sıra. Her denilene mi itiraz edilir? Bu da can ya, bi kere de şu kadının istediğini yap di mi? Çok da zor değil istediğim. Islanan mikinisini değiştirmek. İlla aynı mikiniyle duracak Defne Hanım, çünkü o minikinin modeli benim mikinimle aynı model.(Bu konuda hazırlıklı diildim, anında çıkıyor yeni istekler, yoksa hepsini aynı modelde almam mı?) Tamam kurusun hemen giydireceğim kızım demek tabi ki nafile. Zaten öksürmekte olan kızımı ıslak bikiniyle dolaştıramam di mi? Çıplak halde manasızca bir tutturuş ve ağlama krizi başlayınca, babasıyla, onun görebileceği bir yere oturduk, o da uzuuuun uzuuuun ağlamaya devam etti. 3 ayrı kişi Defne'nin yanına gitti, 'noooldu çocuğum?' 'annen baban nerde?' 'niye ağlıyorsun?' gibi sorularda, Defne mazlum, biz zalim anne baba olarak göründük tabi ama gerçekten başka çare kalmamıştı. Sonra ne oldu? Mikini kurudu, giydirdik o mikinisini ve ağlama işi bitti. Ben de bittim. &lt;/div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SlEsMCI8sxI/AAAAAAAAACE/hBIHqKkua6M/s1600-h/DSC00109.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355110017164686098" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SlEsMCI8sxI/AAAAAAAAACE/hBIHqKkua6M/s320/DSC00109.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SlEqH9Sry2I/AAAAAAAAAB0/aqPlLrpRDko/s1600-h/DSC00109.JPG"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Tabi haftasonu herşey bu kadar ters gitmedi. Enfes bir love story durumuna şahit olduk... 3 yaşındaki Defne ve 4.5 yaşındaki Hasan birbirine aşık oldu. Bunu ben söylemiyorum, hem çevredekiler söyledi hem de gördüm kızımın gözlerindeki neşeyi. Defne Hasan'la havuzda 'küçüksün, hayır büyüküm' şeklinde bir tartışma ortamında tanıştı. Sonra bir şekilde arkadaş olmuşlar, nasıl oldu takip etmedim. Ama sanırım 'seni sevdim' gibi birşeyler söyledi Hasan'a. Hasan'ın da hoşuna gitti herhalde? Hasan'ın bir de arkadaşı vardı, adı Yunus. Yunus'la da hafif bir yarış durumu vardı sanırım. Bir sıra Hasan masa tenisi oynayanları seyrederken, Defne 'hadi koşalım Hasan' dedi. Hasan pek de gönüllü gelmedi arkasından Defne'nin, hatta 'yaa nerden de sevdin beni' dedi:) 'Peki Yunus'u sevdin mi?' diye sormayı da ihmal etmedi. Defne de 'hayır seni beğendim, Yunus'u beğenmedim' dedi. Sonra da Defne'ye 'annemin yanına gidebilir miyim' diye sordu. Ne sıra bu hale geldiler anlayamadım, sadece paralize şekilde onları dinledim, kitap okur gibi yaparken... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Sonra akşam başka çocuklar da aşklarından haberdar olmuş. Bir çocuk bana, 'Hasan, Defne'ye aşık olmuş, bana söyledi', dedi.Allaalla biz yemek yerken nooluyo? Başka bi çocuğun babası, 'ay Hasan çoktan Defne'yi kaptı, biz çekilelim' gibi laflar ettikçe, bilin bakalım kim köpürmelerden köpürmelere girdi? Mithat! Hali görülmeye değerdi:) Yaa küçücük çocuklar ne anlasın aşktan meşkten diye söylendi ama çocuklar birbirlerinin elini bırakmadı gece boyunca. Hatta Hasan akşam odalarında 'Defne'yi bi daa göremicem' diye ağlamış. Canım benim:) Sabah Defne 'Hasan Hasan' diye uyandı. Birlikte son bir havuz sefası yaptılar ve ayrıldılar. Defne eve giderken 'Hasan bize gelecek mi ? ne zaman gelecek?' diye sorup duruyordu. Eve geldiğimizde neyse ki tutturmadı Hasan'ı ama fotolara bakarken, defalarca Hasan'ın fotoğrafına bakmak istedi , yüzünde sanki çikolatalı pasta yemiş gibi bir mutluluk ve gülümseme vardı:) 'Nesini beğendin Hasan'ın?' diye sorduğumda, 'saçlarını' dedi, başka? 'kendisini işte...' daha ne sorup duruyorsun Füs, 'kendisini' diyor işte Defne, 'kendisini!' &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Hasan'ın fotoğrafını bloga koymama izin veren Aslı Anne'ye ayrıca teşekkürler:)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-7896821070285639665?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/7896821070285639665/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/defnenin-ilk-yaz-ask.html#comment-form' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7896821070285639665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/7896821070285639665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/07/defnenin-ilk-yaz-ask.html' title='Defne&apos;nin ilk yaz aşkı'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SlEo_JJhPTI/AAAAAAAAABs/h5rSylwSEzY/s72-c/DSC00106.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-4666116664234059685</id><published>2009-06-30T22:50:00.000+03:00</published><updated>2009-07-02T00:17:10.518+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Skp5QPYzlCI/AAAAAAAAABk/GjhqYFK7h5k/s1600-h/music886975518821%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5353224426998699042" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Skp5QPYzlCI/AAAAAAAAABk/GjhqYFK7h5k/s320/music886975518821%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yoksa beğenmedin mi noooldu hoşuna gitmedi miii?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anladım ki bu blog işinde, bişi yazmak istiyorsan o sıra yazacaksın sonra o konuyu aynı istekte yazmak istemeyebiliyorsun. Öyle biriktirdiklerim var ama bakalım onların sırası gelecek mi? Çetin Altan'ın dediğin gibi; "bir şeyi yapmanın sırası onu istediğin andır." İstediğim an sırası gelir elbet...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sıralar Aylin Aslım'la yatıp kalkıyorum. Bugün yaz günlerinde hiç seyretmediğim TV'yi açasım tuttuğunda, karşımda bulunca onu, yazayım dedim. TRT2'nin bir programına konuk olmuş. Spiker kadın ne kadar yapmacıksa, Aylin Aslım da o kadar samimi ve doğaldı. Müzikten başka en çok yemek yapmayı seviyormuş:) Müzik olmasa hayatımı sevenlerime yemek yapmakla geçirebilirim dedi. Hani bazı insanları tanımazsın ama seversin uzaktan, bugünkü programda daha çok sevdim kadını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftasonunda da onunla ilgili bir röportaj okumuştum. Hayatının bu aşamasında en çok etkilendiği kitabı anlatmış. Clarissa Estes'in &lt;em&gt;Kurtlarla Koşan Kadınlar &lt;/em&gt;.Dün kitapçıdan aldım ve aldığım gibi çöktüm kafeye okumaya başladım. Vahşi kadın dünyamızdan nasıl uzaklaştırıldığımız ve sindirildiğimizle ilgili bir kitap. Kitaptan ayrıca bahsedeceğim. Merakla okuyorum şu günlerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tersten gidiyorum belki ama Aylin Aslım'ı bu sıra bu kadar sevmemin esas sebebi yeni çıkan albümü: &lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;Canını Seven Kaçsın &lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;Şahane, alın bangır bangır dinleyin işte, düzene meydan okuyan, canı sıkıldığında cevabını sakınmayan, dobra dobra, harika bir kadın dinlemek fena mı olur şu günlerde?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ruh haline gidecek şarkı var. Sözleri, melodileri pek hoş. Şarkılarını Defne'yle bile arabada söylüyoruz. Defne özellikle Aylin'in "hoşuna gitmedi mi?" şarkısının " hoşuna gitmedi miiiii? nakarat kısımlarını söylemeyi seviyor, orada ikimiz de bağırıyoruz. Şarkının "istersem soyunurum, istersem giyinirim" kısımlarını da severek söylüyor. Ne şahane yetiştiriyorum di mi kızımı? Bilsin, şimdiden bilsin bunları, hayata hazırlıklı olsun:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.myspace.com/aylinaslim"&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;em&gt;http://www.myspace.com/aylinaslim&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-4666116664234059685?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/4666116664234059685/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/06/yoksa-begenmedin-mi-noooldu-hosuna.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4666116664234059685'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4666116664234059685'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/06/yoksa-begenmedin-mi-noooldu-hosuna.html' title=''/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Skp5QPYzlCI/AAAAAAAAABk/GjhqYFK7h5k/s72-c/music886975518821%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-2361295918563079700</id><published>2009-06-22T00:26:00.000+03:00</published><updated>2009-06-22T01:46:33.605+03:00</updated><title type='text'>Mutluluk demişken</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sj6pgn-tmII/AAAAAAAAABI/v-NXQpXZgcU/s1600-h/yank%C4%B1m.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 151px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sj6pgn-tmII/AAAAAAAAABI/v-NXQpXZgcU/s320/yank%C4%B1m.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5349899785315653762" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yankı Yazgan'ı çok severim. Yankı Yazgan "Akıl Çizgileri" diye çok rahat okunabilecek yeni bir kitap çıkarmış.Defne bahçede suluboya yaparken, dakikada bir "anne şimdi ne renk boyamamı istersin?" diye zırt pırt bölse de beni,okuyabildim kitabı.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlulukla ilgili yazdıklarından beğendiğim bir yazıyı bloga da koyayım dedim.Bu alıntıyı almamın , pazar gününe denk gelmesi de ilginç oldu:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;em&gt;&lt;em&gt;&lt;em&gt;&lt;em&gt;&lt;em&gt;&lt;em&gt;Mutlu olmak için mücadele gerekir. İnsan beyninin doğal hali pek "olumlu" sayılmaz;eğitim, sosyal yaşam, çalışma, o bizi zorlayan şeyler beynimizi aktifleştirerek iyimser düşünce sisteminin egemen olmasını sağlar.Depresyon; gayretle örülen bu iyimserlik kılıfının çıkması, derinin sıyrılıp alttaki dokuların belirivermesi gibi can acıtıcı bir etki gösterir. Mücadeleye ara verdiğinizde, sıkılmaya hazır olun. Pazarları düşünün. Pazar günleri, kimsenin tam ne yapacağına bir türlü karar veremeden akşamı ettiği, genellikle o gün için en istediği şeyleri yapamadığı, sonra da bir günümüz daha böyle geçti gitti diye hayıflandığı günlerin başında gelir. Sıkılmak, boş durduğumuzdaki sıkıntıdan çok farklıdır. Boş durmaya tahammül edebilenler, en mücadelecilerimizdir. &lt;/em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/em&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.netkitap.com/ayrinti2.asp?id=87267&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her insanın en azından bir dönem çalışmaması; hayatta hanyayı konyayı anlaması, kendini tanıması açısından gerekli diye düşünüyorum ben de...  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada bu yazının konusuyla çok ilgili olmasa da yazmak istediğim birşey daha var. Bugün Defne'yle alışveriş merkezine gitme gafletinde bulundum. Zaten alışveriş yapmayı sevmem, kararsızın tekiyim, isterim ki yanımda biri olsun, şu şu şu, tamam super, al gidelim desin, bitsin gitsin. Defne'yle böyle bir maceraya girişmem, bile bile ladesti ama ben kıyafet denerken kabinden çıkıp kendini başka bir kabine kitlemesi kadar ladeslik bir durum beklemiyordum tabi ki. " Anne ben burdayım" diye gayet mutlu bir saklambaç oyununa girdiği için ben de güldüm başta. Ama kabinin kilidini açamayınca, soğuk terler boşalmaya başladı benden. Defnecim şööle yap, bööle yap desem de nafile. Görevli kızlar hanfendi lütfen kulbu çevirsin, kulbun üstündeki tuşa bassın, anahtarı nerde bilmiyoruz dedikçe, güleyim mi ağlayım mı bilemedim. Yaa daha 3 yaşında nasıl yapsın? Görevli kızlar da boş durmadı tabi, siz 3 yaşındaki kızınıza mukayyet olamadınızsa biz naapalım bakışlarıyla beni yerden yere vurdular. Kabin anahtarlarının bulunmasını beklediğimiz 10 dakikada,Defne'yle kabin altından elele tutuşarak anne-kız dayanışması sergiledik, aslında halaa gülüyordum hatta Defne de ben gülüyorum diye gülüyordu ama kapıyı açacak anahtarlar bulunmasaydı, durumumuz vahimdi. Neyse bulundu anahtar da kavuştuk birbirimize. Şimdiii burada kıssadan hisse çıkarılabilecek 2 durum var: Çocuğun alışveriş merkezinde işi ne? Bi taraftan da alışveriş yapmak durumunda olan ve fakat çocuğunu o sırada birisine bırakamayan kadın naapsın? Hadi iyi geceler...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-2361295918563079700?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/2361295918563079700/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/06/mutluluk-demisken.html#comment-form' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2361295918563079700'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/2361295918563079700'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/06/mutluluk-demisken.html' title='Mutluluk demişken'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/Sj6pgn-tmII/AAAAAAAAABI/v-NXQpXZgcU/s72-c/yank%C4%B1m.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-6650032712214644698</id><published>2009-06-16T23:50:00.000+03:00</published><updated>2009-06-17T00:13:21.988+03:00</updated><title type='text'>Mutluluk...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SjgHCDHxUHI/AAAAAAAAAA4/l6kzxj_N1Ks/s1600-h/plens%26plenses.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SjgHCDHxUHI/AAAAAAAAAA4/l6kzxj_N1Ks/s320/plens%26plenses.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348032289281495154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mutlu anı yakalayan Fırat'a teşekkürler:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-6650032712214644698?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/6650032712214644698/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/06/mutluluk.html#comment-form' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6650032712214644698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/6650032712214644698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/06/mutluluk.html' title='Mutluluk...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SjgHCDHxUHI/AAAAAAAAAA4/l6kzxj_N1Ks/s72-c/plens%26plenses.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-4590661609574392671</id><published>2009-06-15T23:12:00.000+03:00</published><updated>2009-06-16T00:47:46.294+03:00</updated><title type='text'>Eskişehir'de bir hafta sonu...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SjatJEuL3hI/AAAAAAAAAAw/Odcp2_eWG_w/s1600-h/DSC00051.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SjatJEuL3hI/AAAAAAAAAAw/Odcp2_eWG_w/s320/DSC00051.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5347651978946928146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgi Soysal'in "Yenişehir'de bir öğle vakti" gibi bir başlık oldu. Evet bu hafta sonu memleketim Eskişehir'deydik. Defne'yle ana-kız bindik trene. Olur de Defne uyur diye; yine bir sürü gazete,dergi,kitap aldım yanıma. Hala öğrenemedim kızımı. Tabi ki uyumadı. Hiçbir çocuğun bizim pulmanda seyahat etmemesi de, sabrımı denemeye yönelik, planlanmış bir komplo gibi geldi bana. Neyse ki restaurantta 2 abla bulduk, onlarla neden doktor olduklarından, niye kırmızı oje sürdüklerine kadar engin bir sohbete daldık. 4 saatlik yolda, benim için tek başımayken bile büyük bir stres konusu olan, trende tuvatele gitme işini Defne'yle tam 3 kez tekrarladık. Hem de alaturka tuvalette cambazlık yaparak. Kaka yapma girişimi de oldu Defne'nin ama benim kollarımda onu taşıyacak derman kalmadı, o da konfor eksikliği yaşadığı için bu faaliyeti gerçekleştiremedi haliyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse vardık şehrimize. Eskişehir'in turistik bir şehir olacağını bundan 10-15 sene önce söyleseler, gülerdim. Haftasonları otellerde yer kalmıyormuş. İnsanın hoşuna gidiyor. Gerçekten güzel şeyler yapılıyor. Yapılan parklar bile yeterli benim için. Biz de turistik gezi yaptık. Kentpark'ta plaj bile yapmışlar. Her yer çiçek, ağaçlar genç ama büyüdüklerinde muhteşem olacak görüntüleri.Eskişehir'de öğrenci olmak varmış şu sıra, hem ucuz hem rahat hem de şehir gibi şehir. Bisikletinle dolaş şehirde alabildiğince. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amma övdüm şehrimi, kendim de şaştım. Çünkü çok da ait hissetmiyorum aslında buraya kendimi, turist gibiyim, 18 yaşına kadar yaşadığım şehir bu şehir miydi gerçekten? İlkokuluma gittim kızımla. Okulumun bahçesini otopark yapmışlar, bizim köşe kapmaca oynadığımız yerler araba dolu şimdi. Okulun içine girmek için izin istedim, ne mutlu ki okulun içi aynı kalmış, sıralar dışında. Yaşamak istediğim hüzünle karışık mutluluk duygusunu en nihayetinde içerde yaşadım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bisküvi kokan şehir derdim eskiden şehrime. Okuldan aç karınla dönerken, Eti fabrikasının insanı mest eden bu bisküvi kokusunu, özellikle dışarı verdiğini düşünürdüm. Babamın bize fabrikadan getirdiği karışık bisküvi kolileri ise, en kıymetlilerimdendi.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısacası; biraz nostalji, biraz turistik gezi, bolca aile ile hoş bir haftasonu geçirdik Eskişehir'de. Bir de Defne'yle yaşadığımız tren yolculuğu sendromu olmasa:) Dönüşte gene aldım gazete ve dergileri. Hiç uslanmıyorum. Bu sefer emindim çünkü, Defne bütün gün açıkhavada koşturmuştu, mutlaka uyurdu. Uyumadı tabi ki, tersine bülbüller gibi şakıyıp, coştu. Bu sefer şanslıydım ki, arkadaş vardı pulmanda,bir de tuvalete hiç gitmedik:) Bir tane gazeteye bakabildim. Bundan daha büyük mutluluk olabilir mi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-4590661609574392671?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/4590661609574392671/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/06/eskisehirde-bir-hafta-sonu.html#comment-form' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4590661609574392671'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/4590661609574392671'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/06/eskisehirde-bir-hafta-sonu.html' title='Eskişehir&apos;de bir hafta sonu...'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SjatJEuL3hI/AAAAAAAAAAw/Odcp2_eWG_w/s72-c/DSC00051.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-8058260543371250651</id><published>2009-06-12T01:21:00.000+03:00</published><updated>2009-06-12T01:35:26.487+03:00</updated><title type='text'>Parantezin içindeki çizgi</title><content type='html'>Kitaplarda Ölmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adı,soyadı,&lt;br /&gt;Açılır parantez&lt;br /&gt;Doğduğu yıl,çizgi,öldüğü yıl,bitti&lt;br /&gt;Kapanır parantez&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O şimdi kitaplarda bir isim, bir soyadı&lt;br /&gt;Bir parantez içinde doğum, ölüm yılları&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;Parantezin içindeki çizgi&lt;br /&gt;Ne varsa orada&lt;br /&gt;Ümidi, korkusu, gözyaşları, sevinci&lt;br /&gt;Ne varsa orada&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Behçet Necatigil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Behçet Necatigil'in bu şiirini bilmiyordum. Bugün Defne yolda uyuyakaldığı için, Remzi Kitapevi'nde kitap gazetesini karıştırabilme şansım oldu, iyi ki de olmuş. Şiirin adı hüzünlü ama bana hüzünlü gelmedi şiir, hayatı güsel özetlemiş, sevdim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-8058260543371250651?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/8058260543371250651/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/06/parantezin-icindeki-cizgi.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8058260543371250651'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/8058260543371250651'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/06/parantezin-icindeki-cizgi.html' title='Parantezin içindeki çizgi'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-9075361848489450262</id><published>2009-06-07T01:12:00.000+03:00</published><updated>2009-08-12T16:11:44.008+03:00</updated><title type='text'>Kiraz Çiçekleri</title><content type='html'>Bloga başlama günüm daha doğrusu gecem bu geceymiş...Öncelikle bu blogu bana açan yasmin'e teşekkür:) Bakalım teknoloji cambazı olarak neler yapacağım blog dünyasında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fonda Damien Rice çalıyor. Bu pirinç soyadlı şahsı bilirdim ama bir arkadaşım sayesinde, daha bi tanır oldum kendisini , sesi de güsel, şarkı sözleri de, bakalım ekleyebilirsem bi de şarkısını ekleyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed id="radioblog_player_0" src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" width="180" height="23" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" bgcolor="#ECECEC" flashvars="id=0&amp;amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen2?u=2wLzRmb192cvIzZvxmYu8WakFmcv02bj5SZulGbu9WLzVmbvJmL3d3d/02x21%2520Damien%2520Rice%2520-%2520Cannonball.rbs&amp;amp;colors=body:#ECECEC;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#666666;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blogun adı Vişne Çekirdeği, anlatacağım film Kiraz Çiçekleri...Seviyorum galiba bu çekirdekli familyayı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Film festivali tarihimde, bilet almadığım filmlere, seans öncesi " bileti olan var mı? bir bilet, bir bilet!" diyerek girmişliğim çoktur hatta girememişliğim hiç olmamıştı, taa ki bu filme kadar! Hiç bu kadar sefilce " bileeeet, sadece bir bileeet" dediğimi hatırlamıyorum. Ne talep varmış filme. Allah'tan benim gibi olan 4-5 kişi daha vardı. Film başladı, biz içeri giremedik ama yarım saat sinemanın kapısı önünde siftindik. Öyle ya, Emek sinemasının emektar çalışanlarının bizi kaç filme sessizce almışlığı vardı, niye olmasındı... Ama bu sefer uzun saçlı,havalı İKSV görevlisi kurallara sadıktı, havalıydı ama olayın ruhunu kaçırmıştı. Siftinenler arasında bizden yaşça oldukça büyük bir hanım " hala böyle şeyler için burada direnen insanları görmek iyi geldi bana " dedi. Yaptığımız bişi yoktu esasında ama bu sözler iyi hissettirdi beni:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçırdığım bu filmi geçen gece evde Mithat ile izleme şansım oldu. Çaktırmadan sarsan filmlerden. Filmin sonunda ikimiz de burnumuzu çekiyorduk fırk fırk. Sarstı. Halaa etkisindeyim. Yaşarken kaçırdıklarımız, görmediklerimizle ilgili. Konusu kısaca aşağıdaki gibi. Bu arada ben bol bol kiraz çiçeklerini göreceğimi sanıyordum ama çok da ona odaklanmamış Doris Dörrie. Seyredilmesini tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.iksv.org/film/index.asp?Content=Film&amp;amp;SID=15&amp;amp;FID=84"&gt;http://www.iksv.org/film/index.asp?Content=Film&amp;amp;SID=15&amp;amp;FID=84&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-9075361848489450262?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/9075361848489450262/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/06/kiraz-cicekleri.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/9075361848489450262'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/9075361848489450262'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/06/kiraz-cicekleri.html' title='Kiraz Çiçekleri'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9105038833884580138.post-3413478287914061205</id><published>2009-02-05T21:28:00.000+02:00</published><updated>2009-02-05T22:03:29.044+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vişne'/><title type='text'>VİŞNE</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SYs-ZBL_K-I/AAAAAAAAAAM/Y2vDjFLRso0/s1600-h/IMG_0804.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SYs-ZBL_K-I/AAAAAAAAAAM/Y2vDjFLRso0/s320/IMG_0804.JPG" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5299397986067885026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;14 şubat 2008&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9105038833884580138-3413478287914061205?l=visnecekirdegi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/feeds/3413478287914061205/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/02/visne.html#comment-form' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3413478287914061205'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9105038833884580138/posts/default/3413478287914061205'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://visnecekirdegi.blogspot.com/2009/02/visne.html' title='VİŞNE'/><author><name>füs</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13988685648072265399</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_AqBZ7LNolxc/SYs-ZBL_K-I/AAAAAAAAAAM/Y2vDjFLRso0/s72-c/IMG_0804.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
